Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik, Türkiye'nin en büyük probleminin; muhalefetin planlı, programlı, iktidara namzet, iktidarı hedefleyen bir muhalefete anlayışının olmayışı olduğunu söyledi.
Bazı temas ve incelemelerde bulunmak üzere bu sabah Trabzon'a gelen Bakan Çelik, MHP ve CHP İl Başkanlıklarını ziyaret etti.
Daha sonra İstihdam Paketi kapsamında, İş Kurum il Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'nın açılış törenine katılan Çelik, kursiyerlere hitap etti ve gençlerin çalışmalarını inceledi.
Ziyaretlerinin son bölümünde partisinin il başkanlığına giden Bakan Çelik, burada yaptığı konuşmada muhalefete sert eleştiriler yöneltti.
Çelik, hükümet olarak yaptıkları atılımlara karşı çıkanların çözüm ürütmek yerine; çözümsüzlüğü dayatmaya çalıştığını savundu.
Projelerine itiraz edenlerin alternatif bir çözüm üretemediğini kaydeden Çelik, Türkiye'nin en büyük probleminin; muhalefetin planlı, programlı, iktidara namzet, iktidarı hedefleyen bir muhalefete anlayışının olmayışı olduğuna vurgu yaptı.
Çelik, şöyle devam etti: "Birisi çıkıp önümüze bir proje koyabiliyor mu? Mesela çıkıp, 'Ey AK Partililer özelleştirme politikanız yanlıştır, özelleştirmeden biz devletleştirerek bu işi götüreceğiz' diyen var mı? Yok. Tenkit ediyor. Çözüm söyle, çözüm yok. Peki biz ekonomi politikası izliyoruz. Yanlış mı? Yanlış. Yanlış demek kolay. Yanlış olan ne. Yanlışın adresini, çözümlemesini yapacaksın. Bir projeyi önümüze koyacaksın. Böyle bir muhalefet anlayışı yok. Bundan dolayı Türkiye'nin en büyük problemi; muhalefetin planlı, programlı, iktidara namzet, iktidarı hedefleyen bir muhalefete anlayışının olmayışıdır. Eğer bu hedefe dönüm bir muhalefet olsa, bugün yarın ben iktidar olabilirim diye bir proje ortaya koysa, millete umut verebilse, ben inanıyorum ki Türkiye'de hiç bir sorun yaşanmaz. Ama muhalefette olmasına rağmen her gün eriyen bir muhalefet anlayışı ile karşı karşıyayız. Bu da çok büyük sorunları önümüzü getirmektedir."
AK Parti'nin hak sahibine hakkını teslim eden bir siyasi hareket olduğunu anlatan Çelik, "Biz net ve samimi söylüyoruz. Dünyadaki gelişmeler Türkiye ayak uydurmalıdır. Dünya devleti olmak zorunda mecburiyetindeyiz. Niye Türkiye'nin bölgedeki gücü artıyor? Niye Suriye Lübnan ihtilafında b.iz varız, niye Lübnan İsrail, İran İsrail ihtilafında Türkiye birinci derece söz sahibidir? Sebebi gayet açıktır; Türkiye dünya devleti, dünya gerçeklerini görerek bir siyaset yapıyor. Bugün çok ciddi bir ekonomik kriz var. Bizim muhalefet oturup bir düşünebiliyor mu; 'şu küresel kriz nedir, ne oluyor ne bitiyor' böyle bir derdi var mı? 'Buna karşı nasıl bir çözüm üretebiliriz, bu küresel krizi önleyici yerel faktörleri nasıl harekete geçirici neler yapabilir ki, Türkiye bu sıkıntıdan daha ucuz kurtulur'. Zaten böyle bir krizden haberleri bile yok. Gazete kupürleriyle, dergi kupürleriyle siyaset yapma anlayışı ne kadar Türkiye'ye büyük bir kötülüktür bunu zaman içerisinde göreceklerdir. Ya bir parti eriyor muhalefette de, kendisinin eridiğinin hesabını yapmıyorsa bu ne kadar tuhaf bir durumdur. Bunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum." dedi.
AK Parti ile ilgili kapatma davası, Ergenekon davaları, yargıya intikal etmiş bir çok konular bulunduğunu hatırlatan Bakan Çelik, bunların yargı boyutuyla ilgili bir şey söylemesinin doğru olmayacağını dile getirdi.
'Ama yüreğimiz, gönlümüz, beynimiz açık, her yerde kükreyeceğiz' diyen Çelik, konuşmasına şöyle devam etti: "Neyle kükreyeceği; bu koskoca Karadeniz Sahil yolunu biz açtık arkadaş, Bolu Tünelini biz açtık, Bursa, İzmir çevre yolunu, Urfa yolunu biz yaptık, 300 bin konutu biz yaptık, okulları biz yaptık, sağlığı bir düzelttik, ilaçları biz verdik. Her yerde ama her yerde her AK Partili bağıracak; biz hizmetten başka bir şey yapmadık. Hizmet, hizmet, hizmet. Gecemizi gündüzümüze kattık."
Parti il binasında bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 fotoğrafına değinen Bakan Çelik, "Burada Başkanımızın 2 tane fotoğrafı var; biri 2002 yılı diğeri 2007 fotoğrafı. Bakan çok şey onlar o fotoğraflardan. Kimin için döküldü saçlar, kimin için çizildi o yüzdeki hatlar. 70 milyon için döküldü. 40 yıldır yan gelip yatanların bugün 5 yıl gecesini gündüzüne katanlara söyleyebilecek hiç bir şeyi olamaz. onun için kükreyeceksek biz kükreyeceğiz. Çünkü bizim bu milletin sorunları ile sorunumuz var. Sorunları çözmemekle meşgulüz biz. Yoksa bu devlet bizim başımızın tacı, bu devletin temel nitelikleri bizim başımızın tacı. Kimse kimseye iftira atmasın. Kimse kimseyle bu konuda oynamasın, kimse kimseyle bu konuda yarışa girmesin. Toplum ortak değerleri 70 milyonun ortak devreleridir. Atatürk'ü de, Cumhuriyeti de, Cumhuriyetin kazanımları da, dini de, ordusu da ortak değeridir. 'Efendin filanı o bir adım yakın, filana bir adım o uzak' yok böyle bir şey. Ortak değere 70 milyon ortak olarak sahip çıkıyor. Biz de başlangıçta nasıl yola çıktıksa, aynı şekilde devam edeceğiz. Eğer biz çekememezlik, bir hasetlik varsa, bunun yolu sandıktır. Bunun yolu proje üretmektir. Projelerini üretecekler, bizi tenkit edecekler, millette 'bunlar yapamıyorlar, bunlar yapacak' diyecek ve sandıkta bileği bükeceksin. Meydanda bükemediğin Tayyip Erdoğan'ın bileğini, başta türlü bükmeye çalışmak demokratik bakış açısı ve yürüyüş açısı değildir. Onunu için hiç karamsarlığı gerek yok. Haklıysanız güçlüsünüz demektir. Biz doğru şeyler yaptık." şeklinde konuştu.