Başbakan Yardımcısı
Cemil Çiçek, Türkiye'de en kanlı terör örgütüne, 'terör örgütü' dememek için elinden geleni yapanların olduğunu belirterek aynı insanların özgürlük ve hak dediklerini aktardı. İnsan hakları konusunun ikiyüzlülüğe müsait bir konu olduğuna dikkat çeken Çiçek, bir ülkenin üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanıldığını söyledi. "Bizi en çok insan hakları konusunda 'şunları neden yapmadın' diyenlerin en önemli ihlali kendilerinin yaptıklarının altını özellikle çizmek istiyorum." diyen Devlet Bakanı Çiçek, en önemli insan hakkı ihlalinin terör meselesi olduğunu vurguladı.
"60. Yıldönümünde Dünya İnsan Hakları Günü Konferansı" Hakimevi'nde yapıldı. Açılış konuşması yapan Birleşmiş Milletler (BM) UNİCEF Türkiye Temsilcisi Reza Hossaini, Doğu Asya ve Afrika'da birçok çocuk ve kadının atalarının, akrabalarının borçlarını ödemek için hala zorunlu olarak çalıştırıldığını belirtti. Her yıl 1.2 milyon çocuğun insan ticaretine maruz kalıp değişik nedenlerle değişik yerlere satıldığına dikkat çeken Hossaini, "Bu, bugünkü kölelik değil de nedir?" diye sordu. Hossaini, 60 yıl önce imzalanan ve kabul edilen bir belgenin insan haklarının hayata geçirilmesinin tam zamanı olduğunu vurguladı.
BM UNİCEF Türkiye Temsilcisi Hossaini'yi, konuşmasında teröre çok fazla bir vurgu yapmamasından dolayı eleştiren Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ise insan hakları konusunun sadece kamu adına yetki kullanan, özellikle de bütün dünyada güvenlik birimlerinin yaptığı keyfi muamelelerle gündeme geldiğini söyledi. Kamu adına yetkiyi kullanıyorsa onu hukuk çerçevesi içinde kullanmak zorunda olduğuna dikkat çeken Çiçek, aksi halde yasa çıkarmanın da bir anlamı olmayacağını ifade etti.
Dünyada yasa noktasında çok eksiklik bulunmadığını dile getiren Çiçek, Türkiye'nin Avrupa Birliği süreciyle ilgili olarak mevcut düzenlemelerine ilaveten çok önemli değişiklikler yaptığını kaydetti. Türkiye'de hala öncelikli konuların başında insan hakları ihlalleri geldiğini anlatan Çiçek, "Bu ihlallerden biz de rahatsızız. Hep birlikte bu ihlallerin asgariye indirilmesinin gayreti içerisinde olmamız gerekiyor. İnsan hakları konusu sadece bir yasal düzenleme konusu değil, aynı zamanda bir zihniyet değişimi konusudur. İnsan haklarını sadece polis ve güvenlik birimleri yapmıyor; kamu adına yetki kullanan ya da elinde önemli güçleri bulunduran kesimler de yapıyor. İnsan hakları konusu çok karmaşık bir konu. Bizi en çok insan hakları konusunda 'şunları neden yapmadın' diyenlerin en önemli ihlali kendilerinin yaptıklarının altını özellikle çizmek istiyorum." dedi.
"EN ÖNEMLİ İNSAN HAKKI İHLALİ TERÖRDÜR"
En önemli insan hakkı ihlalilin terör meselesi olduğuna dikkat çeken Devlet Bakanı Çiçek, insan haklarının yaşayan insanlar için olduğunu belirtti.
