CHP Grup Toplantısı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kendisini Atatürk'ün Arkasına Saklanarak Siyaset Yapmakla Suçladığını Belirterek, Erdoğan'ın Her Sıkıştığında CHP'yi ve Kendisini Suçladığını Söyledi. Baykal, "Benim Kimsenin Arkasına Saklanmamı Gerektiren Şaibem Yok. Atatürk'ün de Arkasına Saklanmıyorum, Dokunulmazlıkların da Arkasına Saklanmıyorum" Dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendisini Atatürk'ün arkasına saklanarak siyaset yapmakla suçladığını belirterek, Erdoğan'ın her sıkıştığında CHP'yi ve kendisini suçladığını söyledi. Baykal, "Benim kimsenin arkasına saklanmamı gerektiren şaibem yok. Atatürk'ün de arkasına saklanmıyorum, dokunulmazlıkların da arkasına saklanmıyorum" dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Başbakan Erdoğan'ın İsmet İnönü'nün paraların üzerinden Atatürk'ün resmini kaldırarak, kendi resmini bastırdığı yönündeki açıklamalarına cevap veren Baykal, Başbakan'ın her sıkıştığında CHP'yi ve kendisini suçladığını söyledi. Başbakan Erdoğan'ın en son Danıştay saldırısında da CHP'yi suçladığını kaydeden Baykal, "Geçen hatta, 1938'de Atatürk öldükten sonra paralardan Atatürk resminin çıkarılmasıyla ilgili de beni suçladı. 1938'de ben daha emekliyordum. Yani ayağa kalkmış değildim. Erken yürüdüm ama o kadar erken yürümedim. Başbakan 38'in hesabını soruyor. Sanki sorulacak bir hesap var da, onu benden soruyor. Başbakan biraz daha sıkışırsa ABD'deki Kızılderililerin katledilmesinin sorumlusu olarak da bizi gösterebilir. Bu arada Kennedy cinayeti de tam netlik kazanmadı. Başbakan yapar" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın, "Deniz Baykal, Atatürk'ün arkasına saklanma, Atatürk'e dayanarak politika yapma" dediğini belirten Baykal, şunları kaydetti:
"Ben kimsenin arkasına saklanarak politika yapmıyorum. Benim kimsenin arkasına saklanmamı gerektiren şaibem yok. Benim hakkımda ne bir yolsuzluk var, ne yalan söylemişim, ne rüşvet almışım. Niye saklanayım ben. Alnım açık, başım dik, milletin önündeyim. Atatürk'ün de arkasına saklanmıyorum, dokunulmazlıkların da arkasına saklanmıyorum. Başbakan'ın evrakta sahtecilikten dosyası var, kalpazanlıktan dosyası var, cürüm için teşekkül oluşturmaktan dosyası var. Biz vatandaşız, kendimize güveniyoruz, ahlakımıza güveniyoruz, siyasetimize güveniyoruz. O bana, 'Atatürk'ün arkasından siyaset yapma 'diyor. Ben de ona diyorum ki; gel sen de Atatürk'ün arkasından siyaset yap. Atatürk'ün arkasından siyaset yapmak, yanlış değil, yasalara aykırı değil. Atatürk bir siyasi şahsiyet. Hepimiz o ortak zemin üzerinde siyaset yapalım. Dinin, inançların arkasında siyaset yapılmaz, ama Atatürk'ün arkasında, Atatürk'ün ilkeleriyle, hedefleri ile siyaset yapılır. Ona bakma. Hikmetyar'la yapar, ondan sonra 10. Yıl Marşı söyler".
Geçen haftanın en önemli olayının AK Parti kongresinde 10. Yıl Marşı'nın okunması olduğunu kaydeden Baykal, "Diyecekler ki, iddianame hazırlandı, o yüzden. Kesinlikle hayır. Atatürk o kadar büyük bir insan ki kendi haklılığını 80 yıl sonra bunlara bile kabul ettirmiştir" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın söylemleri ile CHP'nin Atatürkçülüğü ile ilgili kuşku yaratmaya çalıştığını savunan Baykal, "Resmi paradan çıkardılar' diyor. Hem bizim Atatürkçülüğümüzle ilgili kuşku yaratmaya çalışıyor, hem de kendi Atatürkçülüğünü bedavadan ispatlamış oluyor" diye konuştu.
Atatürk daha yaşıyorken 1925-1926 yıllarında para basımıyla ilgili kanun ve kararname çıkartıldığını ve bir egemenlik simgesi olarak cumhurbaşkanının resminin basılmasına karar verildiğini anlatan Baykal, Atatürk konusunu İnönü ya da CHP'nin sorumluluğuyla izah etmek ya da suçlamak için gerekçe yapmanın yanlış olduğunu söyledi.
(MÜG-CC-ÖK-Y)









