Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül, insani değerlerin aşındığı, değerler üzerindeki sömürünün evrensel bir sorun haline geldiği, bireyciliğin ve bencilliğin toplumsal huzuru ve barışı tehdit ettiğini belirterek, Türk milletinin, yeryüzünün en barışçı, en merhametli, en diri toplumlarından biri olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Gül, yayınladığı bayram mesajında, "Kurban Bayramının bütün vatandaşlarımıza, bütün İslam dünyasına ve bütün insanlığa hayırlı olmasını, yeryüzüne barış ve huzur getirmesini diliyorum" dedi.
Bayramların, ruhları arındıran manevi bir iklimin herkesi kuşatmasına vesile olduğunu ifade eden Gül, bayram günlerinin dayanışma ruhunun, kardeşliğin, fedakârlığın doruk noktaya çıktığı sevinç günleri olduğuna işaret etti. Gül, "Bu sevinci bayramlar vesilesiyle çoğaltmak, bu neşeyi yediden yetmişe, konu komşu herkese ulaştırmak, başkasının mutluluğu ile mutlu olmayı bilmek büyük milletimizin asli karakteridir.
Ne mutlu bizlere ki, kadim değerlerimizi muhafaza ederek öteden beri insanî özü geliştiren, toplumsal dayanışmayı, yardımlaşmayı ve paylaşmayı adalet ve merhametle, sevgi ve kardeşlik temelinde esas alan bir yüksek medeniyete, bir kutlu inanca ve bir yüksek kültüre mensubuz" dedi.
İnsani değerlerin aşındığı, değerler üzerindeki sömürünün evrensel bir sorun haline geldiği, bireyciliğin ve bencilliğin toplumsal huzuru ve barışı tehdit ettiği çağda bulunulduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Gül; Türk milletinin, yeryüzünün en barışçı, en merhametli, en diri toplumlarından biri olduğunu kaydetti.
Gül, şöyle dedi: "Türkiye ve Türk toplumu bugün, sadece kendi mutluluğu ve huzuru için değil, bütün insanlığın barış ve adalet içinde yaşaması için yeryüzünün her bölgesine merhamet ve şefkat elini uzatan bir ülke ve bir toplumdur. Devletimizin güçlenmesinin yanı sıra milletimizin maddi ve manevi zenginliklerini başka diyarlardaki, başka ülkelerdeki kardeşleriyle, yardıma muhtaç başka toplumlarla paylaşmaya gösterdiği özen her türlü takdiri hak eden bir erdemliliktir."
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin, ekonomik ve sosyal sorunlarını büyük ölçüde aştığı, demokratik güven ve istikrarı sağlam temeller üzerinde tesis ettiği, muasır medeniyet hedeflerini kararlılıkla gerçekleştiren bir büyük ülke olduğunu vurgulayarak, mesajını şöyle sürdürdü: "Türkiye Cumhuriyetinin bütün kurum ve kuruluşları vatandaşlarımızın daha çok mutlu ve mesut yaşaması, istisnasız herkesin hukukunun daha iyi korunması, refahın daha çok yaygınlaşması için çalışıyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti, şu anda dünyanın en saygıdeğer ülkeleri arasında itibarını her geçen gün yükselten, bütün vatandaşlarının dünyada saygı gördüğü, bütün ülkelerin dostluğundan fayda gördüğü bir ülkedir. Ekonomik krizlerle, siyasi ve sosyal sorunlarla dünya kamuoyunda yer aldığımız sancılı, sıkıntılı günler artık geride kalmıştır. Şimdi, her geçen gün gelişmekte olan demokrasisine paralel olarak ekonomisi büyüyen, adaleti bütün bölgelerine yaygınlaştıran, bütün kentleriyle birlikte kalkınan, dostluk elini uzattığı herkesten istediği karşılığı alan bir Türkiye var."
Türkiye, insan hak ve hürriyetlerinde demokrasi ve adalet çıtasını her geçen gün yükselterek, bütün vatandaşlarını kucaklayarak, demokratik hak ve özgürlükleri herkese şamil kılarak emniyet içinde geleceğe yürüdüğüne işaret eden Gül, şöyle devam etti: "Bu süreçte toplumun bütün katmanlarından beklentimiz Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin kazanımlarına yeni kazanımlar katmamız için, refah ve huzuru daha ileri merhalelere taşımamız için samimi katkı vermeleridir. İnanıyorum ki, milletçe birlik ve beraberlik içinde idrak ettiğimiz Kurban Bayramı bütün milletimizin yüreğine daha çok ferahlık ve daha çok huzur verecek, toplumsal dayanışmamızı derinleştirecek, kardeşlik ruhumuzu güçlendirecektir.
Bu hissiyatla, bütün vatandaşlarımın mübarek Kurban Bayramlarını yürekten tebrik ediyor, milletimize ve tüm insanlığa barış, huzur ve esenlik dolu bir hayat diliyorum."