Çiçek, şöyle devam etti: "Terör örgütlerine her türlü desteği vereceksiniz. Parasal imkanı sağlayacaksınız, eğitim desteği vereceksiniz, lojistik desteği vereceksiniz. Doğru, dürüst, samimi, içten, kararlı bir işbirliğine yanaşmayacaksınız. Sonra da 'falan ülkede insan hakları ihlali var, filan yerde insan hakları ihlali var' diye raporlar yayınlayacaksınız. Bunu gündem konusu yapacaksınız. İnsan hakları konusu biraz iki yüzlü bir konu; ya da ikiyüzlülüğe müsait bir konu. Ya da bir ülkenin üzerinde baskı kurmak adına en çok istismar edilen bir konudur. Onun için insan haklarını bütün boyutlarıyla değerlendireceksek; bu noktada samimi isek terörden ayrı günümüzde insan haklarını değerlendiremezsiniz. İyi niyetli çabaları olanları bir tarafa bırakarak Türkiye'dekilere bakıyorum; Türkiye'de en çok insan hakkı diyenler, terör örgütleriyle ilgili fikir beyan etmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Evvelki gün İstanbul'da işlenen terör eylemi, Diyarbakır'da, Güngören'de ondan evvel birçok insan bu konuda hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden bu insanlara hangi insan hakkı lazım? Bunların hepsinin arkasında uluslararası bir kısım politikaların ve güçlerin olduğunu bilmeyen kalmadı. Daha birkaç gün evvel Hindistan'da meydana gelen ve 200'e yakın insanın hayatını kaybettiği şu ülkeden, bu ülkeden, bütün bunlar ortadayken; sadece soyut bir insan haklarına vurgu yapmak, hamasi nutuk çekmek, ondan sonra da bunun gereğine tevesül etmemek iki yüzlülüğün daniskasıdır."
"İNSAN HAKLARI DÜZGÜN KONUŞULACAKSA HERKESİN MASKESİNİ YÜZÜNDEN İNDİRMESİ GEREKİYOR"
"Halen bir kısım ülkeler kan deryası içerisindeseler, oturup yeni baştan insan haklarından ne anlıyoruz, buna bir bakmamız gerekecektir." diyen Çiçek, Türkiye'de en kanlı terör örgütüne, 'terör örgütü' dememek için elinden geleni yapanların olduğunu kaydetti.
Aynı insanların 'özgürlük ve hak' dediklerini aktaran Çiçek, şunları söyledi: "Peki bir alışveriş merkezine, işmerkezine, sokak ortasına konulan bombalardan dolayı hayatını kaybeden iki yaşındaki çocuğun insan hakkı nerede kalıyor? Balkonda etrafı seyretmekte olan bir vatandaşın, patlayan bomba sonucu hayatını kaybetmesi, bu insanların insan hakkı nerede kalıyor? Peki bu işlerin sorumluluğu sadece kandırılmış, yoldan çıkarılmış, her ne sebeple ikna edilmiş bombayı koyan 3- 5 kişinin sorumluluğundan mı ibaret? Bunun arkasında uluslararası güçler yok mu, uluslar arası politikalar yok mu? Eğer insan hakları meselesini düzgün konuşacaksak, herkesin maskesini yüzünden indirmek gerekecektir. Bu maskeler inmediği sürece biz oyunu oynamaya devam ederiz. Türkiye insan hakları konusunda samimidir. Bütün eksikliklerine rağmen bu yönde ciddi bir çaba sarfediyor. Biz Türkiye olarak şöyle yanlış bir değerlendirmenin içerisinde olamayız; mademki bu tür iki yüzlülükler var, bizim yaptığımız yanlışlıklar da olabilir. Hayır, Türkiye böyle bir mazeret arayışı içerisinde olamaz, olmamalıdır. Bizim ne kültürümüz ne anlayışımız herhangi bir ihlali maruz gösterecek noktada değildir. Eksikliklerimiz var, bunun yasalardan daha çok kültürel eksikliğimizden, bu konuya yeterince birlikte bakamadığımızdan kaynaklandığını düşünüyorum."
BM UNİCEF Türkiye Temsilcisi Reza Hossaini, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in eleştirilerini Cihan Haber Ajansı'na değerlendirdi. Çiçek'e hak verdiğini dile getiren Hossaini, dünyanın her yerindeki terör olaylarının ve terörizmin önlenmesi gerektiğini söyledi. Terör olaylarını kınadığını ifade eden Hossaini, insan haklarının ülkelere karşı baskı aracı olarak kullanıldığı yönündeki eleştiriye ise "Haklı olabilir. Çünkü eğer durum bu şekilde ise zaten bunun kendisi bir insan hakları ihlali oluşturuyor." diye cevap verdi. (CİHAN)