Haber Tarihi: 03 Eylül 2010 Cuma Saat 19:18
Doğan Haber Ajansı  [2221559]

Erdoğan: Diyarbakır Cezaevi'ni Yıkacağız


BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Diyarbakır'da düzenlediği mitingdeki konuşmasında, "Diyarbakır Cezaevi'ni kapatıyoruz.


BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Diyarbakır'da düzenlediği mitingdeki konuşmasında, "Diyarbakır Cezaevi'ni kapatıyoruz. Yeni cezaevini süratle yapıyoruz, o biter bizmez Diyarbakır Cezaevi'ni yıkacağız. Orası varlığıyla sürekli bize 12 Eylül'ü hatırlatmasın" dedi.

Erdoğan, İstasyon Meydanı'ndaki mitinginde yaklaşık 20 bin kişiye hitap etti. Konuşmasına, pazarg ünü kutlanacak Kadir Gecesi'nin barış ve kardeşliğe vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, "Bugün sizlere yüreğimi açmak istiyorum. Bizim Diyarbakır'a ayrı bir sevdamız, ayrı bir muhabbetimiz var" dedi. Diyarbakırlı şair Ahmed Arif'in, "Seni baharmışın gibi düşünüyorum, seni Diyarbakır gibi" dizelerini okuyan Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:

"Biz de sizi Diyarbakır kadar büyük, Türkiye kadar zengin bir muhabbetle seviyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki, insan yaratılmışların en şereflisidir ve insana hizmet etmek siyasetin en büyük gayesidir. Çünkü biz inanıyoruz ki insan kutsaldır. İnsan hakları da kutsaldır. Millete efendilik yoktur, millete hizmetkar olmak vardır. Bu yüzden siyasetimizin merkezine insanı yerleştirdik. İnsana hizmeti yerleştirdik. İnsanın hak ve özgürlüklerini geliştirmeyi, sadece siyasetimizin değil hayatımızın gayesi bildik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışını rehber edinirken, biliyorduk ki insanımız mutlu değilse, huzurlu değilse, özgür değilse, güvenlik içinde değilse, geri kalan hiçbir şeyin önemi yoktur."

Başbakan Erdoğan, insana adalet, örzgürce bir yaşam sağlanmadın hiç bir sistemin düzenin varlığını devam ettiremeyeceğini söyledi. İleri demokrasinin uygulanmadığı bir yerde refahın gelişemeyeceğine işaret eden Erdoğan, "Bu durumda hukuk da çalışmaz, adalet de olmaz, güvenlik de sağlanamaz. Türkiye demokrasisi büyük badireler atlattı. İnsanlarımız büyük sıkıntılar yaşadı, ama demokrasiye inanan insanların mücadelesi çok büyük, korkukları geride bıraktı" dedi.

Siirt'te okuduğu bir şiir yüzünden Kırklareli'nin Pınarhisar Cezaevi'nde yattığını hatırlatan Erdoğan, o günleri şöyle anlattı:

"Dört duvar arasında milletimin hayır duasıyla başbaşa kaldım. 4 duvar arasında umutsuzluğa hiçbir zaman kapılmadım. Millete olan sevdamı, ülkeme olan aşkımı çoğalttım. Özgürlüğün kıymetini o mahpus duvarları arasında daha fazla anladım. Demokrasiye olan inancıma çok daha fazla inandım. O gün kimi gazeteler, 'muhtar bile olamaz' diye manşet attılar. Düşüncelerimiz, hareketimiz millet sevdamız, memleket tutkumuz, her zaman engellenmek istendi. Bizi dışlamak istediler, tecrit etmek istediler, bizi yok saydılar, fikirlerimizi, siyasetimizi, millete hizmet etme tarzımızı küçümsediler. Biz bu ülkede fikirlerinden dolayı mahkum edilen insanları çok iyi biliriz, yazı yazdığı için konuştuğu için, şiir okuduğu için, aş, iş, hak dediği için, demokrasi dediği için, mahpus damlarında çürümenin nasıl bir duygu olduğunu çok iyi biliriz."

"APE MUSA'NIN ACISINI UNUTAMAYIZ"

Bölgede yaşanan faili meçhul cinayetlere de değinen Erdoğan, "Faili meçhullerin acısını biz biliriz. İnancından dolayı, ibadetinden dolayı, başındaki örtüden dolayı dışlanmanın ne olduğunu biz çok iyi biliriz" diye konuştu. Diyarbakır'da faili mechul cinayete kurban giden gazeteci-yazar Musa Anter'den söz eden Erdoğan, şöyle dedi:

