CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Ordu'da

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bizim cumhuriyetimiz sokakta kurulmadı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Ordu'da

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bizim cumhuriyetimiz sokakta kurulmadı. Bizim cumhuriyetimizi birileri bize ikram etmedi. Niye rejimi değiştiriyoruz." dedi.

Kılıçdaroğlu, TESK Otel'de iş dünyası temsilcilerine yaptığı konuşmada, doğruları söyledikçe üzerilerine gelindiğini savundu.

"Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor" denildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Hangi doğruyu söylemedik. 'Tek adam' dedim. Kendileri kabul ettiler. 'Evet tek adamız biz' dediler. Hedefimiz bu. Muhtarlıkları kapatacaklar dedim. Araya belediyeleri sıkıştırdılar. Belediyeleri kapatma yetkisi yok. Muhtarlıkları kapatma yetkisi var. Belediyelerde böyle bir yetki yok. Yerel yönetimlerle ilgili böyle bir yetki kullanamıyor. Ama devletin yapısı ve işleyişi ile ilgili kullanabiliyor. Şu kararı alabilir. Trabzon, Giresun, Ordu. Hepsini birleştirdim tek vilayet yaptım. Başına da şu genel valiyi tayin ettim. Bu yetkisi var. Bu yetki olsun diyorsanız gideceksiniz evet oyu kullanacaksınız. Böyle bir yetki olur mu, 'Bu yetki Meclisindir, Mecliste ortak akıl vardır oturup düşünelim' diyorsanız o zaman hayır oyu kullanacaksınız."

Şimdi düşünme zaman olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"1924 Anayasası görüşülürken Mustafa Kemal Atatürk'e Meclise fesih yetkisi verilmemiştir. Şimdi veriyoruz bir kişiye. Niye veriyoruz. Hani milli irade vardı. Milli irade nerede tecelli ediyor, Türkiye Büyük Millet Meclisinde. Şu soruyu bana da sorabilirsiniz. Hayır çıkarsa ne olur, evet çıkarsa ne olur. Evet çıkarsa şu olur: Türkiye sonu belirsiz bir maceranın içerisine girer. Nasıl? Libya'daki gibi. Tek adam vardı. Romanya'daki gibi, Çavuşesku vardı. Suriye'deki gibi, Esad vardı. Saddam, Irak'taki gibi. Bu ülkelerin tamamı bölündü. Türkiye büyük bir riskle karşı karşıya kalır. Karadeniz'in milliyetçiliğini, vatanseverliğini ve bayrağa bağlılığını da biliyorum. Ama Karadenizli oturup düşünmek zorundadır. Yurtseverlik, vatanseverlik zamanı gelmiştir. Bizim cumhuriyetimiz sokakta kurulmadı. Bizim cumhuriyetimizi birileri bize ikram etmedi. Niye rejimi değiştiriyoruz. 141 yıllık parlamenter geleneğimiz var."

Başkanlık sisteminin nereden çıktığını soran Kılıçdaroğlu, "Nereden çıktı bu tek adam rejimi? Hangi şartlar bizi zorladı da rejimi değiştiriyoruz? Saddam'ı, Kaddafi'yi, Esad'ı ve Çavuşesku'yu örnek verdim. Bütün bu ülkeler dağıldı ve bölündü. Ayrı ayrı cumhuriyetler kuruldu. Şunu sakın unutmayın: Büyük Ortadoğu Projesi kimdi, kimler kurmuştu, kimler önermişti? Bunun eş başkanı kimdi? Türkiye bu sürecin içerisine neden ve nasıl sürükleniyor? Bunu kim akıl etti, kim ikna etti, kim Türkiye'yi böyle bir riskle karşı karşıya getirdi? Bütün Karadenizliler bunu düşünmek zorunda." şeklinde konuştu.

Değişiklikle bütün yetkilerin bir kişiye verildiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bir kişiyi ikna ettiğiniz ya da kandırdığınız zaman -bu PKK'da olur FETÖ'de olur- kim olursa olsun, bir kişiyi kandırdığınız zaman en geç 24 saat içinde devleti ele geçiriyorsunuz. Niçin? Bütün müsteşarları, bütün valilileri, bütün kaymakamları, bütün emniyet müdürlerini, bütün paşaları, bütün müftüleri, tamamını 24 saat içinde bir kararnameyle değiştirebilirsiniz. Böyle bir riske Türkiye katlanır mı? Karadeniz'in yiğit insanlarına sesleniyorum. Karadeniz'in milliyetçi insanlarına sesleniyorum: Bir partinin liderini sevebilirsiniz, bir partiye oy verebilirsiniz, bir başka partinin de liderini sevebilirsiniz. Bir başka partiye oy verebilirsiniz. Ama bugün Türkiye günüdür, bayrak günüdür. Vatan günüdür bugün. Anayasayı belirliyoruz. Bir seçim yapmıyoruz. Hepimizin düşünmesi lazım. Bağırmak, çağırmak ya da slogan atmak bu süreçte doğru değildir. Bu süreçte bunların yeri yoktur. Bu süreçte aklımızı kullanacağız. Bu anayasa değişikliği ile bize deniliyor ki 'sizin akıl kullanmanıza gerek yok. Bir kişi var. O düşünecek ve o karar verecek. Hepimizde ona uyacağız.' Doğru değil."

