Çölleşmeyle Mücadele

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Mersin İl Çevre ve Orman Müdürü Hasan Saday, Mera Alanlarındaki Tür Çeşitliliğinin ve Doğal Yapının Bozulması, Erozyon ve Toprak Kaybının Önemli Boyutlara Varması, Ülkemizin Çölleşme Riski Yüksek Olan Bir Kara Parçası Durumunda Olduğunu Ortaya Koyan Gerçekler Olduğunu Belirterek, Çölleşmeye Karşı Ağaçlandırma Çalışması Yaptıklarını Bildirdi.

Mersin İl Çevre ve Orman Müdürü Hasan Saday, mera alanlarındaki tür çeşitliliğinin ve doğal yapının bozulması, erozyon ve toprak kaybının önemli boyutlara varması, ülkemizin çölleşme riski yüksek olan bir kara parçası durumunda olduğunu ortaya koyan gerçekler olduğunu belirterek, çölleşmeye karşı ağaçlandırma çalışması yaptıklarını bildirdi.

Saday, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafi konumu, iklimi, topografya ve toprak şartlarının, ülkenin çölleşme ve kuraklığa karşı hassasiyetini arttırdığına işaret etti. Ülkemizde son yıllarda kurak mevsimlerin yaşandığına dikkat çeken Saday, "Gelecekte de kuraklık trendinin artacağına ilişkin tahminler yapılmaktadır. Her geçen gün topraklarımız, yerine koyamadığımız biçimde bizden kopuyor, Kurtuluş Savaşı'nda kanımızla, canımızla savunduğumuz ve kaybetmediğimiz vatan toprağının her gün 400 bin kamyonu erozyonla dışarı atılıyor" dedi.

Dünya genelinde insan müdahalesi sonucunda çölleşen alanın 48.3 milyon kilometrekare olduğunu ve bu değerin 900 milyon kişiyi etkilediğini kaydeden Saday, "Birleşmiş Milletler Çevre Programı, çölleşmenin genel maliyetinin yılda yaklaşık 42 milyar dolar olduğunu belirtiyor. Ormanlık ve mera alanlarımızdaki tür çeşitliliğinin ve doğal yapının bozulması, erozyon ve toprak kaybının önemli boyutlara varması, ülkemizin çölleşme riski yüksek olan bir kara parçası durumunda olduğunu ortaya koyan gerçeklerdir" diye konuştu.

Çölleşmeye karşı neler yapılması gerektiğini de sıralayan Saday, "Doğru tarım uygulamaları teşvik edilmeli. Su kaynaklarının kaybı ve toprak tuzlanması önlenerek kuraklık etkileri azaltılmalı. Ağaçlandırma teşvik edilirken, mümkün olduğu kadar orman yangınları ile mücadele edilmeli ve önlenmeli. Erozyon ve kumul birikimiyle mücadele edilmeli" şeklinde konuştu.

Kurum olarak çölleşme ve erozyona karşı yaptıkları çalışmaları da aktaran Saday, "Çevre ve Orman İl Müdürlüğü olarak 2007 yılı içerisinde 500 hektar alan ağaçlandırılmış, bin 650 hektar alanda erozyon kontrolü, 550 hektar alanda rehabilitasyon çalışmaları tamamlanmıştır. Fidanlıklarımızda 11 milyon adet fidan üretilmiştir. 4122 Sayılı Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanu'nu uyarınca Bakanlığımız Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı kapsamında İlimizde 2008 yılı içerisinde 450 hektar alanın ağaçlandırılması, bin 230 hektar alanın erozyon kontrolünün yapılması, 250 hektar alanın rehabilitasyon çalışması ve 10 milyon fidan üretimi projeleri üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Çevremizin bize atalarımızdan kalan miras değil, bir emanet olduğunun bilincinde ve onu gelecek nesillere en güzel şekilde bırakma gayretinde olmalıyız. Bu konuda her bireyin çevreci olma ve üzerine düşeni yapma mecburiyeti vardır" dedi.

(HK-HK-Y) 16.06.2008 18:08 TSİ

Kaynak: İhlas Haber Ajansı