Cihan Haber Ajansı [1789635]
Dp Genel Başkan Yardımcısı Erhan: Merkez Sağ Damarı, Tekrar Bir Ana Kolda Birleştireceğiz (Özel)
Demokrat Parti (Dp) Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Çağrı Erhan, Anavatan Partisi ile Yapılacak Birleşmenin Amacının, Merkez Sağ Damarın Tekrar Tek Bir Ana Kolda Birleştirilmesi Olduğunu Söyledi.
Demokrat Parti (DP) Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Çağrı Erhan, Anavatan Partisi ile yapılacak birleşmenin amacının, merkez sağ damarın tekrar tek bir ana kolda birleştirilmesi olduğunu söyledi. Birleşmeye iki parti tabanının karşı olduğu yönündeki görüşlere katılmayan Erhan, tabanda bir sıkıntı bulunmadığını belirterek, yöneticileri bunu yapmaya sevk eden nedenin tabandan gelen istekler olduğunu savundu. Ergenekon davası konusunda hukuki süreç devam ettiği gerekçesiyle bir yorum yapmayan Erhan, Cindoruk ve Baykal'ın açıklamaları için ise "İkisi de hukuk mezunudur. Avukat olmak istiyorlarsa olabilir. Yani bu onları Bağlar gerçekten de." dedi. Cihan Haber Ajansı muhabirine konuşan Erhan, 31 Mart'ta DP ve Anavatan Partisi'nin yapacağı birleşme kongresiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Türk siyasetinde İkinci Meşrutiyet ile birlikte 1908'den itibaren başlayan iki büyük damar bulunduğuna dikkat çeken Erhan, "Bir tanesi devletin yanında, tepeden inmeci, jakoben bir anlayışla dayatmacı bir mantıkla 'benim dediğim geçerlidir, benim bildiğim doğrudur, millete sormadan' birtakım adımlar atmaya çalışanlar. Öbürü de milletle beraber, milletin temsilcisi olarak milletin görüşlerini dile getiren, millet için siyaset yapmaya çalışan, çaba gösteren başka bir damar. Meşrutiyet döneminde bu iki damar ortaya çıktı, Cumhuriyet döneminde şekillendi. 1946 yılında Demokrat Parti'nin kurulmasıyla beraber Cumhuriyet Halk Partisi'nin yani birinci grubu temsil eden, o tepeden inmeci, ceberrut devletin bir anlamda temsilcisi olan o akıma karşı, milletin temsilcisi olan 'Yeter söz milletindir' diyen merkez sağ doğdu. 1980 askeri darbesi sonrası merkez sağın iki önemli şahsiyeti ayrı ayrı partiler kurdu. Bir tanesi yasaklı olmasına rağmen Süleyman Demirel'in perde gerisinde kuruculuğunu yaptığı Doğru Yol Partisi, öbürü de rahmetli Özal'ın kurduğu Anavatan Partisi'dir. 1908'lerde başlayan merkez sağ gelenek, Türkiye'de ilk defa 1980'de askeri darbe, postal sebebiyle iki ayrıldı. Bir nehir iki ana kola ayrıldı. Bizim başlattığımız hareket aslında merkez sağ damarı tekrar tek bir ana kola birleştirme hareketi. Yöneticileri bunu yapmaya sevk eden tabandan gelen isteklerdir. Bir ihtiyacın dışa vurumudur." dedi. "SOYLU 18 AY BÜTÜNLEŞME İÇİN ÇALIŞTI" 31 Ekim'de müşterek kongrenin birleştirme değil bütünleştirme olacağını savunan Erhan, tabanda bir sıkıntı olmadığını ileri sürdü. Birleşmenin arkasında Demirel'in olduğu ve başarılı olunamayacağı eleştirilerini de değerlendiren Erhan, şöyle konuştu: "Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi varsa Demirel sayesinde var. Sayın Demirel ismi üzerinde bu kadar spekülasyon yapanların bir tek sebebi var; korkuyorlar bu bütünleşmenin olmasından. Bu bütünleşmenin içerisinde sayın Demirel, Çiller, Ağar da, Süleyman Soylu da vardır. Erkan Mumcu da, Mesut Yılmaz da vardır. Bütün liderlerimiz vardır. Bir tanesinin de açıktan 'Hayır ben bu bütünleşmeye karşıyım' diye bir beyanatını görmedim. Sayın Süleyman Soylu, 18 ay boyunca bu bütünleşmeyi sağlamak için çalıştı. Sayın Salih Uzun ile 6 defa görüştü. Ama nasip kısmet bizeymiş. Geçenlerde Soylu'nun kendisiyle görüştüm, bundan gayet bir memnuniyet duyduğunu kendi ağzından duydum. Bir tane bana bu bütünleşmeye karşıyım diyen lider gösterebilir misiniz, gerek Anavatan Partisi'nde gerek DP'den?" Birleşmeye karşı çıkan Aydın Menderes ile ilgili soruya ise Erhan, "Aydın Bey, bu partimizin