Cihan Haber Ajansı [1720070]
Denizli Çiftçisinden Genetiği Değiştirilmiş Organizma'ların Ekim Dikimine Karşı İmza Kampanyası
Denizli Ziraat Odası'na Bağlı Çiftçiler, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (Gdo)'ların Ekim ve Dikimine İzin Veren Kanun Tasarısına Karşı İmza Kampanyası Başlatıyor.
Denizli Ziraat Odası'na bağlı çiftçiler, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)'ların ekim ve dikimine izin veren kanun tasarısına karşı imza kampanyası başlatıyor. Denizli Ziraat Odası'nın koordinatörlüğünde düzenlenen Denizli Ziraat Odaları aylık İl Koordinasyon Kurulu toplantısı Denizli'nin Güney ilçesi Ziraat Odası'nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Güney Belediyesi eğitim salonunda yapılan toplantıya Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, Ziraat Mühendisleri Odası Denizli Şube Başkanı İbrahim Gür, Güney Belediye Başkanı Halit Gürbüz ve ilçe ziraat odaları başkanları katıldı. Toplantının açış konuşmasını yapan Güney Ziraat Odası Başkanı Nafiz Bozcaoğlu, bu yıl üzüm fiyatlarının girdi maliyetlerinin altında olacağını belirterek, "Tüm ülke genelinde olduğu gibi bizim de belimizi her geçen gün artan girdi maliyetleri büküyor. Yaptığımız araştırmaya göre, bu yıl da üzüm fiyatları girdi maliyetlerinin altında olacak. Sattığımız üzüm maliyetini karşılamazsa işimiz gerçekten zor." dedi. Başbakanlıkta imzaya açılan, genetiği değiştirilmiş organizmaların ekim ve dikimine izin veren kanun tasarısı konusunda endişelerini dile getiren Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici ise, "GDO tasarısı yasalaşırsa, yerel çeşitlerimiz yok olacak. Topraklarımız bir bir elden çıkacak. GDO'nun yasalaşmaması için çiftçiler olarak her türlü girişimi yapacağız. Öncelikle imza kampanyası başlatacağız. Top basın açıklamalarıyla GDO hakkında halkımızı aydınlatacağız. Bizce çözüm GDO değil. Öncelikle yapılması gereken yerel çeşitlerimizin korunması amacıyla bir gen bankası kurulmasıdır. Gen kaynaklarımızın envanteri çıkarılmalı." diye konuştu. Konuşmasında, Tarım Bakanlığı'nın üç yıldır üzerinde çalıştığı Havza Bağlı Destek Modeline de değinen Gemici, "Tarım Bakanlığı'nın Üzerinde çalıştığı Havza Bağlı Destek Modeli ile Türkiye 30, Denizli ise 2 havzaya bölünüyor. Ancak Havza Bağlı Destek Modelinden önce ülkemizde yapılması gereken bir takım çalışmalar var. Öncelikle sulama yatırımları, toplulaştırma çalışmaları bir an önce tamamlanmalı ve veri tabanı oluşturulmalı." ifadelerini kullandı. Genetiği değiştirilmiş organizmaların ekim ve dikime izin veren kanun tasarısını eleştiren Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Gür de GDO'nun yasalaşması halinde Türk tarımının yok olacağını ileri sürdü. Gür, şunları söyledi: "Sorunun bir diğer önemli boyutu, biyo çeşitliliğimizin ve çevresel değerlerimizin tahribidir. GDO'lu ürünlerden olacak gen kaçışları, hem kültür bitkilerini hem de bunların yabani akrabalarını kontamine edecek; bu tabloya eklenebilecek yatay gen kaçışları ile doğada geri dönüşümü olanaksız bir süreç başlamış olacaktır. Tüketici ve halk sağlığı açısından da tablo vahimdir. GDO'lu ürünlerden işlenmiş gıda ürünlerinin sofralarımıza ulaşması, halkımızı daha da ağırlaşan alerjik reaksiyon, antibiyotik dayanıklılık, toksik etki, artan doğum anormalleri ve kısırlık gibi sağlık sorunları ile karşı karşıya bırakacaktır." şeklinde konuştu. Avrupa Birliği, şirketlerin Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) üzerindeki artık gizlenemeyen etkilerin varlığına rağmen, topraklarının yüzde 1'inden az olan bölümünde, yalnızca bir GDO'lu Mısır türünün ekimine izin vermiş olduğuna dikkat çeken Gür, "Avusturya, Macaristan, Yunanistan, Almanya ve Fransa'nın peş peşe gelen yasaklama kararlarıyla GDO'lu ekim alanları 165 bin hektardan 105 bin hektara daralmıştır. Üstelik bu üretimin yüzde 80'i yalnızca bir ülkede, İspanya'da gerçekleştirilmektedir. Önümüzdeki dönemde, halk ve çevre sağlığı ile kamu yararı odaklı bu yasaklamaların artarak süreceği öngörülmektedir. Bunun yanında Avrupa Birliği'nde, içeriğinde yüzde 0.9'dan fazla GDO'lu hammadde bulunan ürünlerin ancak etiketlenerek satışına izin verilmekte iken, halk sağlığı yanında, Türkiye'nin kendine özgü kültür ve inanç yapısına saygı gösterilme gereği duyulmadan, GDO'lu gıdaların serbestçe satışı gerçekleştirilmektedir." Ulusal Biyogüvenlik Kanun Tasarısı'nın kime hizmet ettiğinin belli olmadığını savunan Gür, halkın GDO'lu ürünlere hiçbir talebi yokken, halkın örgütlerinden gizlenerek, hangi amaç ve nedenlerle bu düzenlemenin gündeme getirildiğini sordu. Gür, şöyle devam etti: "Ülkenin onurlu ve namuslu çiftçileri, tüketicileri, ekoloji örgütleri, ziraat, çevre, gıda mühendisleri, birlikleri, kooperatifleri, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerinin bu barbarlık yasasına karşı direnmeleri en temel haklarıdır. Bu ülkenin genetik varlıklarını, biyolojik çeşitliliğini, tohumlarını korumak, toplumsal barışın, adaletin olmazsa olmaz ön koşullarıdır. Toplumun onayını almadan, apar topar hazırladığınız bu yasaya, bu ülkenin gerçek sahipleri olan bizler direneceğiz." (CİHAN)
| 5/10 (11 kişi) |
-
Milli Takım'da Volkan Patlaması
2014 Dünya Kupası Eleme Grubu maçlarına Avusturya'da hazırlanan A Milli Futbol Takımı'nda tatsız...
-
Video
İnce'den Başbakan'ı Kızdıracak Sözler
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Başbakan'ın sezaryen ile ilgili sözlerine öyle bir yanıt...
-
Rus Kadına Karakolda Tecavüz!
İstanbul'da kimlik kontrolü sırasında gözaltına alınan Rus kadın, götürüldüğü karakolda tecavüze...
-
Video
Arena'dan Çok Sert Uludere Çıkışı
'AK Parti'ye karşı bir karalama kampanyası var' diyen Erdoğan, PKK, BDP, CHP ve bazı medya...
-
Video
Varto'da Çatışma: 3 PKK'lı Yakalandı
Muş'ta evine giderken şehit edilen astsubayın katillerini arayan güvenlik güçleri 3 PKK'lıyı...
-
Video
İşte Süper Lig'e Yükselen Son Takım
Kasımpaşa, Bank Asya 1. Lig Play-Off finalinde Adanaspor'u uzatmalarda 3-2 yenerek Süper Lig'e...