"Başkan hem partinin genel başkanı olacak, aynı zamanda başkan olacak" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, "Şu soruyu kendinize sorun: Bir partinin genel başkanı hakim tayin etsin mi etmesin mi savcı tayin etsin mi etmesin mi? 'Bir partinin genel başkanı hakimde tayin etsin, savcı da tayin etsin, önemli değil, bizim partili bunlar' diyorsa gideceksiniz 'evet' oyu kullanacaksınız. 'Yok yargı bağımsızlığı var, bu olmaz. Adalete siyaset girmemeli' diyorsanız gideceksiniz 'hayır' oyu kullanacaksınız." dedi.

Kılıçdaroğlu, hayır oyu çıkması durumunda birinci olarak Türk milletinin 'biz demokrasiye bağlıyız' söylemini tescillemiş olacağını dile getirerek, şu görüşleri dile getirdi:

"İkinci olarak cumhurbaşkanını biz seçtik, görevinde 2019'a kadar kalacak mesajı verir. Üç, sayın başbakan seçilmiştir, gelmiştir oraya. Sayın başbakan da görevinin başındadır. Muhalefet partililerinin genel başkanları. Onlarda seçilmişlerdir ve parlamentoda görevlerini yapacaklardır. Ayrıca şu mesaj verilecektir: Bizim dünya kadar sorunumuz var. Fındık üreticisinin de sorunu var çiftçinin de sorunu var şeker pancarı üreticisinin de sorunu var. Herkesin bir derdi var. Anayasa, başkan falan bunlarla uğraşmayı bir tarafa bırakın. Bu memleketin sorununu çözün. Biz sizi 550 kişi seçip Ankara'ya gönderdik, vatandaşın derdini çözün. Bu mesajı vereceksiniz. Hayırın bu memleket için hayırlı tarafı vardır. Evetin de vebali vardır. Hayır bu kadar önemlidir. Her biriniz torunlarınıza gidip şunu rahatlıkla söyleyeceksiniz. Bu ülkede demokrasiyi askıya almak istediler biz hayır oyu kullandık ve demokrasiyi savunduk. Bunu diyeceksiniz. Bu onurlu bir görev ve duruştur."

Kılıçdaroğlu, kendisinin bir sorumluluğu olduğunu ve bu sorumluluğu her aşamada yerine getirmeye çalıştığının altını çizerek, "24 saat çalışmaya ve anlatmaya çalışıyorum. Bugünkü programımızda parti bayrağımız yok. Çünkü bu bir parti meselesi değil. Ne dedik; 'camiye siyaset girmesin, adliyeye siyaset girmesin ve kışlaya siyaset girmesin.' Her görüşten insan camiye gider ve ibadetini yapar. Buraya siyaset girerse ne olur camide cemaat bölünür. Aynı şekilde kışla ve adliye için aynı şey geçerli. Olaya böyle bakmamız lazım." açıklamasında bulundu.

Evet oyu çıkarsa ilk yapacakları işin 3 milyon Suriyeliye vatandaşlık vermek olduğu iddiasında bulunan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle devam etti:

"Bunu söylediler. Referandumu bekliyoruz. Hayır çıkarsa veremeyecekler. Evet çıkarsa 3 milyon Suriyeliyi götürüp vatandaşlığı verecekler. 'Diyorsanız ki 3 milyon Suriyeliye vatandaşlık versinler, benim çocuğum varsın işsiz olsun' diyorsanız bir mesele yok. Tercih yine sizin tercihiniz. Türkiye bir maceranın içine sokulmamalı. Türkiye büyük bir ülkedir. Saygın bir ülkedir Türkiye. Saygınlığı ve büyüklüğü hukukun üstünlüğünden ve demokrasisinden gelir. Demokrasi gelişmiş tek İslam ülkesi Türkiye'dir. Cumhuriyet kurulurken hiçbir İslam ülkesinde cumhuriyet yoktu. Bütün İslam dünyası bizi örnek aldı ve onlarda cumhuriyet kurdular. Şimdi biz geriye gidiyoruz, cumhuriyetimizi yok etmeye. Niye yok ediyoruz ki. Görüşümüz farklı olabilir, kimliklerimiz farklı olabilir, farklı bölgelerde yaşayabiliriz. Farklı inançlarımız olabilir. Ama biz bir arada barış ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Hayırın bu kadar önemli bir yanı vardır. Dolayısıyla her birinizin tek tek sorumluluğu var."

En gelişmiş 20 ülkenin Amerika hariç hepsinin parlamenter sistem ile yönetildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "En alttaki, en fakir 20 ülkeye bakın. Tamamı başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Bir kişi her şeye hakim. Ceplerini dolduruyor, servet gani, vatandaşlar fakru zaruret içinde. Hayatın gerçeği. Dünyanın gerçeği. Biz büyümek istiyoruz. Saygın bir ülke olmak istiyoruz. Demokrasimizi güçlendirmek istiyoruz. Bunun için yola çıktık. Bunun için hepinize görev düşüyor." dedi.

(Bitti)


reklam