büyüklerindendir. merkez sağın önemli isimlerindendir. Kendisi rahmetli başvekilimiz Adnan Menderes'in bize emanetidir." diye cevap verdi. "İKİSİ DE HUKUK MEZUNU, AVUKAT OLMAK İSTİYORLARSA OLABİLİR" DP Genel Başkan Yardımcısı Erhan, Ergenekon davası hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Siyaset yaptığını, ancak bir şapkasının da bilim adamı olduğunu hatırlatan Erhan, bilim adamı olarak devam etmekte olan bir mahkemenin neticesi alınmadan hakkında spekülasyon yapılmasını çok doğru bulmadığını söyledi. "Devam etmekte olan bir süreç var, şu an okuduğumuz herşey hikaye mahiyetinde." diyen Erhan, "Adı üstünde iddianame. Devam etmekte olan bir mahkeme süreciyle ilgili beyanatta bulunmak kanunen de yasaktır. Fakat Türkiye'de medya başta olmak üzere siyasilerin bir kesimi de, bürokratların bir kesimi de bununla ilgili kafalarına göre bir takım yorumlar yapıyorlar. Kanun haricine çıkmamak için bu konuda yorum yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Yasalarla bağlıyız." şeklinde konuştu. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Ergenekon davası için 'avukatıyım' demesi ve Ramazan Bayramı'nda Silivri'de yatanlara selam göndermesi; DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk'un da benzer ifadeleri kullanmasını değerlendiren Erhan, "İkisi de hukuk mezunudur. Avukat olmak istiyorlarsa olabilir. Yani bu onları Bağlar gerçekten de. Söylemek istediğim bu. Ben hukuk mezunu değilim ve devam eden yasal bir süreç var. Bu yasal süreç çerçevesinde devam etmekte olan bir davayla ilgili yorum yapmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de biz bu yanlışlara çok düştük. 28 Şubat sürecinde yüzlerce firmanın adı karalandı Türkiye'de. Ne oldu sonra; bir sürü insan işinden atıldı, birileri hakkında ihbarlar çıktı, iddianamelerde adları çıktı bu insanların. Sonra ne oldu, bunların bir sürüsü aklandı. Hiçbir yorum yapmadan şunu soruyorum; devam etmekte olan bu sürecin içerisinde şu veya bu şekilde ilişkilendirilen insanların yarın öbür gün aklanmaları söz konusu olduğunda, bugün uğradıkları zarar bertaraf edilebilecek mi? Mahkum edilenler için elbette. Kanun işlemiştir denir. Önyargıya düşmemek için devam eden bir süreçle ilgili kendi zaviyemizden, kendi çıkarımıza uygun yorum yapmayacağız. Bakacağız, bekleyeceğiz süreç işlesin bir. Kaç sene sürer dava, neticede ak koyun kara koyun ortaya çıkar." dedi. Demokratik açılım konusunda hükümetin artık ortaya somut bir paket koyması gerektiğini vurgulayan Erhan, darbe anayasasının kaldırılıp demokratik bir anayasa hazırlanması gerektiğini ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin daha çok demokrasiye ve özgürlüğe ihtiyacı bulunduğuna dikkat çeken Erhan, bir etnik grupla ilişkilendirilmesinin yanlış olduğunu kaydetti. Ermenistan ile imzalanan protokolün ise Meclis'te onaylanmayacağını savunan Erhan, çünkü hükümetin bunun onaylanmasını istemediğini ve genel kurula indirmeyeceğini ileri sürdü. (CİHAN)
| 6/10 (11 kişi) |
-
Rus Kadına Karakolda Tecavüz!
İstanbul'da kimlik kontrolü sırasında gözaltına alınan Rus kadın, götürüldüğü karakolda tecavüze...
-
Milli Takım'da Volkan Patlaması
2014 Dünya Kupası Eleme Grubu maçlarına Avusturya'da hazırlanan A Milli Futbol Takımı'nda tatsız...
-
Video
Şehrin Ortasında Yamyam Dehşeti!
Görgü tanıklarından gelen telefonlarla olay yerine gelen polis ekipleri kan donduran görüntüyle...
-
Üniversiteliye Askerlik Şoku!
Milli Savunma Bakanlığı'nın YÖK'e gönderdiği yazı, askerlik yapmayan üniversitelileri çok üzecek.
-
İşte Memur İçin Kuliste Konuşulan Zam
Hakem heyeti zam kararını yarın duyuracak. İşte kulislerde konuşulan herkesin merakla beklediği...
-
Video
Varto'da Çatışma: 3 PKK'lı Yakalandı
Muş'ta evine giderken şehit edilen astsubayın katillerini arayan güvenlik güçleri 3 PKK'lıyı...











