Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (
KKTC) Cumhurbaşkanı
Mehmet Ali Talat, Kıbrıs'ta çözüm vizyonlarını açıkladı. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük bayramı törenlerinde konuşan iki lider, Talat'ın Rum Yönetimi lideri Dimitris Hirstofyas'la 25 Temmuz'da yapacağı görüşme öncesinde adada iki toplumun siyasi eşitliği ve Türkiye'nin garantörlüğünün devamından vazgeçilemeyeceğini ilan etti.
Başbakan Erdoğan, "Şunu hiçbir zaman unutmayınız. Anavatan'daki 70 milyon kardeşinizin gözü, kulağı her an Kıbrıs'tadır" mesajını verdiği konuşmasında Barış Harekatı'nın Kıbrıs Türkü'nün soykırıma uğramasını engellediğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Harekat, toplu mezarlara ağıt yakan Kıbrıs Türk'ünün kaderini değiştirmiştir. Anavatan'ın Kıbrıs Türkü'nü sonsuz kadar azim ve kararlığını bütün dünyaya duyurmuştur. 1974 öncesindeki sıkıntılı günlerin bir daha yaşanmasına asla müsade etmeyeceğimizin teminatıdır."
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da 20 Temmuz'un Kıbrıs Türk halkı için özgürlük ve barışın simgesi olduğunu ifade ederek, "Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz 1974'ten önce yaşadıklarını bilmeden ve anımsamadan bu bayramın anlam ve önemini kavramak olanaksızdır. Bu zamana kadar kuşatılmış gettolarda yaşamaya mahkum edilen, ekonomik ve sosyal gelişme olanaklarından yoksun bırakılan, kendi kendini yönetme olanakları elinden alınmış olan Kıbrıs Türk haklı 1974'ten sonra kendi kendini yönetmenin alt yapısını oluşturmuştur" diye konuştu.
TÜRKİYE VE KKTC'NİN ÇÖZÜM VİZYONLARI ORTAK
Erdoğan ve Talat konuşmalarında Kıbrıs meselesinde çözüm vizyonlarını da bir kez daha vurguladı. Türkiye'nin Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslar'da barış için en çok çaba harcayan ülke olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Kıbrıs davasında da bizim hedefimiz, bizim amacımız, bizim niyetimiz bellidir. Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC hükümetleri Kıbrıs meselesinde dünyanın ezberini bozmuş, adada kimin gerçekten çözüm istediğini, kimin uzlaşmaz taraf olduğunu ayan beyan ortaya koymuşlardır" dedi. Türk tarafının, Kıbrıs sorununun çözümündeki vizyonunu ortaya koyan Başbakan Erdoğan, "Kapsamlı çözüm ancak adadaki gerçekler temelinde mümkün olabilecektir. Kimse Kıbrıs Türk halkının kendi yönetiminde, eşit statüden ve eşit ortaklıktan vazgeçmesini, azınlık olarak yaşamayı kabul etmesini beklemesin. Hiç kimse boş hayaller kurup bu parametreleri değiştirme gayretkeşliği sergilemesin. Kapsamlı çözüm Kıbrıs Türk halkı ve KKTC'nin kurucu ve eşit olarak yer alacağı yeni bir ortaklıkla mümkün olacaktır" dedi. Erdoğan; bu oratklığın iki kesimlilik, siyasi eşitlilik, Türkiye'nin etkin garantörlüğü gibi vazgeçilemeyecek ilkeler üzerine inşa edileceğini vurguladı.
Mehmet Ali Talat da, adayı paylaşmak zorunda oldukları Kıbrıs Rum halkıyla onurlu ve saygın bir çözüme imza atmak istediklerini vurgulayaak, şunları söyledi: "Kıbrıs Türk halkı egemen bir halk olduğunu defalarca kanıtlamıştır. Kıbrıs Türk'ü hiçbir zaman azınlık olmamıştır ve olmayacaktır. Kıbrıs Türk'ü her zaman eşitliğini kanıtlamıştır." Talat, Türk tarafının çözüm vizyonunu, "İki halkın siyasi eşitliği, iki kurucu devletin eşit statüsü zemininde, iki kesimli yeni bir ortaklık devleti kurulması ve Türkiye'nin garantörlüğünün devame etmesi" olarak özetledi. Talat, "Rum egemenliğine yama olmak ya da egemenliği Rum tarafına bırakmak bizim için asla söz konusu değildir. Türk askerinin adadaki varlığını sorunun nedeni değil sonucu olduğunu vurgualayan KKTC Cumhurbaşkanı, askerlerin çekilmesi yönündeki çağrıları da reddetti.
TÜRKİYE'NİN AB'YE ÜYELİK MÜZAKERELERİ
Kıbrıs sorununun Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine karşı kullanılmaması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye'nin kabul edemeyeceği bir çözüm şeklinin dayatılması mümkün değildir. Hiçbir zaman da mümkün olmayacaktır" dedi.
Mehmet Ali Talat da, Rum tarafına Kıbrıs sorununu Türkiye'nin AB'ye üyeliğine engel ya da şantaj unsuru olarak kullanmaktan vazgeçmesi çağrısı yaptı. Talat, Türkiye'nin AB üyeliğini Doğu Batı buluşmasına ve dünyadaki farklı kültürlerin buluşmasına, hoşgörü kültürünün dünyaya egemen olmasına hizmet edeceğini söyledi. Böylesi bir gelişmeye bütün dünyanın ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Talat, "Rum tarafı böylesine hayati bir gelişmeyi Kıbrıs sorununda avantaj elde etme gayretlerine kurban etmemelidir" dedi.
Tören, konuşmaların tamamlanmasının ardından paraşüt gösterisi ve geçit töreniyle sona erdi.