Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, çevrecilerin kendisine yönelik eleştirilerine Rize'den cevap verdi. Erdoğan, hükümetlerinin çevreci bir iktidar olduğunu belirterek, "Boş gezen çevrecilerden değilim" dedi.
Başbakan Erdoğan Rize gezisinin üçüncü gününde Rize Merkez İlçe 3. Olağan Kongresi'ne katıldı. İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde yapılan kongrede partililer Erdoğan'ı "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları ile karşıladı. Erdoğan konuşmasına başlamadan önce partilerden izin isteyerek ceketini ve kravatını çıkardı.
Erdoğan, önceki gün çevrecilerle ilgili açıklamalarını eleştiren çevreciler ve bazı basın yayın organlarına cevap verdi. Erdoğan, çevreye saygıyı hep birlikte gerçekleştireceklerini belirterek, "Bazı basın yayın organlarında çevreye saygı noktasında ilgisi ve alakası olmayan benden önceki yönetim dönemlerinde Muğla'da kurulmuş olan balık çiftlikleriyle ilgili fatura kesmeye çalışanlar var ya bugüne kadar sesiniz niye çıkmıyordu? Şimdi biz düzenlemeye çalışıyoruz. Bizim ne yaptığımızdan haberleri yok ki. AK Parti'ye vuralım da ne olursa olsun. Bütün dertleri bu. Onlar kurulurken nerdeydiniz? O medya grubunun sesi o zaman çıkmıyor muydu? Niye o zaman konuşmadınız da şimdi konuşuyorsunuz. Şimdi dert başka. Şimdi oluşmuş olan hukukları var. AK Parti oluşmuş olan hukuk içinde çözmeye çalışıyor. Sadece Tayyip Erdoğan'a vurayım diye bunu yapamazsınız, buna hakkın yok. Bu ne zaman yapılmış, ne zaman oluşmuş önce buna bir bak. Hangi iktidar döneminde kurulmuş önce bir araştır ondan sonra konuş." dedi.
Erdoğan, çevrecilik konusunda iddialı olduğuna işaret ederek, "Ben çevreciliği her alanda savunuyor ve uyguluyorum. Ben boş gezen çevrecilerden değilim. O çevreciyim diye ortada dolaşanlara sorun. Çevrecilik adına ne yaptınız? Şu anda biz denize akıp giden suların insanoğluna faydası üzerinde çalışıyoruz. Hukuk çerçevesinde bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Eğer bu ülkenin karanlıkta kalmasını istemiyorsak, ucuza elektrik istiyorsak kaynakları değerlendireceğiz. Bu ülkeyi seviyorsak kimse bu ülkenin önüne takoz olmasın." diye konuştu.
Erdoğan, millet iradesini layıkıyla temsil edebilmek için gece gündüz çalıştıklarını belirterek "Her ilini ilçesini kucaklamak her vatandaşa hizmet ulaştırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İnsanı siyasetin merkezine yerleştirdik. "diye konuştu.
Ortaya koydukları eserlerin halk tarafından kabul gördüğüne işaret eden Erdoğan, "Genel ve yerel seçimlerden alnımızın akıyla oylarımızı artırarak çıktık. Bunda güçlü teşkilat yapımızın önemli rolü var. Zor olan şey iktidarda iken oylarını korumak ve artırabilmektir. AK Partiyi böyle ödüllendirdi millet. Dinamik örgüt yapısı ile milletimizi bir bütün olarak kucakladık. Geçmişteki karanlık tünelden çıktık. AK Parti sayesinde millet ile devlet arasındaki mesafe ortadan kalktı. Köy ve kentlerimizin kalkınmasında Türkiye AK Parti sayesinde şahlanmaya başladı. Güçlü bir tek partinin istikrara ne büyük bir katkı yapabileceğini herkes gördü. AK Parti hükümeti sadece güven ve istikrarı sağlamadı, aynı zamanda milletin kaybolan ümitlerini ve özgüvenini yeniden kazandırdı. Halkın iradesini temsil eden AK Parti partizan bir yönetim anlayışı benimsemedi. Aldatan ve aldanan olmadı." dedi.
"MİLLETİ MİLLET İÇİNDEN YÖNETTİK"
İktidarları döneminde Ankara'nın çözümsüzlüğün değil çözümün adresi olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bizim sayemizde Ankara çözümsüzlüğün değil, çözümün adresi oldu. Bizim dönemimizde siyaset sorunların çekişmenin kaynağı değil, icraatın, yatırımın merkezi oldu. Biz halkı fildişi kulelerden yönetmeye razı olmadık. Biz milleti milletin içinden yönetmeye talip olduk. Milletine yabancılaşan bir iktidar kalıcı olamaz. Zaman zaman muhlefet şunları söylüyor. 'Başbakan hiç Ankara'da durmuyor'. Doğru. Biz Ankara'da durmak için gelmedik. Başbakanı mı arıyorsunuz Van'da, Sinop'ta, Tekirdağ'da, Hatay'da Kayseri'de bulursun, Rize'de bulursun. Yıllar yılı Ankara'da masa başında bu işi yapanı gördük. Neler olduğunu da gördük. Şimdi benim bakanlarım olayları yerinde takip ediyor. Bir zamanlar Türkiye neydi son altı yılda ne oldu. Başımızı iki elimizin arasına alalım çok uzaklara gitmeye gerek yok. Biz hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekiyoruz. Çok şükür halkımız da bizi yalnız bırakmadı. Siyaseti ülkenin bir kısmına değil, tamamına hizmet götürme anlayışıyla sürdürdük. Bunun için oyumuzu yüzde 47'ye çıkardık. 80 vilayetten güçlü bir siyasi irade çıktı ve 80 vilayet temsil yetkisi verdi. İşte millet ile uzlaşma budur."
Erdoğan, muhalefetin kendilerini uzlaşılmaz bir parti olarak gösterdiğine hatırlatarak, "Sen uzlaşılmazsın. Bizim millet ile bir sorunumuz yok. Sende milletten notunu al. Biz milletten notumuzu aldık. Dedik ki biz AK Parti ile uzlaşma halindeyiz. Bizim yolumuz milletin yoludur. Milletin yolunda geri adım atmayacağız. Demokrasiden, hukuktan, laik sosyal bir hukuk devleti anlayışından asla geri adım atmayacağız. Türkiye'nin saygın bir dünya devleti olmasını isteyen herkes her vicdan sahibi AK Parti kadrolarının bu ülkeye hizmet için var olduğunu bilmelidir. Biz Atatürk'ün dediğini gibi biz bu milletin hizmetkarıyız efendisi değiliz. "dedi. Erdoğan, AK Parti, yönetime geldiğinde bu milleti mafyalar çeteler değil, millet iradesi yöneteceğini söylediklerinin altını çizdi. Erdoğan, konuşmasının sonunda, dünde söylediğini belirterek, "Aramızda asla menfaat şebeklerine yer vermeyeceğiz." dedi. (CİHAN)