AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadelede teşhis ve tespitten çok, çözüme yönelik şeyler söylenmesi gerektiğini belirterek, ''Görüneni konuşmak, hiçbir zaman siyaset yapmak değildir. Var mı çözümün, bunu söyle. Yoksa diğeri sadece bütün bu olanları ranta dönüştürmektir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, en önemli prensiplerinin, kime yönelirse yönelsin, kimden gelirse gelsin şiddeti, terörü mutlak surette dışlamak olduğunu vurgulayarak, ''Meselelerimizi konuşmanın, karşılıklı masa etrafında toplanarak çözmenin de en meşru aracı siyasettir'' diye konuştu.
Terörün; her türlü gelişmenin, ekonomik, siyasi ve demokratik açılımın önünde büyük bir engel olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Diyarbakır'ın en işlek caddesinde bomba patlatıp, yavrularımızın, sivil ve masum vatandaşlarımızın, güvenlik güçlerimizin hayatına kastedenler nasıl bu bölgeyi, bölge insanını düşünüyor olabilirler? Böyle alçakça bir eyleme girişenler nasıl insaniyetten, insanların haklarından bahsedebilirler?
Toplumuna, örfüne, dinine, geleneklerine bu kadar yabancılaşan, insani hasletlerini bu kadar yitirenler, hiçbir insanımızı temsil edemez, hiçbir vatandaşımızı temsile soyunamaz.''
Başbakan Erdoğan, hedeflerinin, güçlü, müreffeh ve demokratik Türkiye ideali olduğunu dile getirerek, hiçbir tereddüt göstermeden, milletin her ferdinin, herhangi bir ayırıma tabi tutulmaksızın, en geniş anlamda demokrasiyi ve özgürlükleri hak ettiğine inandıklarını kaydetti. Erdoğan, hükümet olarak da bunun güvencesi olduklarını belirtti.
Demokrasi ve özgürlüklerin, milletin ortak değeri, ortak kazanımları olduğuna dikkati çeken Erdoğan, ''Siyasetteki bütün muhataplarımızdan beklentimiz, terör ile toplumsal meselelerimizi mutlaka birbirinden ayırarak konuşabilme ve siyaseti meşru çözüm yolu olarak kurumsallaştırma çabasına katkı yapmalarıdır. Hiç kimse ama hiç kimse, meşru zemin ile gayrı meşru çizgide aynı anda bulunamaz'' diye konuştu.
İyi niyetli, hakkaniyetli, şiddeti dışlayan herkesin, atması gereken adımın belli olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Bu devlet büyük bir devlet, bu millet büyük bir millettir. Gelin, bu devlete ve bu aziz millete ait olmanın onurunu hep birlikte yaşayalım'' çağrısında bulundu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, medyada, 'sınırsız özgürlük' diye bir anlayış olduğunu ifade ederek, ''Sınırsız özgürlük hiçbir yerde olamaz. Hiçbir medya mensubu benim özgürlük alanıma giremez, saldıramaz, hakaret edemez'' dedi.
Hakkında verilen 3 Ykr'lik manevi tazminat davasıyla ilgili olarak da Erdoğan, ''Ceza alıyorsam, bu cezaya inanmalıyım. Hukuk, bu kadar zedelenmemeli. Eğer ben manevi tazminata mahkum edileceksem, bunun hakkı verilir. Yoksa nefislerimizi tatmin için bu tür kararlar verilmez'' diye konuştu.