"Ape Musa'nın yani Musa Anter'in acısını bizler unutamayız. Orhan Miroğlu'nun acısını biz biliriz. Şivan Perver'in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya'nın gurbette ölmesini unutumayız. Fekıye Teyra'nın sevdasını da biz biliriz. Çünkü biz bu toplarıkların çocuklarıyız. Biz bir gün Karslıyız, Rizeliyiz, İstanbulluyuz, Hakkariliyiz, Vanlıyız, Batmanlıyız, Yozgatlıyız, Aydınlıyız, Muğlalayız, çünkü biz Diyarbakırlıyız. 73 milyon benim özbe öz akrdeşimdir. Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Romanıyla, Kürdüyle Arabıyla kim olursa olsun, 73 milyon benim öz be öz kardeşimdir. Çanakkale'de yan yana şehit düştük. İstiklal savaşını hep birlikte verdik. Şu Diyarbakır Surları'nda her birimizin alın teri var. Ulu Cami'inin, Behram Paşa Cami'inin, Şeyh Mutahhar'ın Sipahiler Çarşısı'nın harcında bizim kardeşliğimizin harcı var. Zılgıtın bizim, horon da bizim. Halay bizim, zeybek de bizim. Bizim dualarımzı ortak. Bizim kıblemiz bir. Hepiniz aynı geleceğe yürüyüruz. Hepimiz her bir vatandaşın haysiyetiyle onuruyla yaşadığı her bir vatandaşın devlet karşısında birinci sınıf vatandaş olduğu bir gelecek hazırlıyoruz. Bir gelecek istiyoruz."

BAHÇELİ'Yİ DİYARBAKIR'A ÇAĞIRDI

Başbakan Erdoğan, günledir Diyarbakır'da ne konuşacağının yazılıp çiziliğini anlatırken, "Burada BDP, Erzurum'da Bahçeli, işi gücü bırakmlışlar bize konuşma metnini yazmanın derdine düşmüşler" dedi. Erdoğan, Bahçeli'yi Diyarbakır'a çağrırıken şöyle dedi:

"Sayın Bahçeli, sen bize konuşma metni yazmayı bırak eğer bir çözümün varsa buraya gel. Diyarbakır'a gel. Söyleyeceğini şu Diyarbakır meydanında söyle. Diyarbakır'ı bu güzel insanlarıyla yiğit mert insanlarıyla gönül bağı kurabiliyorsan gel buraya. Diyarbakır insanının huzurunda konuş. Diyarbakır insanının kucaklamadan, Hakkarilinin hatırını sormadan, Batmanlının gönlünü almadan hariçten gazel okumakla bu işler olmuyor. Türkiye'nin birlik bütünlüğü hamasetle korunmuyor. Bin yıllık kardeşliğimiz inkarcılıkla korunmuyor, Türkiye'nin bekaasını horlayan küstüren politikayla korunmuyor. Biz Türkiye'nin partisiyiz. Belli bir etnik unsurun değil bölgenin değil 73 milyonun partisiyiz."

Erdoğan, kendisinin Doğu'da, Batı'da ayrı konuşun bir Başbakan olmadığını söyleyerek, "Türkiye'nin birliği beraberliği bizim derdimizdir. Bizim aşkımız bu. Bunu sağlayacağız. Biz söz verip sözünü unutanlardan da olmadık. Bu meydanla 22 Temmuz'da ne demiştim. Ne aldatan olacağız ne de aldanan olacağız demiştim ve bu güne kadar bunu aynen sürdürüyoruz. Gönül diliyle konuşuyoruz. Sözü eğip bükenlerden olmadık. Verdiği sözü unutanlardanda olmadık. Diyarbakır'a gelip sırtını çevirenlerden olmadık" dedi.

YENİ BİR ANAYASA

Başbakan Erdoğan, bu anayasa değişikliğiyle herşeyin bitmediğini belirterek, yeni bir anayasanın 2011 seçimlerinden sonra temellerini atacaklarını söyledi. Erdoğan şu vaadde bulundu:

"Yyani şimdi kapıyı açıyoruz kapıyı. Onun için 12 Eyüll'de sandıklara giderek evet demeye hazır mıyız? Bu adımı atacağız. Benim Diyarbakırlı kardeşimin Siirtli kardeşimden farkı yok, Rizeli kardeşinden farkı yok. Benim için aynı. Beni yaratan Allah onları da yarattı onun için. Her zaman söylüyorum biz kardeşiz kardeş. Bu kardeşliğimizi bozmak isteyenler var mı? İşte bu kardeşliğimizi bozmak isteyenlere karşı 12 Eylül bir manifestodur. Evet mi? Çünkü biz milli birlik beraberlik kardeşlik derken neyi kast ettik. İşte bu engeller bu ayrımcılık ortadan kalksın diye."

BDP'YE GÖNDERME

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referandumda evet diye de hayır diyene de saygı duyulmasını istediklerini söyledi. Erdoğan, "Çünkü demokrasi budur. İşte onun için biz seçimlerin boykot edilmesini de antidemokratik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Zira oy pusulasının içinde evet var hayır var. Başka bir seçenek yok orada A partisi B partisi de yok" dedi.

