Haber Tarihi: 18 Ekim 2011 Salı Saat 19:36
Ankara Haber Ajansı  [3067423]

Chp'liler Adalet Bakanı Ergin'i Göreve Davet Etti


CHP Milletvekili Atilla Kart, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e, bakanlığının sorumluluğunda olan bir takım olayları anlattıklarını belirterek, "Adalet Bakanlığını uyardıklarını, göreve davet ettiklerini" ifade etti CHP Milletvekili Atilla Kart, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e, bakanlığının sorumluluğunda olan bir takım olayları anlattıklarını belirterek, "Adalet Bakanlığını uyardıklarını, göreve davet ettiklerini" ifade etti.

CHP Milletvekili Atilla Kart, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e, bakanlığının sorumluluğunda olan bir takım olayları anlattıklarını belirterek, "Adalet Bakanlığını uyardıklarını, göreve davet ettiklerini" ifade etti CHP Milletvekili Atilla Kart, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e, bakanlığının sorumluluğunda olan bir takım olayları anlattıklarını belirterek, "Adalet Bakanlığını uyardıklarını, göreve davet ettiklerini" ifade etti.

CHP milletvekilleri Atilla Kart, Levent Gök, Ahmet Toptaş, Ayşe Nedret Akova, Dilek Yılmaz, Ali İhsan Köktaş ve Uğur Bayraktutan da Adalet Bakanı Sadullah Ergin'i makamında ziyaret etti. Görüşme yaklaşık 1.5 saat sürdü.

Görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Kart, Adalet Bakanı Ergin'e böylesine geniş bir zaman diliminde görüşme ortamı sağladığı için teşekkür ederek, rahat bir görüşme ortamında düşüncelerini, kaygılarını, adaletin gelişiminden duydukları kaygıları, toplumsal barışın zedelenmesinden duydukları kaygıları ve ayrışma sürecinden duydukları kaygıları ifade ettiklerini belirtti.

"Burada Hükümetin uygulamalarından doğan, genel anlamdaki sakıncaları anlatmadık" diyen Kart, "Bunların anlatılacağı zemin ayrı bir zemin, o konulara hiç girmedik ama doğrudan Adalet Bakanlığının sorumluluğunda olan bir takım olayları dile getirerek, Adalet Bakanlığını bir anlamda uyardık, bir anlamda göreve davet ettik" dedi.

Kart, Adalet Bakanı Ergin'e ilettikleri konuların şunlar olduğunu kaydetti:

"Bir kömür yardımı yolsuzluğu dosyasında bir Cumhuriyet savcısı bir milyar dolarlık dosyayı sumen altı ediyorsa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu o savcı hakkında işlem yapmıyorsa Adalet Bakanının işi ne, görevi ne? Demokratik meşruiyet sağlayan HSYK böyle bir suç ilişkisini neden görmezden gelir, neden himaye eder bunu sorduk.

Oda TV iddianamesinde milletvekillerinin yasama faaliyetlerini örgüt ilişkisi kapsamına almaya çalışan Anayasa'nın 14. maddesini, 83. maddesini ayaklar altına alan savcılık makamına karşı Adalet Bakanı ve HSYK neden harekete geçmiyor, bunu sorduk. Bu noktada uyarılarımızı yaptık.

Telekom'un içi boşaltılırken, taşınmazları satılırken suç ilişkilerine iştirak eden, Telekom'un yönetiminde yer alan Başbakanlık Müsteşarı, TRT Genel Müdürü, Sivil Havacılık Genel Müdürü hakkında, yüzde 10 ismiyle maruf olan Abdullah Tirmikli, Muhammet Harririler hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı görev yapmadığı halde Adalet Bakanı olarak bu tabloyu neden seyrediyorsunuz diye sorduk.

Yürüttüğü Silivri soruşturmasında Kayseri Büyükşehir Belediyesi yolsuzluğuyla ilgili tahsilat defterini, fişlerini bulan, trilyonluk suç unsuru senedi bulan ve bu suç bulguları hakkında suç duyurusu yapmayan, o delilleri karartan Zekeriya Öz ve benzeri savcılar hakkında gerek Adalet Bakanı olarak gerek HSYK olarak neden görevinizi yapmıyorsunuz, diye sorduk.

