DSP Genel Başkanı
Zeki Sezer,
DSP'nin yükselişe geçtiği bir dönemde, kendisine yönelik 'çirkin iddiaların' ortaya atılmasını sert bir dille eleştirdi. Sezer, benzer şeylerin
Bülent Ecevit'e de yapılmak istendiğini söyleyerek, "Ecevit'i yıldırabilmişler miydi ki, bizi yıldırabilsinler. Ecevit'e baskılarla boyun eğdirebilmişler miydi ki biz de boyun eğelim. Boyun eğmeyeceğiz" dedi.
Sezer, DSP Parti Meclisi Toplantısı'nın açılışında bir konuşma yaptı ve son dönemde kendisine yönelik iddialar içeren sözde soru önergesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
DSP'nin son 4 yıldır tüm örgütleriyle birlikte yoğun, inançlı, özverili ve kararlı bir çalışma içerisinde olduğunu kaydeden Sezer, şu görüşleri dile getirdi: "DSP'nin yükselişe geçtiği bir dönemde ve 'Türkiye'nin güvencesi umudu DSP'dir' fikri ülkede yayılmaktayken, bizim içimizde sorunlar başladı. Belli ki Türkiye'yi bu noktalara sürüklemek isteyenlerin DSP ile hesabı henüz bitmiş değil. Ama biz de bize karşı bu girişimlerde bulunanlarla hesabımızın bitmediğini söylüyoruz. Bülent Ecevit'in kurduğu bir partide, onun ilkelerini, doğrultusunu kendisine felsefe edinmiş DSP'liler olarak diyoruz ki: 'Ecevit'i yıldırabilmişler miydi ki bizi yıldırabilsinler. Ecevit'e baskılarla boyun eğdirebilmişler miydi ki biz boyun eğelim' Boyun eğmeyeceğiz"
Parti Meclisi toplantısında da bu gelişmelerin değerlendirileceğini söyleyen Sezer, DSP'nin kurucusu Rahşan Ecevit'le arasında geçen bir konuşmanın konu edildiğini anımsattı ve "Biz Sayın Rahşan Ecevit'e, büyüklerimize saygıyı esirgemeyiz, tam tersine saygıda hiç kusur etmeyiz. Ama zaman zaman bazı konularda farklı düşünmek de demokrasinin gereğidir. Siyaset yapan kişiler, her şeyi her zaman aynı düşünemeyebiliyor" dedi.
Sezer, Genel Başkan olduğu günden beri, parti içi demokrasiyi geliştirecek adımların atılması, Türkiye'de bu konuda DSP'nin öncü olması için çalıştığını dile getirdi ve bazı görüş ayrılıklarının da parti içi demokrasinin gereği olduğunu vurguladı.
"KİŞİSEL HARCAMASINI PARTİYE ÖDETEN, DÜNYANIN EN ŞEREFSİZ ADAMIDIR"
Kendisiyle ilgili olarak gündeme gelen ve Ecevit imzası taşıyan sözde bir soru önergesiyle ilgili olarak da üzüldüğünü dile getiren Sezer, şunları söyledi: "Değerli arkadaşlar bu çok üzücü. Lüks purolar içiyormuşum, parasını partiye ödetiyormuşum. Benim ne içtiğimi herkes bilir. Ben Tekel'in yerli tütünü Marmara içiyorum. Şimdi Tekel özelleştiği için onun adını başka bir şey koydular pazarlama tekniği açısından, Che. Sigaradan daha ucuz. Başka kişisel harcamalar yapıyormuşum, partiye ödetiyormuşum. Bir kuruş dahi kişisel harcamasını partiye ödeten, dünyanın en şerefsiz adamıdır!"
"BU PARAYLA EN AZ İKİ SEÇİM GEÇİRECEĞİZ BAŞKA HİÇ GELİRİMİZ YOK"
Sözleri alkışlarla desteklenen Sezer, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ben kişisel harcamalarımı partiye ödeteceğim. Öyle mi? Partinin ne kadar ekonomik zorluk içerisinde olduğunu en iyi ben bilirim. Hani çok paramız pulumuz var ama daha kaç seçim yaşayacağız, onu biliyorsunuz. Bu parayla en az iki seçim geçireceğiz. Başka hiç gelirimiz yok. Buradan kişisel harcamalarımı ödeteceğim, eve çocuklarıma ekmek alacağım ve gönül rahatlığıyla götüreceğim… Öyle mi? O ben değilim. Onu başka yerde arasınlar! Diğer konulara girmiyorum bile. Çok ayıp sayıyorum. Ben toplumun önünde yaşayan hatta biraz fazlaca toplumun önünde yaşayan, sokaklarda tek başına dolaşan, metroya binen birisiyim. Bunları söylemek ayıp ama beni bilen bilir… Bunları aşacağız"
DSP'nin, Türkiye'nin güvencesi olduğunu söyleyen Sezer, "Türkiye'nin ulusal birliğinin güvencesi DSP'dir. Zenginlikte sosyal adaletin gerçekleştirilmesinin güvencesi DSP'dir. Laik çağdaş Cumhuriyet'in, inançlara saygılı laiklik ilkesinin güvencesi DSP'dir. Toplumu kucaklayarak bütünleşmeyi sağlayacak olan parti DSP'dir. Eh, engel olmak isteyenler olacaktır. Hep oldular. Ecevit'e 50 yıl boyunca engel olmak istediler" diye konuştu.
