BİST 83.574 %0,42
DOLAR 2,3125 %-0,42
EURO 2,8330 %-0,73
PARİTE 1,2228 %-0,48
ALTIN 88,90 %-0,68
FAİZ 8,31 %-1,89


Doç. Dr. İbrahim Öztürk: "Türkiye'nin Şu An IMF ile Anlaşma Yapmasına Gerek Yok"

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztürk, Türkiye'nin Şu An Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Anlaşma Yapmasının Kürsel Krize Hiç Bir Katkısının Olmayacağını Söyledi.

Doç. Dr. İbrahim Öztürk: 'Türkiye'nin Şu An IMF ile Anlaşma Yapmasına Gerek Yok'

Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztürk, Türkiye'nin şu an Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşma yapmasının kürsel krize hiç bir katkısının olmayacağını söyledi. Doç. Dr. Öztürk, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD)'nce Trabzon'da düzenlenen 'Türkiye Ekonomisinde Gıda ve Tarım Sektörünün Rekabetçi Üstünlükleri Nasıl Geliştirilebilir' konulu konferansta yaptığı konuşmada, son günlerde Koç Holding'in patronu Mustafa Koç ve Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) yöneticileri tarafından gündeme getirilen Türkiye'nin IMF ile Stand-by anlaşma yapması açıklamalarını değerlendirdi. ABD merkezli küresel kriz karşısında 'Türkiye'nin hazırlık yapmadığı, hazırlık yapsaydık bizi bu kriz vurmazdı' denilebilecek bir şey olmadığını savunan Öztürk, "Kocaman küresel bir okyanus var, bu küresel okyanusun içerisinde Temel'in takası da var, Amerika'nın hiç batmaz denilen titaniki de. Şimdi burada taka ile titanik yan yana, dünya okyanusu böyle bir okyanus. Kimse demesi 'ilk batacak olan Türkiye'nin takasıdır, hiç batmayacak olan da titaniktir'. İlk batan titanik oldu. Dolayısıyla bu küresel türbülanstan kimin ayakta kalacağını bilmediğimiz bir dönemden geçiyoruz. Ama bu alaboranın bizi etkileyeceği de kesin. 'IMF ile bir anlaşma yapsan böyle olmayacak' diyorlar. Bunun tercümesi şu; Temel'e diyor ki, 'takanın direğine sıkı yapış'. IMF ile anlaşma bu anlama geliyor. Ya zaten sel geldiğinde çalı malı hep birlikte gidiyoruz." dedi. TÜSİAD yönetiminin uzun süredir 'hükümet gerekli adımları atmıyor' eleştirisinde bulunduğunu, ancak bu gerekli olan şeylerden ne kast ettiklerini bir türlü söylemediklerini ifade eden Öztürk, şöyle devam etti: "Niye demiyorlar biliyor musunuz ? Aslında kapalı kapılar arkasında bunları istiyorlar, kamuoyu önünde bunu açıklamak istemiyorlar. Şimdi uzun süredir 'ne demek istiyorsunuz' baskılarının ardında ağızlarından kaçırdılar. İlk dedikleri şey, 'kamu adına bir Varlık Denetim Şirketi kurulsun'. Bu; 'batan şirketlerin borçlarını devralmak üzere, millete çakmak üzere bir fon oluşturulsun, biz batarsak bizi ve kredi aldığımız yabancı dostlarımızı kurtarsın' demektir." Şu an IMF ile anlaşma yapmanın küresel krize hiç bir katkısının olmayacağına vurgu yapan Öztürk, "Türkiye'nin küresel krize en hazırlıklı yakalanan ülkelerin başında geldiğini dile getirdi. Dünya borsaları dibe vururken İstanbul Borsası'nın en az düşüşü yaşadığını kaydeden Öztürk, bugüne kadar dünya hapşırdığında Türkiye'nin yatağa düştüğünü, ilk defa Türkiye'nin herkesten daha fazla direndiğini görmekteyiz" dedi. "KENDİLERİNİ KURTAMAK İÇİN İSTİYORLAR" "Sen çıkmış, bu ortamda 'IMF ile anlaşma yap' diyorsun" diyen Doç. Dr. Öztürk, "Bu mantıkla gidersek şu an IMF'nin kapısında kuyruk olması gerekmez mi ? Şu anda dünyadaki tüm devletlerin 'bizi kurtar' diye IMF'nin kapısına gitmiş olması gerekmez mi ? Böyle bir şey var mı ? Bugün hiç bir ülkede IMF ile anlaşma yapma konuşulmuyor. Sadece Türkiye'de hükümet 'IMF ile anlaşma yap' diye köşeye sıkıştırılıyor. Nedeni şu; 'bizim millet alışıktır, çakarız borçlarımızı, 2001 krizinde ödedi bir şey olmadı, Arjantin'deki gibi infial de yaşanmadı, bunlar saf tipler bir daha öderler'." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin IMF'ye ihtiyacı olmadığına işaret eden Öztürk, "İhtiyacı olan varsa bu bankacılık kesimi değil, kamu kesimi de değil; Türkiye'nin özel sektör şirketleri. Türkiye'nin özel sektör şirketlerinin toplamının 75 milyar dolar arası bir varlık-yükümlülük farkı var. Varlıkları da var yükümlülükleri de var. Yükümlülükleri 75 milyar dolardan fazla. Bu şirketlerin hepsi Türk şirketleri de değil. Türkiye sınırları içerisinde faaliyet yapan, yabancı olan, sermayesini dışarından getiren, bunu yaparken de sıfır risk alan şirketlerin borçları da bizim borcumuz olarak görünüyor. Ben bunu çok fazla risk olarak görmüyorum. Bu 75 milyar dolar açığın yüzde 25'inin vadesi bir seneden az. Yüzde 50'si beş seneye kadar çıkıyor, geri kalan yüzde 25'inin ise beş yıldan fazla. Yani burada 16-17 milyar dolarlık kısmının bir sene içerisinde döndürebilmesi lazım. 850 milyar dolarlık Türkiye'nin en büyük ihracatçı şirketleri eğer bir sene zarfında 20 milyar dolar geliri olmayacak kadar düşkün durumdaysa, batsınlar o zaman. 850 milyar dolarlık ülkeden bahsediyoruz. Kimsenin KOBİ'ler umurunda değil, esnaf umurunda değil. Türkiye nefesini tutmuş en büyük ihracatçı şirketleri kurtarmanın derdine düşmüş. Bunu Türk milletinin sırtına yüklemek doğru bir anlayış değildir." dedi. (CİHAN)



Piyasa
Hisse
Yön
Son
Fark
Saat
Yön
83,574
0,42
17:55
Yön
80,317
0,43
17:55
Yön
103,528
0,31
17:55
Yön
2,3125
-0,42
00:00
Yön
2,8330
-0,73
00:00
Yön
3,6145
-0,68
00:00
Yön
88,9
-0,68
00:00
Yön
145,1
0,09
00:00
Yön
290,2
0,09
00:00
Yön
593,4
-0,18
13:17
Döviz Çevirici
TL
Amerikan Doları
Euro
İsviçre Frangı
Yen
İngiliz Sterlini
Serbest piyasa verileri kullanılarak hesaplanmaktadır.
Altın Çevirici
Altın Türü Seçiniz