Ak Parti milletvekilleri hakkında 22. yasama döneminde Meclis'te olan dokunulmazlık dosyaları vardı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kaynaklı dosyaların hepsi yolsuzluk nitelinde olan dosyalardı, Nevzat Pakdil, Mustafa Açıkalın, Hüseyin Besni... İsimlerini de veriyorum. Bu arkadaşlarımız 23. yasama döneminde de milletvekili oldu, bu milletvekillerinin fezlekeleri nerede. Bu fezlekeler Cumhuriyet savcıları tarafından nasıl ortadan kaldırılır. Anayasa'nın 83. maddesi ortada dururken, Cumhuriyet savcıları dava haline gelen bu fezlekeleri nasıl ortadan kaldırabilir, Adalet Bakanı olarak siz bu fezlekeleri ortadan kaldıran Eyüp Cumhuriyet savcılarını nasıl himaye edersiniz. Bunları sorduk.

Geçen dönem Ak Parti Rize Milletvekili hakkında sahtecilik dosyasında milletvekili olduğu halde zaman aşımını işleten savcıyı neden koruyorsunuz diye sorduk."

-TUTUKLULUK SÜRELERİ GÜNDEME GELDİ-

Tutukluluk süreleriyle ilgili konuyu da ifade ettiklerini dile getiren Kart, Adalet Bakanı'nın bu konuda sorunu üstlenmesi ve Meclis Başkanı'na bu konuyla ilgili çözüm önerisi götürmesi gerektiğini söylediklerini bildirdi.

Kart, "Geldiğimiz noktada Türkiye Cumhuriyeti'nde görev yapan savcıların bir bölümü ki bu savcılar genellikle Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarında kritik soruşturmaları sürdüren savcılar. Bu savcıların bir bölümü artık cumhuru temsil etmiyor, artık Cumhuriyeti korumuyor, artık hukuku korumuyor. Hükümeti ilgilendiren, hükümetin doğrudan taraf haline geldiği, hükümetin müdahil olduğu böylesine kritik olaylarda tavsiye, telkin, kanunsuz emirler yoluyla görev yapan bürokratlar haline gelmiştir, bunları anlattık. Bunlardan duyduğumuz kaygıları anlattık. Adalet Bakanlığı'nın İçişleri Bakanlığıyla birlikte adaletsizliklerin odağı haline geldiğini, İçişleri Bakanlığının delil kararttığını, delil üretim odağı haline geldiğini Sayın Bakana anlattık" şeklinde konuştu.

-SAVCILARA GÖREVLERİNİ HATIRLATMAK İÇİN ADLİYELERİ ZİYARET ETTİK-

CHP'lilerin adliyelere yaptığı ziyaretlerin eleştirildiğini söyleyen Kart, görevini yapmayan Cumhuriyet savcılarına görevlerini hatırlatmak için adliyeleri ziyaret ettiklerini dile getirdi.

Bir gazetecinin "Adalet Bakanı Ergin'in sorularınıza tepkisi nasıl oldu" sorusu üzerine Kart, bu konuları yazılı bir metin halinde de Bakan Ergin'e sunduklarını, konuların bir kısmından haberi olmadığını belirten Ergin'in de konuları inceleyip, gerekli araştırmayı yapacağını ifade ettiğini anlattı.

Tutuklu milletvekillerinin durumunun da gündeme geldiğini söyleyen Kart, şunları kaydetti:

"Bu konuda Sayın Bakan, yapılacak düzenlemenin bir komplikasyona yol açmaması noktasındaki hassasiyetini ifade etti. Sayın Bakan'ın bu hassasiyeti belli bir noktaya kadar anlaşılabilir, ama gerçekten bu konuya çözüm bulmak noktasında siyasi iktidarın bir irade sahibi olup olmaması önemlidir. Siyasi iktidarda bu irade var ise Meclis Başkanlığına destek vermek suretiyle bu konuya istediği takdirde hemen bir hafta içinde çözüm getirilmesinin mümkün olduğunu da Sayın Bakan'a ifade ettik." - Ankara

6/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12