'Uluslararası Balkan Kongresi ve Ortak Mirasın Şifresini Çözmek' konulu konferans Tekirdağ'da gerçekleşiyor. Hükümet olarak Balkan ülkeleriyle karşılıklı işbirliği ve yardım konusunda olağanüstü hassasiyet gösterdiklerini kaydeden Devlet Bakanı
Mustafa Said Yazıcıoğlu, "Batıya açılan kapımız olan Balkanlar'ın siyasal ve fiziksel bakımdan kesintisiz işlevliğini sağlamak, bölgede kalıcı barış istikrarının sürdürülmesi bu bölgeye yönelik temel politikamızdır." dedi.
Tekirdağ Valiliği, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi(TASAM), Doğu-Batı Trakya Belediyeler Birliği ve Namık Kemal Üniversitesi(NKÜ) tarafından organize edilen Uluslararası Balkan Kongresi, Balkanlarla Anadolu'nun kesişme noktası olan Tekirdağ'da başladı. Kongreye Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu, TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Necip Taylan, Tekirdağ Belediyesi Doğu-Batı Trakya Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Aygün, NKÜ Rektörü Nizamettin Şenköylü'nün yanı sıra 14 ülkeden toplam 49 bilim insanı katıldı.
Kongrede ilk olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajları okundu. Sırayla NKÜ Rektörü Şenköylü, TASAM Başkanı Şensoy, Belediye Başkanı Aygün ve Tekirdağ Valisi Doğan konuşma yaptı. Son olarak kürsüye gelen Devlet Bakanı Yazıcıoğlu, Balkan ülkeleri ile Türkiye'nin ilişkilerini değerlendirdi.
Hükümet olarak Balkan ülkeleriyle karşılıklı işbirliği ve yardım konusunda olağanüstü hassasiyet gösterdiklerini kaydeden Yazıcıoğlu, şunları söyledi: "Her gün değişik ülkelerden gelen heyetlerle değerlendirmeler ve toplantılar yapıyoruz. TİKA önderliğinde bölge ülkelerine yaptığımız destek artarak devam edecek. Batıya açılan kapımız olan Balkanlar'ın siyasal ve fiziksel bakımdan kesintisiz işlevliğini sağlamak, bölgede kalıcı barış istikrarının sürdürülmesi bu bölgeye yönelik temel politikamızdır. Gelişmekte olan barış ve istikar ortamına bağlı olarak Balkan ülkeleri ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz son yıllarda büyük bir ivme kazanmıştır. Bölgede ticaretin ve her türlü ekonomik işbirliğinin gelişmesinden yana olduğumuzun altını önemle çizmek isterim. Türkiye Balkan ülkeleri ile her alanda ikili ilişkilerini geliştirmeye ve aktif bir biçimde bu ilişkilerde yer almaya kararlıdır. Bu kararlılığını uluslararası gelişmelerin ortaya çıkardığı bölgeye yönelik tüm barışı korumak misyonlarında görev almak suretiyle teyit etmektedir. Ortak tarih ve kültür değerlerini paylaştığımız Baklan ülkeleri ile son dönemlere ivme kazanan bölgesel işbirliği girişimleri bağlamında da yakın bir işgüdüm içinde çalışmaktayız."
Yazıcıoğlu, yakın geçmişin kanlı sayfalarını geride bırakıp geleceğe umutla bakmanın herkesin ortak amacı ve hedefi olduğu inancını taşıdığını dile getirerek, şöyle devam etti: "Evrensel değerlerin temel hak be özgürlüklerin hakim olduğu ortak geleceğe doğru birlikte yürümeliyiz. 21'inci yüzyılda Balkan kelimesi huzuru refahı, istikrarı simgeleyen bir anlama kavuşmasını diliyorum. Sözünü ettiğim tüm bu hususlar aslında Balkanlar'ın geçmişte yaşadığı, bugün de kısmen yaşamakta olduğu zorlu süreçlerin kolay atlatılabilmesine imkan sağlayacak niteliktedir. Balkan milletleri arasındaki önyargıları ortadan kaldırmak, bölgeye yönelik stratejik vizyon geliştirmek, bölgede barış, demokrasi ve istikrarın inşası sürecine katkı sağlamak ve Balkan ülkeleri ile sıkı iletişim ve etkileşim içinde bulunmanın önemine işaret etmek istiyorum. Bu kongrede verilecek mesajları önemsiyorum. Balkanların geleceğinin şekillendiği bir dönemde düzenlenen bu kongrede çok yararlı sonuçlar çıkmasını ümit ediyorum. Bu kongrenin Balkan halkları arasındaki ilişkilerin güçlenmesine, daha yaşanabilir bir dünya için medeniyet değerlerinin yerleşmesine, Balkan ülkelerinin karşılıklı dostluk ve ilişkilerine önemli katkılar yapmasını diliyorum."