Milli takımın Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek finale yükselmesinin ardından silahına sarılan kimliği belirsiz bir kişinin sırtından yaraladığı genç; "Sevinçlerimizi silahla değil, davul-zurnayla oynayarak yaşayalım, sevincimiz hüzne dönüşmesin." dedi.
Düğün salonunda müzisyen olarak çalışan ve düğünden döndüğü sırada müzik tesisatlarını evine indiren genç, olay sırasında eğilerek cep telefonuyla konuştuğunu belirterek; "Ayakta olsaydım kesin gidiyormuşum. Zaten doktor, kurşunun omurga kemiğine denk geldiğini ve 'sen nasıl kurtuldun' dedi. Verdiğimiz sadaka kurtardı" diye konuştu.
Edinilen bilgiye göre, Değirmenlikızık Mahallesi Kurtuluş Sokak'ta ikamet eden Hüseyin Güneş (20), müzisyen olarak çalıştığı düğün salonundan getirdiği tesisatları evinin önüne indirdiği sırada arkadaşıyla cep telefonundan konuşmaya başladı. Çevreden gelen silah seslerini duyan ve konuşmak için hafif şekilde eğilen Güneş, aniden sırtında bir sıcaklık hissetti. Bir süre sonra dedesi Yaşar Güneş'in bağırmasıyla yere yığılan genç, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Sırtının omurga kemiklerine isabet eden 9 milimetre çapındaki kurşun çıkarılırken genç taburcu edildi.
Doktorun bile 'sen nasıl yaşıyorsun' diyerek şaşkınlıkla karşıladığı Hüseyin Güneş, bugün olayı gazetecilere anlattı. Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasında oynanan Avrupa Futbol Şampiyonası maçının sonucundan habersiz olarak düğünden geldiğini anlatan Hüseyin Güneş; "Ben eve geldim ve tesisatlarımı indiriyordum. O sırada arkadaşımdan telefon geldi. Telefonla konuşmak için eğilmiştim. Çevreden de silah sesleri geliyordu. O esnada sırtımda bir sıcaklık hissettim, sanki sert bir cisimle bana vurdular. Tam farkına da varmadım, yürümeye devam ettim, daha sonra dedemler yukarıdan bağırınca sırtıma maç sevincini silahla yaşamak isteyen ve kimliği belirsiz bir kişinin silahından çıkan kurşun isabet ettiğini gördük. Hastaneye gittim. Doktor bile 'sen nasıl yaşıyorsun' dedi. Çünkü tam omurga kemiğine denk gelmiş, kurşun bir santimetre bile yukarıdan girmiş olsa gidiyormuşuz." dedi. Yapılan uyarılara rağmen Türkiye'de özellikle maçlardan sonra sevinçlerin silahla kutlandığına dikkat çeken Hüseyin Güneş, "Sevinçlerimizi silahla değil, davul-zurnayla kutlayalım" önerisinde bulunuyor.
Hüseyin Güneş'in dedesi Yaşar Güneş de, "Türk milli takımımız, hepimizin. Onun elde ettiği zaferi elbette kutlamalıyız, ancak bu kutlamalar silahla değil, davul-zurnayla oynayarak olsun. Hepimiz çıkalım, araçlara binelim ama silah atmayalım. Bizim evladımız kurtuldu, ancak başka evlatlar solmasın" diye konuştu.
Öte yandan polis, Hüseyin Güneş'in yaralanmasına sebep olan magandanın yakalanması için geniş çaplı soruşturma başlattı.