Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı
Osman Baydemir, dünyanın ve Orta Doğu'nun değiştiğini belirterek, "Kürt halkı da değişti. Artık Kürtlerin ya da herhangi bir halkın, birbirini öldürmesi, kardeş kavgasına girmesi, kardeşlerinin ölümü ardından koşması mümkün değildir." dedi.
Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında konuşan Baydemir, mavi renkli yöresel kıyafetleriyle sahneye çıktı.
Baydemir, Doğubeyazıt'tan, Diyarbakır'dan, Şırnak'tan Irak'ın kuzeyindeki insanlara barış, dostluk ve dayanışma mesajı götürdüklerini; Zaho'daki, Halepçe'deki, Süleymaniye'deki, Kerkük'deki kardeşlerinden de selamlar getirdiğini söyledi.
"Halepçe'nin acısını sizler adına bir kez daha paylaştık." diyen Baydemir, Kürtçe konuşmasında şunları söyledi: "21. yüzyılda yaşıyoruz. Dünya değişti. Ortadoğu değişti. Kürt halkı da değişti. Artık Kürtlerin ya da herhangi bir halkın, birbirini öldürmesi, kardeş kavgasına girmesi, kardeşlerinin ölümü ardından koşması mümkün değildir. Gün dayanışma, kardeşlik ve dostluk günüdür. Ve hep birlikte, Türk, Arap, Fars ve diğer kardeş halklar birlikte dostluğu, kardeşliği ve barışı geliştirmeliyiz. Biz Kürtler bunu yapıyor, dost ve kardeş halklardan bunu bekliyoruz."
DTP'li belediyelerin hizmetlerini de öven Baydemir, 8 yıldır belediyelerde yaptıkları hizmetlerle ilgili olarak da şunları söyledi: "Gönül rahatlığıyla şunları söyleyebilirim. 80 yılda yapılmayanı biz 8 yılda yaptık. Hatta iki katını, 3 katını yaptık. Musluğu akmayan ev kalmadı. Kirli lağım suları artık sokaklarımızda ve caddelerimizde akmıyor. Kentin hemen hemen tamamını çamurdan kurtardık. Kentte yeşil alan ve parklar her zamankinden daha fazla. Bu hizmetleri tek başımıza, bütün engellerle rağmen başardık. Bu başarı Diyarbakır'a aittir; kendinizle, kentimizle gurur duymalısınız. Bu kent başarıyor. Sizler başarıyorsunuz."
Başbakan Erdoğan'ın Almanya'da yaptığı konuşmaya gönderme yapan Baydemir, "Asimilasyon bir insanlık suçudur. Kirli ve çirkin bir suçtur." diyerek, bunu kabul edenlerin asimilasyon politikalarına öncülük ettiğini söyledi.
"Niye Sur Belediye Başkanı'mızı görevden alıp, belediye meclisini fes ediyorlar? Niye belediye başkanlarımız hakkında Kürtçe mektup-davetiye yazdıkları, Kürtçe kitap bastıkları ve Kürtçe konuştukları için davalar açılıyor?" diye soran Baydemir, Kürtçe üzerindeki baskılar yapıldığını iddia ederek hükümeti şöyle eleştirdi: "Kim açıyor bu davaları? İçişleri Bakanı müfettiş görevlendiriyor. Müfettişler beyanlarımızı alıyor. Rapor düzenliyor. İçişleri Bakanı 'yargılayın' diyor. Savcılar iddianame hazırlıyor. Belediye başkanlarını Kürtçe konuştuğu için yargılıyorlar. Bir de pakette Kürtçe TV varmış. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu… Sakın 'Bu ülkeye Komünizm gelecekse onu da biz getireceğiz' anlayışı olmasın. Bence ne yaptığınızın farkında değilsiniz. Bir gün hoca yapmaması gereken bir hatayı yapmış. Demişler ki 'Hoca sen ne yapıyorsun'. Hoca demiş ki 'Ma ben ne yaptığımı biliyor muyum?"
"TARİHİ MİRASI YOK EDEN PROJE"
Sürdürülen ekonomik politikaların bölgenin yoksulluğu üzerine olduğunu belirten Baydemir, "Yoksulluğu ve yoksunluğu kaderimiz haline getirmek istiyorlar. Son paketin de önceki paketlerden bir farkı yok. Bu paketle neler vaat ediyorlar? Ilısu Barajı'nı, Cizre Barajı'nı yapmak istiyorlar. 12 bin yıllık tarihi sular altında bırakmak istiyorlar, yok etmek istiyorlar. Melayê Cizirî'nin, Mem û Zîn'in mekanını boğmak istiyorlar. İnsanlık ailesinin ortak mirasını yok edecek olan projeyi yatırım diye sunuyorlar." diye konuştu.
"GAP KABAK TADI VERİYOR"
Baydemir, 3 milyar doların tarihi yok edecek bir baraja yatırılamayacağını belirterek, bunun tarihi dokunun korunmasına, restorasyonuna ve turizme yatırılması gerektiğini söyledi.
Osman Baydemir, GAP ile ilgili olarak da şu eleştirileri yaptı: "30 yıldır ısıtıp ısıtıp önümüze bir kabak yemeği koyuyorlar. Tüm dünya biliyor ki GAP bir enerji projesidir ve bu enerji bölge için değil, fabrika ve işyerlerinin kurulu olduğu Türkiye'nin batı illeri içindir. Artık ısıtılan bu kabak yemeği yenmiyor. Bazı basın mensupları sert bulabilirler bunu. Sizin hatırınız için yumuşatıyor söylemimi. Kabak tadı veriyor, kabak tadı!.. Hem de çok pişmiş kabak tadı!.. Şimdi diyeceksiniz ki nereden biliyorsun kabak tadını… E GAP Projesi'nden biliyorum."
"PAKET ŞİDDET POLİTİKALARININ ÜSTÜNÜ ÖRTEMEZ"
Gerçekten yoksulluğu ortadan kaldırmak isteniliyorsa fabrikaların kurulması, işyerlerinin oluşturulması gerektiğini dikkat çeken Baydemir, "Bunları yapmıyorsunuz, kurduğumuz fabrikalarımızı da elimizden alıp, kapatıyorsunuz. Yani sözün özü alavere dalavere hadi Kürt Memet nöbete… Yok, yağma yok." diye çıkıştı.
Baydemir, hükümetin bölgeye yönelik açıkladığı ekonomik paketle ilgili olarak eleştirilerini, "Bu pakete kanmıyoruz, yeterli bulmuyoruz, kabul etmiyoruz. Dayatılan yoksulluk kaderini kabul etmiyoruz. Çünkü yoksulluk yurttaşlarımızın kaderi değildir, olamaz. Bu paket 80 yıllık ihmali ortadan kaldırmaz, bu hükümetin hatalarının ve şiddet politikalarının üstünü örtmez, örtemez." şeklinde yanıtladı.
"Halepçe'de şahit oldum." diyen Baydemir, sözlerini, "Zalimler gelir ve zulümleriyle giderler, ama halklar haklı talepleriyle, ısrarlı mücadeleleriyle barışı getirirler." şeklinde tamamladı.