CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal, iktidarın siyasi zihniyetinin Türkiye'yi çok tehlikeli bir husumete sürüklediğini belirterek, "Bu tablo herhalde
AK Parti'nin kendi geleceğiyle ilgili kaygılarından kaynaklanıyor. Ama bunu mazur görmek mümkün değildir. Türkiye derhal derlenip toparlanmalıdır. Hukuk işlemelidir, kurallar, ahlak, samimiyet işlemelidir. Hiç kimsenin siyasi ikbalinin milletin istikbalinden daha önemli olamayacağını unutmamalıyız" dedi.
Baykal, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Fatih Altaylı'nın programına katılarak Atatürk'ü sevmediğini, Humeyni'yi sevdiğini söyleyen ve İngiliz himayesinin dini hak ve özgürlüklerini yaşayabilmesi için daha iyi olacağını savunan türbanlı genç kızla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Atatürk'ü sevmenin zorunlu olmadığını, demokrasi anlayışı içinde bunu söyleyenlere saygı duyacaklarını belirten Baykal, bunun kendisine Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın "Türkiye'de Müslümanlar baskı altında" sözlerini hatırlattığını söyledi. Milli mücadele döneminde de İngiliz himayesini savunan mütareke basını ve siyaset adamları olduğunu belirten Baykal, "Damat Ferit budur, Vahdettin'in yaptığı budur. İşte o kızımızın kafasındaki düşünce de budur. Bu düşünce acaba sadece bireysel bir tercih içinde o konuşmayı yapan o kızımızla sınırlı mıdır? Acaba bu düşüncenin açıktan ya da gizlice doğrudan ya da dolaylı paylaşıldığı bir geniş alan söz konusu mudur? Bu geniş alanla siyasetimizin bir ilgisi var mıdır? AK Parti'nin bir ilgisi var mıdır? Türkiye'deki Atatürk'e karşı çıkanların ilgisi var mıdır? Bu fotoğrafları bir kenara koyun. Buraya gelen bazı Avrupalı politikacıların, 'Bu Atatürk'ü ortadan kaldırın canım, bu Atatürk engelleyici oluyor' sözlerini hatırlayın. Daha dün bu Meclis'te 'ismet Paşa bu milletin düşmanıdır' diyen AK Parti milletvekilini hatırlayın. Bu zihniyetin nerelere kadar kök salabilmiş olduğunu anlamak zorunlayız. Yani Türkiye'de bir dürüstlükten kaçınma, takiyye yapma, niyetini saklama üslubunun ne kadar yaygın ve etkin olduğunu biliyoruz. Bu sorun aşılmamış arkadaşlar, sıkıntı bu" diye konuştu.
"SORUN ARTIK TÜRBAN VE LAİKLİK DEĞİL, CUMHURİYETTİR" Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunun türban sorunu olmadığını da belirten Baykal, "Türban sorunu mudur değil midir? Son Anayasa değişikliğini türban için yaptılar mı yapmadılar mı? Onu bize söyleyeceklerine gitsinler, ortakları bu yasayı çıkarırken işbirlikçisi oldukları diğer muhalefet partisine sorsunlar. O Anayasa değişikliğini acaba türbanı çözmek için yapmadılar mı? O parti de aynı düşüncede mi? Ama ben artık anladım ki bu türban işi değildir. Ben 'türban işi değil, laiklik işidir' diyordum. Hayır daha ilerisini söyleyeceğim. Artık bu gelişmeler ışığında ortaya çıktı ki; türban da değildir, laiklik de değildir. Türkiye'de cumhuriyettir, rejimdir, devletin bağımsızlığıdır" şeklinde konuştu.
Son 10 gündür "fitne, fesat, dedikodu, yalan siyaseti"nin Türkiye'ye dayatıldığını savunan Baykal, eskiden Türkiye'de siyasetin partiler arasında yapıldığını ama artık yargının siyasetin hedefi haline geldiğini söyledi. Yargının bir kararını, genel üslubunu eleştirmenin anlaşılabilir olduğun belirten Baykal, "Ben yargıya karşı fesat kampanyası, dedikodu, fitne kampanyası diyorum ya. Ve silahlı kuvvetlere karşı bir kampanya. Artık aleni, açık. Sanki bir demokrasi görevi. Silahlı kuvvetlere, yargıya, siyasetin üstünde ve dışında tutulması zorunlu olan bu temel kurumlara karşı olağanüstü bir nefret kampanyası sürdürülüyor" dedi.
Anayasa Mahkemesi'nin savcıları greve çağırmasının da dikkat çekici olduğunu söyleyen Baykal, "Bu gidiş sürdürülebilir bir gidiş değildir. Bu gidişten yarar umanların yarar bulacakları bir gidiş değildir. Ağır bedelleri olacak bir tablodur" uyarısında bulundu.
Baykal, iktidarın siyasi zihniyetinin Türkiye'yi çok tehlikeli bir husumete sürükleyen bir anlayış olduğunu belirterek, "Bundan çok büyük üzüntü duyuyorum. Bu tablo herhalde AK Parti'nin kendi geleceğiyle ilgili kaygılarından kaynaklanıyor. Ama bunu mazur görmek mümkün değildir. Türkiye derhal derlenip toparlanmalıdır. Hukuk işlemelidir, kurallar, ahlak, samimiyet işlemelidir. Hiç kimsenin siyasi ikbalinin milletin istikbalinden daha önemli olamayacağını unutmamalıyız" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın "Bu trenden inen bir daha binemez" sözlerine de atıfta bulunan Baykal, iktidarın çok perişan bir noktada bulunduğunu ve Başbakan'ın da ruhsal dağınıklık içinde bulunduğunu kaydetti. Baykal, "Türkiye bu tablodan derhal çekip kurtulmalıdır. Nasıl 70. dakikada milli takım içine sürüklendiği kabustan kurtulduysa, Türkiye'de içine sürüklendiği kabustan derhal kurtulmalıdır" ifadelerini kullandı.
(MÜG-CC-CC-Y)