CHP Grup Başkanvekili
Hakkı Suha Okay, başörtüsünün yüksek öğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliği teklifine ilişkin muhalefet şerhini açıkladı.
Okay, Parlamento'da TBMM Anayasa Komisyonunun CHP'li üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Türban düzenlemesinin, teklifi getiren siyasi partilerin ''siyasi rant kavgası'' olduğunu daha önce dile getirdiklerini, bunun açıkça ifade edilmeye başlandığını ifade eden Okay, MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay'ın ''hasadını da yapacağız'' dediğini, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın da din üzerinden siyaset yapma anlayışını gösteren açıklamalarda bulunduğunu ileri sürdü.
''Bu, toplumda çok ciddi ayrışma ve gerilimler yaratacak'' diyen Okay, şöyle konuştu:
''İşte, cumartesi günü gördünüz. Toplumda din üzerinden siyaset yapmak isteyenler ile 'din siyasete malzeme yapılmasın' deyip, Cumhuriyetin temel niteliklerini ve kazanımlarını inançla savunan yüz binler Anıtkabir'deydi. Esas üzüntü veren tarafı şuydu: Eski Meclis Başkanı Sayın Arınç, 'Teneke çaldılar' dedi. İşte gerçek amaçları da bu... 'Bülent Arınç'tır, ne derse yeridir' diyebiliriz ama Meclis Başkanlığı yapmış, AKP'nin kuruluşunda sorumluluk taşıyan bir siyaset adamının bu üslubunu, geçmişteki söylemleriyle yadırgamıyoruz ama tarihe not olarak düşülmesi lazım. Toplumda bölünme nedeni olacağını söylüyorduk, eylemler ve tavırlar onu gösteriyor.''
Başörtüsü veya türbanı özgürlük adına örtmek isteyenlerin, başını örtmeyenler üzerinde bir baskı yaratacaklarını ileri süren Okay, ''Bundan sonraki süreç, türban takmayanların okuma özgürlüğünün savunulması süreci olacaktır'' dedi.
Okay, ''Başbakan Erdoğan, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ile görüştü. Başbakan, YÖK Yasası'nın ek 17. maddesinin tartışılabileceği, öneri olursa değiştirilebileceği yönünde işaret verdi. Öneriniz olacak mı?'' sorusu üzerine, ''Bu konuda her iki siyasi partinin, bunu tutanağa bağlayan iradeleri var. Bu iradelerini ortadan kaldırırlar mı, kaldırmazlar mı bilmiyorum. Sorun YÖK Yasası'nın ek 17. maddesi değil, Anayasanın 10 ve 42. maddesinde yapılmak isten değişiklerin ortadan kaldırılmasıdır'' diye konuştu.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, teklifin kabul edilmesi durumunda, Anayasanın ''çalışma hakkı ve ödevi'' başlıklı 49 ve ''hizmete girme'' başlıklı 70'inci maddeleri dayanak gösterilerek, kamu hizmetine girme taleplerinin yasal ve Anayasal alt yapısının hazırlanacağını savundu.
CHP'nin, Anayasa değişikliği teklifine ilişkin 10 sayfalık muhalefet şerhinde, teklifin amacının, türbanın üniversitelerde kullanılmasını sınırlayan Anayasal ve yasal hükümleri ortadan kaldırma olduğu belirtildi. Düzenlemenin, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik olduğu öne sürelen muhalefet şerhinde, ''Daha da ötesi Anayasamızın 2. maddesinde esasları belirtilen Cumhuriyet, laiklik, sosyal hukuk devleti ve demokratik olma ilkelerini ihlal eden, içini boşaltan ve işlevsiz hale getiren niteliktedir'' denildi.
İslamiyetin en güzel yaşandığı ülkenin Türkiye olduğu belirtilen muhalefet şerhinde, şöyle devam edildi:
''Bu tablo laiklik sayesinde gerçekleşmiştir. Laiklik; inançların ve mezheplerin birbirine tahakkümünü ve baskısını önleyen, her tür inancın yaşanmasını esas alan, hedefleyen ve teminat altına alan bir değerler sistemidir. Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir zaman din ve vicdan özgürlüğünü engelleyen bir yapılanma ve kurumsal süreç söz konusu olmamıştır.
Kadınlarımızın günlük hayatta, özel ilişkilerinde, ortak toplumsal alanlarda; başı açık, baş örtüsü ya da türban ile tercihlerini yapmalarına hiç kimsenin bir diyeceği olamaz. Bu tercih, kendi kararlarıdır ve saygı değerdir. Bu konuda zaten bir ihtilaf da yoktur. O halde sorun nedir? Sorun, belli bir siyasi kadronun, kutsal dini değerlerimizi istismar ederek, siyasi ve dini sembolleri kamu yönetimine ve işlevsel mekanlara, kamusal alana taşımak istemesinden kaynaklanmaktadır. Böyle bir sürecin ise laiklik ilkesine temelde aykırı olmasının yanında, toplumsal bölünmeyi, ayrımcılığı ve kutuplaşmayı yaratması kaçınılmazdır.''
Eski Başbakanlık Müsteşarı, AK Parti İstanbul Milletvekili Ömer Dinçer'in 1995 yılında yayınladığı ''21. yüzyıla girerken Dünya ve Türkiye gündeminde İslam'' konulu makalenin, bugünkü Türkiye fotoğrafının bir özeti olduğu öne sürelen muhalefet şerhinde, teklifin, devletin sosyal ve siyasi temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma ve nüfuz sağlama amacına yönelik olduğu iddia edildi. Muhalefet şerhinde, teklifin, Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez 1,2 ve 4. maddelerine açıkça aykırı olduğu savunuldu.