CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, Türkiye'ye yabancı sermaye girişinde yüzde 55,3 oranında azalma olduğunu belirterek, ''Bu azalışın
AK Parti hakkındaki kapatma davasıyla ilgisi yok'' dedi.
Hamzaçebi, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Hükümetin ekonomi politikasını eleştirdi.
Bu yasama döneminde yasalaşan ve CHP'nin de destek verdiği Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre Hükümetin, ''orta vadeli program'' ve ''orta vadeli mali plan'' isimli iki belgeyi belirli bir takvim içerisinde açıklaması gerektiğini belirten Hamzaçebi, programın mayıs ayı sonuna, mali planın da 15 Hazirana kadar karara bağlanarak Resmi Gazetede yayımlanması gerektiğini söyledi.
Hamzaçebi, Hükümetin 3 Mayısta açıkladığı orta vadeli mali çerçeve belgesinin, bu program ve mali disiplin ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını ifade ederek, ''çünkü o belgede büyüme, enflasyon, deflatör gibi makro ekonomik göstergeler bulunmamaktadır'' dedi.
CHP'li Hamzaçebi, Hükümetin IMF ile yeni bir programın hazırlığı içerisinde olduğunu, ancak yaklaşan seçim nedeniyle, IMF ile kurulacak ilişkinin yöntemi konusunda bir netlik ortaya çıkmadığını da iddia etti.
Ekonominin ödemeler dengesi rakamlarına göre alarm verdiğini iddia eden Hamzaçebi, cari açık artarken, toplam kaynak girişinde ise bir azalmanın söz konusu olduğunu kaydetti.
Yabancıların artık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) almadıklarını ifade eden Hamzaçebi, tersine, aldıklarını ellerinden çıkardıklarını söyledi. Hamzaçebi, yabancıların geçen yılın Nisan ayında aldıkları DİBS 9,5 milyar dolar iken, bu rakamın 2008'de (eksi)-9 milyar dolara indiğini söyledi.
Hamzaçebi, maliye politikasının, Merkez Bankasının para politikasını desteklemediğini, Hükümette, ''enflasyonla mücadelenin sadece Merkez Bankasının göreviymiş'' gibi bir anlayış olduğunu savundu.
2000'de 22,9 olan merkezi yönetim bütçe gelirlerinin gayri safi yurt içi hasılaya oranının, 2008'de 22,1'e düştüğünü anlatan Hamzaçebi, şöyle konuştu:
''Vergi yükünde uluslararası ortalamanın son derece aşağısındayız. AB ve OECD ortalaması yüzde 25 düzeyindeyken, bizde vergi yükü yüzde 18 düzeyindedir. Ciddi bir fark varken, Hükümetin gelirlerde düşüş, buna karşın harcamalarda artış öngörmesi enflasyonla müca