Sezer, kendisine yönelik olarak siyasi eleştiri yapılabileceğini, söylemlerinin eleştirilebileceğini, politikalarının tartışılabileceğini belirtirken, "Ancak belden aşağı konular çok incitici. Biz o konulara girmeyiz. Ben girmem. Ama girersek, başka şeyler olur" dedi.
Toplum DSP'yi tam anlamaya kavramaya başlamışken, DSP de hızlı bir yükseliş içine girmişken, kendisine yönelik çirkin iddiaların ortaya atılmasını üzücü bulduğunu söyleyen Sezer, "Ben, hiçbir seçim yaşamamış bir Genel Başkan iken 'Başarısızsın, git' denirse, herhalde onu da millete sormalıyım, partililerimize sormalıyım" diye konuştu. Sezer, DSP'nin hesaplarıyla ilgili asılsız iddiaların açıklığa kavuşması için de harekete geçileceğini bildirdi. Sezer, tarafsız bir inceleme kuruluna, SPK'nın akredite ettiği bir firmaya, teklif alma yöntemiyle, DSP'nin hesaplarının incelettirileceğini açıkladı. Sezer, Türkiye'de gerçek gündem yerine, başka konuların gündemde olduğunu dile getirdi ve "Hükümet, Hükümet'in başı Başbakan, her konuşmasında neredeyse her cümlesinde 'demokrasi'den söz ediyor. Ama demokrasinin gereğini yerine getirmek bir tarafa, neredeyse demokrasiyi tahrip edecek, bombalayacak girişimlerde bulunuyor. Hukukun üstünlüğünü yok sayıyor. Hukukun üstünlüğü ilkesini aşındırmak için çeşitli girişimlerde bulunuyor. Demokrasinin olmazsa olmazı 'erkler ayrılığını tahrip edecek, neredeyse tek bir erke her şeyi bağlayacak- ki onu da kendisi olarak görüyor Başbakan- bir çalışma içinde. Başbakan'ın kafasında böyle bir yapı, ruh halinde de böyle bir durum var" eleştirisinde bulundu.
AKP'nin, her açıdan Anayasa'yı yok sayarak laik, hukukun üstünlüğüne dayalı sistemi tahrip ettiğini de savunan Sezer, bu nedenle AKP hakkında açılmış bir kapatma davası olduğunu anımsattı. Sezer, DSP'nin, partilerin kapatılması aşamasına gelinmesinden mutlu olmadığını vurguladığı konuşmasında, parti kapatmayı zorlaştıran düzenlemeyi de DSP iktidarının gerçekleştirdiğini söyledi. Sezer, "Kimsenin sistemi temelden değiştirecek, Anayasa'ya aykırı bir duruş içinde durma, bulunma hakkı yoktur" dedi.
Ergenekon soruşturması kapsamında, 13 aydır iddianame yazılmadan insanların tutuklu bulunduğuna dikkat çeken DSP lideri, "Tabi ki Türkiye'de kim suç işliyorsa onun gereği yapılır. Ama Hükümet'in, 'Siz bana bunu yaparsanız, ben de başka bir girişimde bulunurum' tavrı, hiç doğru değil. Başka bazı kesimlerin de tutumlarıyla AKP'nin bu tutumu birleşince Türkiye gerildi, kutuplaştı. Kutuplaştırıldı" eleştirisinde bulundu. Sezer demokrasi içinde sorunların çözülmesi gerektiğini belirtirken, çıkış yolunu da gösterdi. DSP'nin iktidardan uzaklaştırılması ile iki kutuplu bir yapının dayatıldığını anlatan Sezer, "Eğer bugünkü yapı DSP'nin üzerinde oynanan oyunlar sonucu, DSP'nin iktidardan uzaklaştırılmasıyla ortaya çıkmışsa, çözüm, DSP'nin tekrar etkin ve iktidar olmasındadır" dedi.