"Çanakkale Mahşeri"ne yoğun ilgi

02 Nisan 2008 11:23

Gebze Eğitimciler Derneği'nin (GEDER) Çayırova Belediyesi ile birlikte düzenlemiş olduğu "Çanakkale Mahşeri" tiyatro oyununa eğitimciler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

'Çanakkale Mahşeri'ne yoğun ilgi
6

Gebze Eğitimciler Derneği'nin (GEDER) Çayırova Belediyesi ile birlikte düzenlemiş olduğu "Çanakkale Mahşeri" tiyatro oyununa eğitimciler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Çayırova Belediyesi Kültür Salonu'nda düzenlenen tiyatro gösterisinden önce katılımcılara katılımlarından dolayı teşekkür eden GEDER Başkanı Ahmet Turan, yeni neslin atalarımızın Çanakkalede gösterdikleri mücadeleyi görmeleri için bu tür organizasyonların çok önemli olduğunu vurguladı. 'Çanakkale Mahşerinde Kardeşlik Destanı' adlı oyun Çayırova Belediyesi ve GEDER'in girişimi ile Çayırova Belediye Kültür Salonu'nda sahnelendi. Sahnelemiş olduğu Menan Cinleri adlı oyunuyla isminden övgüyle söz ettiren Tiyatro Greyfurt, bu oyunu ile de Gebze'li tiyatroseverlerin beğenisini kazandı. Mahmut Tahsin'in yazıp yönettiği 'Çanakkale Mahşerinde Kardeşlik Destanı' kalmakla gitmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalan altı askerin hikayesini anlatıyor. 2 Anzak askerinin üstlerine verdikleri rapordan alınmış bu hikaye Çanakkale Savaşı'nın cereyan ettiği bir tepedeki 6 kahraman Türk askerini anlatıyor. Suvla koyunda Çanakkale'nin en sapa yerinde bulunan ve 5 aydır cereyan eden savaşın uğramadığı bu siper farklı bir olaya sahne oluyor. Siperdeki 6 asker, Anadolu'nun bağrından kopan altı Mehmetçik. Molla Fazıl, Kürt Hüseyin, İstanbullu, Laz Cemal, Alevi Cemal ve 314 Mahmud hiç düşman görmemiş. Bayram namazını kılmak için hazırlanırlarken üzerlerine 267 kişilik bir İngiliz alayının geldiğini fark ederler. Artık gitmek ve kalmak arasında karar verme zamanıdır. Kalırlar. Çünkü kalmak vatan demektir. Yanlarında ne bir top ne de bir mermi vardır düşmana karşı çıkmak için. Diğer cephelerden yankılanarak gelen top sesleri altında süngülerini takarlar ve öylece yürürler düşmanın üstüne. Hepsi şehit olur. Ama Laz Cemal'in elinde dalgalanan sancak yere düşmez. Kendilerini bekleyen analarından, sevdiklerinden; hepsinden aziz olan vatan için geçerler. Birleşik Ordu Komutanı Sir Hamilton'un isteği üzerine 10 Ağustos' ta Suvla koyuna çıkarma yapan Norfolk Alayı'nın 4. taburuna bağlı 267 asker Bombatepe'ye yürür. Ancak o tepenin üzerinde gri renkli bir bulut duruyordu. İngiltere Kraliyet Muhafız Alayı'nın 4. taburu tepeye vardığında, büyüyen bulutun içine girdiler ve bu askerler bir daha görülmediler. Savaştan sonra 1918 yılında İngiltere hükümeti, Türkiye'ye resmi bir yazı gönderir ve kaybolan alayın akıbetini sorar. Alınan cevap ise şudur: "Türkiye onları ne esir almıştır ne de ölüm kayıtları vardır. Bu askerlerle ilgili bir bilgiye sahip değildir." 2 perdelik oyun bu olayın anlatılmasıyla sona eriyor. Oyundaki anlatılan ara hikâyeleri İbrahim Sadri'nin sesinden dinlemek oyuna ayrı bir hava katmış. "En büyük rütben onurundu" sözüyle başlayan oyunun Mehmetçiğe ithafen; "Sen omzunda yaralı bir İngiliz askerini değil insanlığı taşıdın" sözleriyle noktalanması manidar. Çanakkale Zaferi'nin ülke insanının birlik ve bütünlüğünün en büyük nişanesi olduğu tezinden yola çıkan oyun, toplumu ayakta tutan ruha vurgu yapıyor. Oyunun geneline serpilen komik sahneler, izleyenlerin neşe ve hüznü aynı anda yaşamalarını sağladı. Tiyatro Greyfurt'un amatör bir ruhla sergilediği oyun izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.