DTP, sınır ötesi operasyonlar nedeniyle özellikle bölge halkı ve çocukları dağda olan ailelerin kaygılı olduğunu savundu. DTP, geniş bir savaş karşıtı cephe oluşturma kararı aldı.
Dün yaplanan DTP Parti Meclis'nin sonuç bildirgesi yazılı bir açıklamayla duyuruldu. Açıklamada, 22 Temmuz genel seçimlerinin hemen arkasından tüm siyasi partiler ve çevrelerin, özellikle Genelkurmay'ın basını toplayıp yönlendirmesi sonucu topyekün olarak Kürtlere karşı her türlü baskı ve savaş çığırtkanlığını geliştirdiği savunuldu. DTP'li milletvekilleri ve teşkilatlarına karşı linç kampanyalarının başlatıldığını, parti hakkında acelece kapatılma davasının açıldığı savunulan açıklamada, "Eşbaşkanımız Nurettin Demirtaş'ın tutuklanması; yapılmak istenenin Kürtlere karşı bir bütün operasyon olduğu düşüncemizi güçlendirmiştir" denildi.
Seçim öncesi sınır ötesi operasyon yerine, Kürt sorununun çözümünde kimi düzenlemeler yapacağı sinyallerini vererek Kürt halkının oylarını alma planı yapan AKP'nin ikiyüzlü politikaların açığa çıktığını savunulan açıklamada, "Ordu ile uzlaşarak ortak çalışma yürüten AKP hükümeti, içte ve dışta tüm çalışmalarını sınır ötesi operasyonun Türkiye'nin sorunlarını çözeceği üzerine kurmuştur. Çözmek iradesi varsa Kürt sorunu doğru tahlil edilmeli bunun bir parçası olan PKK özgün olarak ele alınmalı ve birlikte çözümü tartışılmalıdır" ifadesine yer verildi.
"Kürt sorununun yasal-anayasal düzenlemelerle çözümü, Türkiye'ye tarihi bir başlangıç yaptıracak, soluk aldıracaktır" denilen açıklamada, demokratik açılımlar ve siyasi çözüm arama yerine, barış ve diyaloğun başka bir bahara bırakıldığı kaydedildi. DTP'ye 'PKK bir terör örgütü müdür, değil midir' dayatması yapıldığı dile getirilen açıklamada, "PKK Kürtlerin yok sayılmasının zorunlu sonucu olarak ortaya çıkan ve Kürt sorununun çözümünü isteyen bir siyasal örgütlenmedir. Türkiye'de farklı kimlik, kültür ve inançların anayasal güvenceye alınması biçiminde bir demokratik adımla silahları bırakarak toplumsal, siyasal yaşama dahil olabileceğini deklare etmiştir. Yayınladığı 7 maddelik Çözüm Deklarasyonu bunun ifadesidir" denildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Geliştirilen operasyonlara karşı özellikle bölge halkı ve çocukları dağda olan aileler oldukça kaygılıdır. Ve savaşın biran önce durdurulması konusunda kararlı olduklarını her fırsatta bizlere iletmektedirler. Bu konuda bizlerden beklentileri olduğu, diğer siyasi partilerin savaşı istediği, sadece DTP'nin barıştan yana olduğu ve barış konusunda yapılması gereken her şeyin yapılmasını istemektedirler. Biz de geniş bir savaş karşıtı cephe oluşturarak, Kürt halkı, iradesi ve partimiz üzerindeki çemberi kırmak, dostlarımızı çoğaltmak, halkımızın içinde olarak geliştirilen tüm saldırı ve yönelimlere kitlesel cevap vermek, bunun için basın ve diplomasi çalışmalarını daha sistemli ve düzenli gerçekleştirmek gerektiği konusunda planlamalar aldık. Yerellerde kongre zeminlerini bu sürecin hizmetine sunarak, kitlesel eylemlilik ve sahiplenme ile net bir dil, güçlü bir duruş kararlılığına ulaşılmıştır.
Partimizin kapatma davasına ilişkin hukuki ve siyasi savunma hazırlıkları hızla devam etmekte ve güçlü bir kamuoyu ile geliştirilen daraltma politikasını aşma kararı alınmıştır. Eşbaşkanımız Nurettin Demirtaş'ın hukuk dışı biçimde tutuklanmasını kabul edilmeyeceği belirtilerek özgürlüğüne kavuşması için gerekli girişimlerde bulunulması ve meşru tepki göstermenin önemine değinilmiştir."