Dp Genel Başkan Adayı Soylu Balıkesir'de Partililerle Bir Araya Geldi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Demokrat Parti (Dp) Genel Başkan Adayı Süleyman Soylu, 6 Ocak'ta Yapılacak Kongredeki Adaylığıyla İlgili Arkasında Başka İsimler Olduğu Yönündeki İddialara Karşı, "Biz Hepimiz Milletin Adamıyız, Hepimiz de Bu Partinin Adamıyız" Dedi.

Demokrat Parti (DP) genel başkan adayı Süleyman Soylu, 6 Ocak'ta yapılacak kongredeki adaylığıyla ilgili arkasında başka isimler olduğu yönündeki iddialara karşı, "Biz hepimiz milletin adamıyız, hepimiz de bu partinin adamıyız" dedi.

Partisinin Balıkesir İl Teşkilatı'nı ziyaret eden DP genel başkan adayı Süleyman Soylu, 22 Temmuz seçimlerinin parti camiasını hicrana sürüklediğini, bu süreçte merkezi idarenin kendini halka iyi anlatamadığını söyledi. Milletle buluşmak için beyaz yürüyüş başlattıklarını kaydeden Soylu, geçmişle kavga etmeyeceğini, partinin taban ve tavan arasındaki anlaşmazlık nedeniyle büyük sorunlar yaşadığını öne sürdü. Genel başkanlığın alacağı önemli kararlarda mutlaka tabanın sesi olan parti teşkilatlarının da

görüşünün alınması gerektiğini, ancak şimdiye kadar böyle yapılmadığını söyleyen Süleyman Soylu, partideki güven erozyonunun ortadan kalkması gerektiğini, aksi halde daha kötü sonların yaşanmasının kaçınılmaz olabileceğini belirtti.

Soylu, "Siyaset belirlenirken, ana raylar döşenirken, kritik bir karar alınırken, bu kararın bir tarafta partimizin bir köyündeki bir üyeyi de ilgilendireceğini, il ve ilçe başkanlarını da ilgilendireceğini bilmek gerekir. Çünkü, savunmak, anlatmak, propaganda yapmak zorunda olan bu kademelerin tamamıdır. Seçim sathı mahalline de girilirken keşke bunları anlatabilseydik. Bizim parti tabanımız halkı çok iyi bilir, halkla ne konuşulacağını, eğiliminin ne olduğunu en iyi burası anlar. Yine bizim parti

tabanımız siyaseti çok iyi bilir. Hangi siyaset diliyle milletle buluşulacağını, ne anlatılacağını en iyi burası bilir. Ama, problem taban ve tavan kucaklaşması. Her seçim sathı mahalline gelene kadar sırtımız sıvazlanır, seçim oluştuktan sonra da birçok haksızlıkla karşı karşıya kalınır. Demokrasiden ayrılan, bir faks kağıdıyla beraber insanların onurunun incindiği, insanların ailesine, yakın arkadaşlarına, mesai çevresine izah edemediği tayinler. Oysa, lider tayin eden değildir, hele bizim

misyonumuzda, öğrenerek geliyoruz biz, lider hakkaniyeti sağlayandır. Lider hakkaniyetin ötesinde sağlıklı rekabet zeminini oluşturandır. Partinin tabanı samimiyeti ve güveni yakalamalıdır. Bu güven erozyonu ortadan kalkmalıdır" dedi.

"BİZ MİLLETİN ADAMIYIZ, PARTİNİN ADAMIYIZ"

Soylu, eski genel başkanlardan Tansu Çiller'in adamı olduğu şeklindeki yorumlara da atıfta bulundu. DP'nin misyonu itibariyle Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarıyla en iyi ilişkisi olan siyasi parti olduğunu, ancak bundan yeterince yararlanamadığını kaydeden Soylu, "Ziraat Odası, Veteriner Odaları, Eczacılar Odası, TOBB, Esnaf Odası, bütün sivil toplum örgütleriyle en iyi ilişki içinde olan parti biz değil miyiz? Peki, onlardan niye beslenemiyor, niye birbirimizin kuvvetini ve gücünü, bu memleketin

daha iyi yaşanabilir bir memleket haline gelmesi adına ortaya koymuyoruz? Bireysel refahın, mutluluğun, özgürlüğün daha fazla artabilmesi, bireysel zenginliğin daha iyi olabilmesi için. Herkesin büyük bir susamışlıkla yeniden Türkiye'nin bütün memleketi kucaklayan bir siyasal partisi olsun özlemi içinde olduğu bir ortamda, niye bu büyük kucaklaşmayı sağlamıyoruz da, dönüyoruz, 'Bu Ahmet'in adamı, bu Mehmet'in adamı, bu Süleyman'ın adamı, bu Hüseyin'in adamı, bu Çillerci, bu Demirelci, bu Ağarcı' diyoruz?