BDP'nin, Anayasa değişikliik paketi Meclis'te görüşülürken oylamaya katılmadığını anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sizler buradan seçip gönderdiğiniz milletvekillerini niçin gönderiyorsunuz? Gidin konuşun haklarımızı savununun ondan sonra da Oyunuzu o istikamette verin diyorsunuz. Ama bunlar bir taraftan diyorlar ki, bizim partimiz çok kapatıldı, öbür taraftanda yaptıkları işe bak. Parti kapatmayı zorlaştıracak madde geliyor, hiç birisi oy kabinine gitmiyor. Bu nasıl bir demokrasi mücadelesidir. Aslında bu demokratik hakları ipotek altına almaktır. Böyle bir yaklaşım siyaseti olmaz."

Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'a yeni bir sivil havaalanı terminali yapacaklarını ve bunu 2011 yatırım programına aldıklarını söyledi. Erdoğan, mitinge katılanlara 'Hani zılgıt' odiyerek zılgıt çekmelerini istedi.

Erdoğan, konuşmasının sonunda eski mili futbolcularından Hakan Şükür, Diyarbakırspor Teknik Direktörü Suat Kaya, yardımcısı Mehmet Gönülaçan, şarkıcı Berdan Mardini ile CHP'li Diyarbakırın Çüngüş Belediye Başkanı Mehmetgeçitli, dsp'li Çermik İlçesi Belediye Başkanı Mehmet Akdağ, MHP Çermik İlçe Başkanı Güler Çeliker'i sahneye davet etti. Erdoğan'ın kürsüye davet ettiği futbolcu siyasetçilerin refendumda evet diyeceklerini kaydedildi.

Ak Parti'den Kürtçe afiş

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan miting alanına gelmeden İstasyon Meydanı'nda BDP'nin 'Boykot' yazılı afişlerinin asıldığı billboardların üzeri beyaz bezlerle örtüldü. Alana Ak Parti'nin Kürtçe 'Er***e, Er***e Hezar Car Er***e' (Evet evet bin kez evet)' afişi ile 'Boykotsuz, ipoteksiz, irademizle özgürlüklere evet diyoruz' ve '12 Eylül'de geldiler, 12 Eylül'de gidecekler' afişleri asıldı.

Hava sıcaklığının 40 dereceye ulaştığı kentte, mitinge katılanların sıcaktan fenalaşmaması için üzerlerine sürekli soğuk buhar püskürtüldü. Meydanda ayrıca Basbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın üzerinde 'Ölümüne evet' yazılı büyük bir fotoğrafı da asılırken, çevrede alınan yoğun güvenlik önlemlerinin yanısıra, Sikorsky polis helikopterleri de sürekli alanın üzerinde uçuş yaptı.

Başbakan'ın konuşacağı platformun arkasında bulunan Sümer Camii çatısında çıkan keskin nişancılar da sürekli cadde ve sokakları kontrol etti.

Başbakan Erdoğan'ın alana gelmesi beklenirken, oruçlu oldukları için bir çok kişi fenalık geçirdi. Fenalık geçirenler, alanın yanında bulunan ambulanslara taşınarak ilk müdahaleleri burada yapıldı.

Erdoğan'dan önce konuşan Ak Parti İl Başkanı Baki Aksoy, vatandaşları Kürtçe selamlayarak konuşmasına başladı. Aksoy, 12 Eylül darbecileriyle hesaplaşmak için herkesi sandıkta 'evet' vermeye davet etti. Aksoy Kürtçe, 'Evet, evet, yüz kez evet, evet evet bin kez evet' diyerek konuşmasını bitirdi.

Erdoğan, Ana uçağıyla geldiği Diyarbakır'a oğlu Bilal Erdoğan'ı da getirdi. Parti otobüsüyle havaalanından miting alanına giden Erdoğan'ın geçiş güzergahında olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Binaların çatılarına keskin nişancılar yerleştirilirken, havada iki helikopter uçtu. Temizlik işçileri de Erdoğan'ın otobüsününü geçiş güzergahında ikinci kez temizlik çalışması yaptı.

Başbakan Erdoğan'ı taşıyan otobüsün gelişinden önce Sento Caddesi üzerine yüzlerce çocuk toplantı. Otobüsün arkasından koşan çocuklara Oyuncak vermek için araç 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı önünde durdu. Erdoğan, burada otobüsten çocuklara Oyuncak dağıtırken, zaman zaman izdiham yaşandı.

Erdoğan'ın mitingine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ile bölge milletvekilleri katıldı.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasına başladığı saat 14.45'de alanda yaklışık 20 bin kişi toplandı.

8/10 (11 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12