Demokratik Toplum Partisi (
DTP) Van İl Başkanlığı'nda toplanan yaklaşık 200 kişilik grup posta haneye giderek üzerinde '
Abdullah Öcalan'a 'sayın' demek suç ise ben de "Sayın Abdullan Öcalan' diyerek kendimi ihbar ediyorum" yazılı 15 bin dilekçeyi topluca Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
DTP Van İl Başkanlığı'nda toplanan yaklaşık 200 kişilik grup önlerinde il başkanvekili Selim Ertaş, Bostaniçi Belde Belediye başkanı Gülcihan Şimşek ve parti yöneticilerinin arkasında ara sokaklardan polisin aldığı güvenlik önlemleri altında PTT Van Şubesi önüne geldi.
Yolda 'Sayın Öcalan' sloganları atan grup burada Özgür Yurttaş İnsiyatifi üyelerinden Hamit Gülbahar, hazırlanan basın açıklamasını okudu. Tam sayfa ve yaklaşık 15 dakika süren basın açıklamasında Abdullah Öcalan'dan 11 kez 'Sayın' diye bahsedildi.
Gülbahar, 'Sayın' sözcüğünün dünyanın hiçbir hukukunda yasak olmadığını belirterek, Öcalan'a sayın olarak söz ettikleri için yüzlerce kişi hakkında dava açıldığını anımsattı.
Basın açıklamasında Kürt sorunu üzerinde duran Gülbahar, gündemde olan Ergenekon davası için "Bu yapının ancak yüzde 10'u deşifre edilmiştir. Ergenekon, Kürt sorunun bir sonucudur." dedi.
Gülbahar, Öcalan'ın İmralı Cezaevi'nde saçlarının kendi insiyatifi dışında kazıtıldığını savunarak, bununla milyonlarca Kürt'ün onurunun rencide edildiğini ileri sürdü.
Hamit Gülbahar, "Bizler aydın ve sivil toplum örgütü temsilcileri olarak sayın Abdullah Öcalan üzerindeki insanlık dışı uygulamaları şiddet ve nefretle kınıyoruz. 'Sayın' hukuksuzluğuna karşı eğer 'Sayın Abdullah Öcalan' demek suç ise biz de 'Sayın Abdullah Öcalan' diyor ve kendimizi ihbar ediyoruz." şeklinde konuştu.
Yapılan basın açıklamasının ardında içeriğinde 'Sayın Abdullah Öcalan demek suç ise ben de Sayın Abdullah Öcalan diyerek kendimi ihbar ediyorum" yazılı 15 bin dilekçenin bulunduğu dosyalar toplu halde Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na iade taahhütlü olarak gönderildi. Dilekçelerin PTT'den postalanması üzerine grup, parti binası önüne kadar yürüyerek buradan sessizce dağıldı.