'Çocuklarda Kabızlık Tedavisi Uzun Sürebilir, Sabırlı Olunmalı'

Kabızlığın Çocukluk Döneminde Sık Karşılaşılan Bir Sağlık Sorunu Olduğunu Belirten Uzmanlar, Çocuğun 2 Haftadan Uzun Süre Dışkılamasında Zorlanma Olması veya Dışkılamasında Gecikme Olması Durumunda Vakit Geçirmeden Doktora Götürülmesini Tavsiye Ediyor.

Kabızlığın çocukluk döneminde sık karşılaşılan bir sağlık sorunu olduğunu belirten uzmanlar, çocuğun 2 haftadan uzun süre dışkılamasında zorlanma olması veya dışkılamasında gecikme olması durumunda vakit geçirmeden doktora götürülmesini tavsiye ediyor. Çocuk Hastalıkları Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Dr.Fatih Ünal, kabızlığın kız çocuklarda daha sık görüldüğünü, çoğu kez herhangi bir sebebe bağlı olmadan görülebildiğine dikkat çekti. Ailesel yatkınlıktan dolayı vakaların yarısına yakınında kabızlık olduğunu belirten Uzm. Dr. Ünal; "Kabızlık en sık 2 yaş civarında tuvalet terbiyesi verilirken karşımıza çıkar. Anne sütünden süt bazlı formülalara geçiş sırasında kabızlık görülebilir. Kabızlık sorgulanırken doğumdan sonra çocuğun ilk 24 saatte dışkı yapıp yapmadığı, kabızlık sorunun süresi, dışkının özelliği (kıvamı, keçi pisliği şeklinde olup olmadığı, tuvaleti tıkayacak şekilde olup olmadığı, dışkı kaçırma olup olmadığı), beraberinde idrar kaçırma probleminin olup olmadığı araştırılmalıdır. Aile iyi bir gözlemci ise kabız çocuklarının bir kenara saklanıp dışkı yapıyormuş gibi algılanmaya sebep olacak davranışlar içerisinde olduğunu doktoruna söyleyebilir. Bazen de altta yatan bir sebebe bağlı ortaya çıkabilmektedir; günlük süt miktarının fazla olması, inek sütü alerjisi, posasız gıdaların fazlaca alınmış olması, bazen sıvı kaybı gibi beslenmeye bağlı nedenler olabildiği gibi bazen de hipotiroidi, çölyak hastalığı (buğday unundaki gluten isimli bir proteine karşı alerji), kistik fibrozis (ter bezlerinin ve dış salgı bezlerinin hastalığı), şeker hastalığı, kalsiyum yüksekliği, potasyum azlığı gibi metabolik sebepler olarak karşımıza çıkabilir. Kabızlığın sebebi olarak nörolojik hastalıklar karşımıza çıkabilmektedir. Ayrıca ilaç alım hikayesi örneğin; antiasit ilaç alımı, havale ilacı kullanımı (fenobarbital), tansiyon ilaçlarının alımı sorgulanmalıdır. Yine hastanın makat bölgesinin muayenesi de önemlidir. Makat bölgesinde çatlak olması, anüsün yerleşim yeri, kalın barsağın sinirsel uyarı eksikliği gibi sebepleri ayıt etmemize yardımcı olabilir." dedi. Dr. Ünal, hasta yakınlarından edinilecek bilgilerin çoğu kez yeterli olduğunu; ancak organik bir sebep düşündürecek bulgular varsa direkt karın grafisi barsaklarda dışkı birikimini göstermede ve omurgalara ait hastalıkların ortaya çıkartılmasında kullanılabileceğini söyledi. Tedaviye başlamadan önce aileye baştan tedavinin uzun süreceği, sabırlı olmak gerektiği açık bir dille anlatılması gerektiğini kaydeden Dr. Ünal; "Aileye ve çocuğa tuvalet eğitimi anlatılmalı ve eğitimin en az 6-12 ay süreceği belirtilmelidir. Tuvalet eğitiminin sabah kahvaltısı sonrası yerine getirilmesi gerektiği ve erişkin insanlarında bu şekilde yaptığı çocuğa uygun bir dille anlatılmalıdır. Diyet tedavisine diyete başaltıcı lavmanlar uygulandıktan sonra başlanmalıdır. Aile uygulama sırasında günlük tutmalıdır. Sebzeler; kereviz, enginar, bezelye, Brüksel lahanası, karnabahar, taze fasulye, ıspanak, pırasa, domates ve salatalık, marul ve havuç verilebilir." diye konuştu.




Reklam