CHP Grup Başkanvekili
Hakkı Suha Okay, TCK'nın 301. Maddesindeki değişiklikle ilgili olarak, 'Bu yasa geliş biçimiyle, üslubuyla, düzenlenişiyle, her yönüyle yanlışlık içermektedir. O nedenle CHP'nin bu değişikliğe destek vermesi söz konusu olmayacaktır' dedi.
TBMM'de gazetecilerin sorularını cevaplayan
Hakkı Suha Okay, hükümetin 301. Madde üzerinde yaptığı çalışmaya rağmen bu konudaki düzenlemenin kanun tasarısı değil, teklifi olarak Meclis'in önüne getirildiğini ifade ederek, '301'deki değişikliği hükümet yapmadı' şeklinde bir takiye yapılması amacıyla düzenlemenin kanun teklifi olarak hazırlandığını ileri sürdü. Teklifin, AB Komisyonu Başkanı Barroso'nun Türkiye'ye gelişine yetiştirilmeye çalışılmasının şık olmadığını vurgulayan Okay, 301. Madde değişikliğinden sonra ifade özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kalkacağı izlenimi verildiğini söyledi.
'Bir dış dayatma, bir pazarlık. Birileri istedi diye senin ulusal mevzuatında, o isteğin ürünü bir değişiklik yapılıyor. Şık olmayan tarafı bu' diyen
Hakkı Suha Okay, 301. Maddenin eleştiriyi suç saymadığını, bunun benzeri maddelerin İtalya, Fransa, Partekiz gibi Avrupa'nın birçok ülkesinde bulunduğunu kaydetti. Okay, bu ülkelerde gerçekten 301 benzeri uygulamaların bulunduğunu ancak Türkiye'de 301. maddeyle ilgili ibir mahkumiyetin bulunmadığını savundu. Her ülkenin kendi değerlerine sahip çıkacak yasal düzenlemesinin zaten bulunduğunu dile getiren Okay, 'Bu değişiklike sanki bunlar ortadan kaldırılıyor gibi bir izlenim doğuyorsa, bu da yanlış. Bu sadece bir göz boyama' diye konuştu.
İfade özgürlüğünün, hakaret etme özgürlüğü olmadığını dile getiren
Hakkı Suha Okay, kovuşturmaya izin verme yetkisinin Cumhurbaşkanı'na verilmesinin ise teklifin en şık olmayan yanı olduğunu savundu. Devletin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının böylesine tartışmalı bir düzenlemenin içine sokmanın yanlışlığına işaret eden Okay, '301. maddeyle ilgli, ikinci Cumhuriyetçi, yeni Osmanlıcı, AB'ci bazı entellektüeller için açılacak davalarda, Cumhurbaşkanı üzerinde dış baskı oluşacaktır. 'Aman Cumhurbaşkanı bu davayı açmayın' denilecektir. Yıpranacak olan sadece Cuhrurbaşkanlığı makamı değil, Türkiye Cumhuriyeti'dir' diye konuştu.