CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal, sözde Ermeni soykırımı için başlatılan imza kampanyasına tepki göstererek bununla Türkiye'nin suçluluk psikolojisi altına alınmaya çalışıldığını söyledi. Kimsenin kökenine bakmadıklarını dile getiren Baykal, devletin etnik kökenlere karşı kör olması gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin gereksiz gerginlik, çatışma ve sürükleme yaklaşımlardan uzak durması gerektiğini anlatan Baykal, Türkiye'yi böldürtmeyip parçalatmayacaklarını vurguladı. Yapay azınlık yapma çalışmalarına fırsat vermeyeceklerine dikkat çeken Baykal, herkesin Türk milletinin bir parçası olduğunu ve bununla iftihar ettiklerini kaydetti.
Ermenilere yönelik özür kampanyasına tepki gösteren Baykal, "Türkiye konuyu tarihçilerin tartışmasına açtı ama yanıt alamadı. Bu tür girişimler Türkiye'yi suçluluk psikoloji altına almayı amaçlıyor. Türkiye'nin insanlarımızın kendi tarihimize ve kendi milletimize karşı bir suçluluk duygusu içine çekilmesini sağlayacak çabaların hiçbir geçerliliği olmadığını bizim kendi tarihimize ve milli kimliğimize yönelik olarak bir suçluluk kompleksi içine girmemizi kimsenin başaramayacağını, böyle bir çabanın hiçbir temeli olmadığını, hiçbir geçerliliği olmadığını çok net bir şekilde herkesin bilmesini istiyorum." dedi.
Millet olarak bu topraklarda acı tatlı, büyük bir tarihi arkalarından sürükleyerek geldiklerini vurgulayan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu coğrafyada istikrarın, hoşgörünün, hukukun ve demokrasinin egemen olmasına yönelik çok ciddi bir sorumluluğu millet olarak üstlenmiş durumdayız. Türkiye 1. Dünya Savaşı sırasında yaşanan olaylarla ilgili olarak çok ciddi bir uluslararası sorumluluk duygusu içinde bugüne kadar davranmayı başarmıştır. CHP'nin girişimi ile bir süre önce biz bu konuları incelemek ve irdelemek üzere ortak tarih komisyonu kurulmasına hazır olduğumuzu ilan ettik. Türkiye olarak ilan ettik. Bu önerimiz şu ana kadar kabul görmedi. Bu bizim gerçeklerden kaçma amacımız olmadığından gösteriyor. Bizim bu talebimiz gerekli karşılığı görmemiştir. Türkiye'ye yönelik karalama, suçlama kampanyasının içinde bilerek bilmeyerek yer tutma konumuna mı sürükleniyorlar. Bunu irdelemek gerekir. Bizim demokrasiyi, insan haklarını kendimize yönelik haksız suçlamalar öncülük yaparak yaşama geçirdiğimiz söylememizi ne bunu yapanlara ne de ülkemize bir yararı vardır. Bu noktalarda bir büyük Türkiye'yi kendisini suçlu hissetmesini sağlamaya yönelik bir büyük uluslar arası çabanın sistematik bir şekilde yürütülmekte olduğunu görüyorum. Bu kampanyayı bilinçli bir şekilde birileri yürütüyor olabilir. Türkiye bunlara hiçbir şekilde itibar etmemeli." (CİHAN)