Biz hepimiz milletin adamıyız, hepimiz de bu partinin adamıyız. Bu kucaklaşmayı da böyle sağlamalıyız. Elbetteki geçmişten ders alacağız, geçmişle kavga etmeyeceğiz. Kritik bir karar verirken, bir gece de buraya sorsalar, nasıl davranalım diye. Burası halkın ne istediğini de bilir, doğrusunun ne olduğunu da bilir. Bizim partimiz son 15 yılda iki önemli kırılma noktası yaşamıştır. Birisi 1997'de 28 Şubat sürecidir. En yakın dava arkadaşlarımızla bizi ayırdılar, bizim kafamızdaki mağduriyet şapkasını aldılar,

bugünkü iktidar sürecini başlattılar, onun kafasına koydular. Orada zayıflattılar bizi. Kurumsal kimliğin, kurumsal imajın yeniden sağlıklı hale getirilmesi hiç kolay değildir. İkincisi, 2007'de yaşadıklarımız, orada da kurumsal imajımız sıkıntıya girmiştir. Biz ne CHP'nin ne de AK Parti'nin payandası değiliz. Kendi yol haritamızı özgün şekilde kendimiz çizebilme şansına sahibiz. Şu kırat, en zayıf ve en çelimsiz halinde bile dediler ki Türkiye'nin çimentosudur, neden? Milliyetçisini de, muhafazakarını da,

laiğini, sosyal demokratını da, liberalini de herkesi, toplumun bütün kesimlerini kucaklayan bir anlayıştayız. Ben bu partinin evladıyım, gençlik kollarında çalıştım, ilçe başkanlığı, il başkanlığı yaptım. Kimi ayrıştırdık? Halk dışarıda bir şey söylüyor, bir iktidar alternatifine ihtiyaç var, işte bu biz olmalıyız. Ama, biz önce kendi samimiyetimizi ve güvenimizi tesis etmeliyiz. Yeni bir siyaset anlayışı, yeni bir soluk getirmeliyiz. Bu partide işleyiş doğru olacak. Bu partiden işleyiş tabandan

başlayacak" diye konuştu.

"ERKEK SİYASET DEĞİL, ANAÇ SİYASET YAPACAĞIZ"

Tabanın dışarıda bırakılması halinde misyonların daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacağına inandığını kaydeden Süleyman Soylu, genel başkan seçilip partinin başına geçmesi halinde erkek siyaseti bırakıp, anaç siyaset yapacaklarını söyledi. Bunun için derlenip toparlanmaya ihtiyaçları olduğunu, herkesi kucaklayacaklarını belirten Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'ye yeni bir siyaset anlayışı ortaya koyalım hep birlikte. Koyabilir miyiz? Elbette, bizde o var. Bundan sonra erkek siyaset yapmayacağız, önemli bir şey söylüyorum, anaç siyaset yapacağız. İtmeyeceğiz, ötelemeyeceğiz, kendi içimizde kırgın ve küskün oluşturmayacağız, herkesi kucaklayacağız. Siyasetçi milleti için istemesini bilmelidir, milleti için nefsine hakim olabilmelidir. Siyasetin daha iyi bir noktaya gelebilmesi için biz merkez sağı yeniden kurumsallaştıracağız. Taban demokrasisi ile

taban ve tavan kucaklaşması ile herkesten görev isteyeceğiz, eski genel başkanlarımızdan, herkesten. Herkesin bu misyonu bir adım daha öteye taşıma zorunluluğu vardır. Bu parti, hakim teminatında üyeyle beraber, 1987'de yaptığımızın aynısı gibi yapmaz ise bu güveni tesis edemez. Biz bu krizden bir fırsat çıkarabiliriz, o tecrübeye sahibiz. Bu krizi iyi bir şekilde yönetebiliriz. Onun için, 6 Ocak kongresi bizim için kritik bir eşiktir. 736 belediyeden 411 belediyeye düştük. Şimdi biz tekrar mevzi

kaybetmemeliyiz, mevzi kazanmaya başlamalıyız. Yeter ki birlik ve beraberliğimizi ortaya koyalım. Türkiye'nin önüne yeni bir siyaset önermesiyle geliyoruz. Ahlaklı siyaset, ahlaklı demokrasi. Bizim tarihimizde kara bir leke yoktur, açtığımız yol da doğru yoldur. Onun için bizi gördüklerinde demeliler ki, 'İşte bu insanlar Türkiye'yi iyi idare edebilir, bunlar dürüst insanlar, ayrım yapmıyorlar. Bunların çekirdek kadrosu yok, bunların çekirdek kadrosu 74 milyon bu vatanın evladı'. Ama, bugün Türkiye'yi

yönetenler bir dairenin içinde bir çekirdek kadro oluşturuyorlar. Merkez sağda tapu o kadar kolay değil, merkez sağdaki tapunun içinde bizim şehidimiz var, Hamzakoyumuz var, Zincirbozanımız var. Bizim bu ülkeye milyarlarca dolar katkımız var. Bu partinin tüm insanları o tapuyu önümüzdeki 50 yıla götürmeyi bilirler. Sadece o samimiyeti bir araya getirelim. O güveni tekrar sağlayalım, siyaset dilini sevgiye, kardeşe, barışa, rekabete, rekabet zeminindeki hakkaniyete taşıyalım. Bunu yapar mıyız? İşte o

krizden böyle bir fırsat çıkarabiliriz. Üzerimizdeki toprağı atıp, silkinip Türkiye'nin önüne yeni bir öneri, yeni bir anlayış, proje, gelecek vizyonu ortaya koyma şansını yakalayabiliriz. O zenginliği hep beraber yaşayalım. Gelin 6 Ocak kongresine kol kola girelim, kol kola çıkalım. Milletin partisini yeniden millete verelim, milletin beklediği budur."

Süleyman Soylu, DP İl Başkanı İlhan Işık, eski il başkanları Erol Taşkesen, Haydar Altıntaş, eski Bakan Abdülbaki Ataç, Ziraat Odası Başkanı eski milletvekili Sami Sözat ve çok sayıda partilinin katıldığı basına kapalı toplantıda kongre süreci ve neden aday olduğu hakkında bilgiler verip, istişarede bulunduktan sonra Balıkesir'den ayrıldı.

(YU-MŞ-CC-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı