Ana Sayfaya DönAna Sayfaya Dön

Kılıçdaroğlu: Baş Çalan da Hesap Verecek

CHP lideri Kılıçdaroğlu fezlekesi olan 4 bakanın yargılanacağını, başlarındaki Başbakan olarak bilinen 'baş çalanın' da hesap vereceğini söyledi.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, haklarında fezleke düzenlenen bakanlarla ilgili; "O 4 bakan yargılanacak. 4 bakan Yüce Divan'a gidecek, bu millete bunun hesabını verecek. Sadece 4 bakan mı? Bir de adına 'başbakan' denen bir 'baş çalan' var. Onun da hesap vermesi lazım" dedi.

"YOLSUZLUĞUN MALİYETİ 247 MİLYAR LİRA"

Ortaya çıkan yolsuzluğun boyutunun 247 milyar lira olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Dediler ki bu rakam doğru değil. Ben de 'olabilir, doğru olmayabilir' dedim. Kim çaldı, en iyi o bilir. Çıkın açıklayın o zaman arkadaşlar. 'Çalmadık' demiyorlar, 'rakam doğru değil' diyorlar. Yani 'çaldık ama belki daha da büyük daha da az olabilir' diyorlar. Haram olsun. Ne diyelim başka ne diyeceğiz yani" ifadelerini kullandı.

"BU MİLLET KUL HAKKI YİYENİ UNUTMAZ"

İktidar partisinin din, iman edebiyatı yaptığını ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"700 bin liralık saat aldılar, rüşvet, 700 bin lira... Ankara Mamak'ta 10 daire demek bu. Yetmedi, kol saatini veren adamın uçağıyla aileyle birleşip umreye gittiler. Haram parayla umre olur mu Allah aşkına? Şimdi dün toplantı yapmışlar, büyükelçileri toplamışlar, 'efendim bu hükümete darbe yapıldı da şöyledir, böyledir, bu büyükelçilere anlatın' diyorlar. Merak ediyorum; mesela bir büyükelçi elini kaldırıyor, 'sayın bakan bir şey sorabilir miyiz?' O da 'buyur sor' diyor. 'Ben anladım size karşı bir darbe yapılmış ama anlamadığım bir yer var' Nedir o. 'Bu ayakkabı kutusunda 4,5 milyon doların darbeyle ne ilgisi var. Bana bunu anlatır mısın' derse, bu bakan nasıl cevap verecek merak ediyorum. Kem küm etti, onu anlatamadı. Bir başka büyükelçi; 'benim anlamadığım bir yer var. Bu bakanların çocuklarının yatak odalarından 7 tane kasa niye girdi oraya ve bu darbeyle bunun bağlantısını bir anlatın bana?' derse ne diyecek? Yine kem küm edecek. Hadi diyelim ki kasayı da anlattı. 'Kasa merakı var bizim oğlanda' diyecek. 'Nerede bir kasa bulsa illa yatak odamda olsun ben onları köşeye dizeceğim' Hadi böyle anlattı diyelim. Şu soruya ne cevap verecek; 'Kasa merakı var iyi de bu kasaların içinde milyon dolarlar, avrolar, Türk liraları ne geziyor arkadaş' Hadi onu da anladık. Bu para sayma makineleri ne geziyor. Bunun darbeyle ne ilgisi var, bana çık bir anlat' derse ne diyecek bunlar. Herkesi sanıyor ki; aptal. Bu millet kul hakkını yiyeni unutmaz. Bunu kimse unutmasın."

"BAŞLARINDAKİ KİŞİ BAŞBAKAN"

Düzenlenen operasyonların ardından 4 eski bakan hakkında fezleke geldiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Aldıkları rüşvetleri biliyorsunuz. Bu işin başında olan kişi şu anda Başbakanlık koltuğunda oturan kişidir. Adı da Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bunu herkes bilsin. Rüşvetin başında olan kişidir. Her olayda dava açardı aleyhime, 'iftira atıyor' diye, tık yok... Ben diyorum ki; çetenin başı, tık yok. Adam çetenin başı zaten, ne söylesin" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, daha önce Silivri'ye gittiğinde "İçeride masum insanların yattığını, bunu yapanların yatacak yeri olmadığını" söylediğini vurgulayarak, bunun üzerine Ankara'ya gelmeden kendisiyle ilgili fezleke geldiğini, fezlekelerin talimatla geldiğini savundu.

"ONUN DA HESAP VERMESİ LAZIM"

İstanbul merkezli operasyonda adı geçen 4 eski bakanın fezlekelerinin hala Meclis'e gelmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"4 bakanın, yolsuzlukları çıktı. Mecburen koltuklarından istifa ettiler. Bir türlü fezlekeleri Meclis'e gelmiyor. Yani namuslu adamın fezlekesi yıldırım hızıyla geliyor da bu milleti soyan adamın fezlekesi niye gelmiyor? O 4 bakan yargılanacak. 4 bakan Yüce Divan'a gidecek, bu millete bunun hesabını verecek. Sadece 4 bakan mı? Bir de adına 'başbakan' denen bir 'baş çalan' var. Onun da hesap vermesi lazım. Neden baş çalan diyorum. Onun bakanı ne söyledi? Dedi ki; 'Başbakan sen bana istifa et diyorsun. Sen ne söylediysen ben de onu yaptım. Bas altına imzayı, ben de bastım. Şimdi bana diyorsun ki; 'istifa et, yolsuzluk yaptın'. 'İstifa edeceksem önce ben değil senin istifa etmen lazım'. 'Biz bunun hesabını sandıkta veririz' diyorlar. Yok öyle kaçmak. Bunun hesabı demokrasilerde, bağımsız mahkeme önünde verilir. Sen korkmuyorsan, alnın açıksa, ar damarın varsa, namuslu adam gibi çıkarsın mahkemenin önüne, 'benim verilemeyecek hesabım yoktur' dersin. Eğer bunu derse, onun alnından öperim. 'Bu adam temiz adam, hesap vermekten korkmuyor, çıkıyor mahkemenin önüne' derim. Diyor mu böyle, demiyor, kaçıyor. 'Ben mağdurum, gizli darbe yapılacaktı' diyor. Bırak bu edebiyatı, kabak tadı verdi bu mağdurluk işi."

"BUNLAR KAÇ LİRAYA DOYACAK"

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın 2004 yılında aylık 3 bin avro, Almanya Başbakanının da 15 bin avro aldığını söylediğini dile getirerek, 2004 yılında yapılan bütçe görüşmelerinde Başbakan'ın aylığının yükseltilmesini istediğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının başka ülkenin başbakanıyla "benim maaşım düşük" diye bir görüşme yapmaması gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Şimdi merak ediyorum; 3 bin avro para alıyorsun, Şimdi herhalde 5-6 bin avrodur. Uçak parası vermiyorsun, taksi parası vermiyorsun, kira parası vermiyorsun, eğitim parası vermiyorsun, yemek parası da vermiyorsun. 'Bu parayla geçinemiyorum' diyorsun. Peki emekli, bin avronun altında parayla nasıl geçinecek? Kardeşim niye geçinemiyorsun? Bunlar kaç lirayla doyacak acaba. Emin olun hala anlayamıyorum. Milyarları götür, 7 sülaleye yetecek kadar malı götürdünüz.. Deseler ki; 'biz şu kadar liraya artık pes edeceğiz'. CHP Genel Başkanı olarak yardım kampanyası acacağım, bunlara bu parayı verip, 'bu milletin yakasından düşün' diyeceğim."







Reklam