Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı
Süleyman Soylu, terörle mücadele konusunda her kurumun kendi özeleştirisini yapması gerektiğini söyledi.
Soylu, partisinin Trabzon İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde Aktütün Sınır Karakolu'na yapılan hain saldırıyı değerlendirdi. Konuşmasına 'bu konuda bildik konuşmalardan yapmayacağım' diyerek başlayan Soylu, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı'na eleştiriler yöneltti. Soylu, "Türkiye Cumhuriyeti devleti, istihbaratı eğer okyanus ötesinden gelen ABD'den alacaksa, benim çocuklarımın canları ABD'nin bize vereceği istihbarata bağlı ise ben bunu kendi ülkem adına da, kendi milletim adına da zul addederim." dedi.
Aktütün Sınır Karakolu'na yapılan saldırıyı alelade bir terör saldırısı olarak görmediğine vurgu yapan Soylu, "350 kişi sınırı geçecek; anlaşılıyor ki istihbarat konusunda zaafiyet var, anlaşılıyor ki karşı tarafta çok güçlü bir kurmay akıl var. 350 kişi sınırı geçecek; demek ki orada ciddi bir şekilde lojistik var, istihbarat var, finans var, her şey var. Bunu alelade bir terör olayı oyarak görmek ve bunu sadece bölücü terör örgütünün düzenlediği bir hadise olarak görmek bu saatten sonra beni tatmin etmez. Bu saatten sonra benim ülkemdeki hiç bir insanı tatmin etmez." diye konuştu. Türkiye'nin büyük devlet olma kararlılığını ortaya koyması gerektiğini kaydeden Soylu, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanının bir araya gelerek, hainlere karşı devletin birliğini ve gücünü bir haykırış olarak ortaya koymaları gerektiğini dile getirdi.
Artık her kurumun kendi özeleştirisini yapması gerektiğinin altını çizen Soylu, şöyle devam etti: "Başka bir tezgahla karşı karşıyayız. Balıkesir'de, Tekirdağ'da, Susurluk'ta, ülkenin çeşitli yerlerinde, ülkemi bölmek ve parçalamak, bunla ilişkilendirilmeye çalışılan bir tezgahla karşı karşıyayız. Uyanık olmalıyız, uyanık bir şekilde hareket etmeliyiz. Ama anlaşılıyor ki, 30 yıldan beridir sürdürdüğümüz terör mücadelesinde her kurum kendi özeleştirisini yapmamış. Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, terörle mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri herkes kendi özeleştirisini yapmalıdır. Beyanlarına dikkat etmelidir."
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız'ın 'yeterli maddi kaynak olmadığı için karakolların taşınması gecikti' açıklamasını da eleştiren Soylu, "Türkiye'de bu insanların maneviyatıyla, bu ülkenin birliğine, beraberliğine olan düşkünlüğü ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur. Diyeceksin ki, 'benim sınır karakollarını yaptırmaya takatim yok, yaptırmaya maddi gücüm yok'. Bu millet kendi değerleri ile beraber, kendi varlığı ile neyi eksik yaptı. Vergisini veren bir millet, çocuğunu askere gönderen bir millet, her türlü sorumluluğun altında hiçbir zaman kem söz etmeden bu devletin, milletin birliği ve bütünlüğü için giren bir millet. Millet nasıl kendi görevini yapıyorsa, bu ülkeyi yöneten irade ve iradeler de öyle görevini yapmak zorundandırlar. Öyle anlaşılıyor ki, yeni bir strateji değişikliğine ihtiyaç var. Ciddi bir Güce ihtiyaç var. Bu konuyu bitirmek için çok anlamlı yeni bir yol haritasına ihtiyaç var. Devletin tepesinin bir araya gelmesi lazım. Bunun sorumluları kimse elbette hemen sınırlarımızın ötesindeki o devletin yöneticilerine çok ciddi bir uyarı yapılması gerekir. Bunu sağlaması gereken yer siyasi iradedir. Ama her kurum kendini özeleştiri ile karşı karşıya bırakmalıdır." ifadelerini kullandı.
'Neredeyse dağlardaki keçi barınaklarından daha korunmasız bir yerde çocuklarımızın yıllarca karakol savunmasına verilmesini bu ülkenin bir evladı olarak kabul etmiyorum ve bunu bir zafiyet olarak nitelendiriyorum' diyen Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes sorumluluğunu bilsin. Herkes bu devleti ciddi bir şekilde yönetme anlayışı içerisinde bulunsun. Bu terörün başı ezilmelidir, Barzani denilen adama haddi sonuna kadar bildirilmelidir ve 'Türkiye'yi istihbarat sağlıyorum' diye, Türkiye'ni zafiyet içerisine sokan bir anlayışa 'biz bunu anlamıyoruz, biz bu senin söylediğinle tatmin olmuyoruz' diye bir cevabı ortaya koymalıdır."
(CİHAN)