Haber Tarihi: 12 Temmuz 2009 Pazar Saat 22:05
Cihan Haber Ajansı  [1715520]

Çağlayan'da Binlerce Kişi Çin'i Protesto Etti


Saadet Partisi ve Bazı Sivil Toplum Kuruluşları Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Olayları Protesto Etmek Amacıyla, 'Doğu Türkistan ile Dayanışma ve Zulmü Tel'in Mitingi' Düzenledi.

Saadet Partisi ve bazı sivil toplum kuruluşları Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki olayları protesto etmek amacıyla, ''Doğu Türkistan ile Dayanışma ve Zulmü Tel'in Mitingi'' düzenledi. Mitingde konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, katliamın durdurulması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM'ye çağrıda bulunarak 11 maddelik teklif sıraladı. Çağlayan Meydanı'nda düzenlenen mitinge binlerce kişi katıldı. Miting alanına gelen SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş sevgi gösterileri ile karşılandı. Mitingde konuşan Kurtulmuş, "12 bin 500 Müslüman'ın katledilişinin yıldönümünü yaşıyoruz. Irak'taki zulme karşı telin mitingleri yaptık. Felluce katliamına 'dur' dedik. Ne acıdır ki yine bugün burada zulme 'dur' demek, kardeşlerimize sahip çıkmak bize, bu asil millete düştü. Bu kadar olay olurken insan ister istemez soruyor: Nerede dünyanın insan haklarından, adaletten bahseden yöneticileri? Nerede insan hakları örgütleri? Nerede Hıristiyan ülkelerinin anlı-şanlı hükümdarları, kralları, başbakanları? Nerede dünya medyası? Tankın karşısında özgürlük isteyen o genç adamı yıllarca dünya medyasında gösterenler nerede? 'Kocamı istiyorum, oğlumu istiyorum' diyen Uygur kadınını niye göstermiyorlar?" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, "Maalesef dünyayı yönetenler etkin ve güçlü güçler neredeyse katliamla ikiye ayırdılar. Ama bu millet bütün soykırımlara karşı çıktı. 1941'de Hitler'in Yahudilere karşı zulmü had safhaya çıktığında bu millet Yahudilere kucak açtı. Kamboçya'da Vietnamlıları katlederken bu millet karşı çıktı. Müslüman Boşnaklar katledilirken bu millet karşı çıktı. Ruanda'da 1 milyon insan öldürürken bu millet karşı çıktı. İki binin üzerinde masum insan şehit edilirken aynı sesi duyuyoruz." ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, şöyle devam etti; "Ne yapalım Çin'in iç işidir, diyorlar. Karışmayız, diyorlar. İstedikleri gibi soykırım yapsın, diyorlar. Yarından itibaren Türkiye'de medya, siyaset dünyası Çağlayan mitingini görmezden gelemeyecektir. Herkes Doğu Türkistan'a sahip çıkmak zorunda kalacaktır." Kurtulmuş, "Doğu Türkistanlılar 200 yıldır özgürlük mücadelesi veriyorlar. Ne zaman başarı kazansalar Sovyetler, Çinliler tarafından önü kesiliyor. Çünkü onlar da Batı Türkistanı istiyorlar. Ruslar 'Çin'in iç işidir' dediler. Yine tarihsel rollerine soyundular." diye konuştu. Kurtulmuş, şöyle devam etti; "İsa Yusuf Alptekin, Doğu Türkistan davasının büyük mücahidi. Hayatını Türkiye'de geçirdi. Onun tespitlerine göre bu sürede 35 milyon Türk-Müslüman kardeşimiz şehit edildi. Böyle şanlı geçmişe sahip bir yer Doğu Türkistan... Olmakta olan şey etnik bir temizliktir, dini bir soykırımdır. Oradaki Müslümanları Uygur Türklerini; etnik kimlikleri ve inançlarından dolayı yok etmek istiyorlar. Kadınlar kısırlaştırıldı. İnsanlar sürgün edildi ve evlatları ellerinden alındı. Zorunlu kürtaj, zorunlu göç vardı. Urumçi'de de gördük ki yeni yerleşimciler var. İsrail'de aynı şeyi yapıyor. Han Çinlilerini yerleştiriyorlar. Doğu Türkistan ekonomik bakımdan sömürülüyor. Yeraltı ve yerüstü zenginlikleri bakımından dünyanın en zengin bölgesi; ama en fakir halkı yaşıyor. Uygur Türkçesi unutturulacak şekilde eğitime tabi tutuluyor. İletişim imkanlarına sınırlama getiriliyor. Uygur kızları zorla fuhşa sürükleniyor. Elinin üzerinde nükleer deneme yapılmış. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra Müslüman avına çıkan dünyanın karanlık çevrelerinin desteği ile sadece 2007 yılında 6 bin Uygur Türkü imha edilmiştir." Kurtulmuş, katliamın durdurulması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM'ye çağrıda bulunarak 11 maddelik teklif sıraladı. Kurtulmuş, şunları söyledi; 1- Türkiye Cumhuriyeti Pekin'den büyükelçiyi Çin hükümetinin barbarca tavırları sona erdirilinceye kadar Ankara'ya geri çağırmalıdır. 2- İstifa eden milletvekillerine teşekkür ederim; ancak bu işi bu kadar ucuza götürmemek lazım. Niçin ayrıldıklarını açıkça söylemeli ve tamamı yarın sabaha kadar istifa etmelidirler. 3- TBMM acilen toplantıya çağrılarak Kızıl Çin hükümetine karşı alınacak tedbirler gizli oturumda konuşulmalıdır. 4- Çin, olaylara karışanları idam edeceğini söyledi. Korkumuz binlerce kardeşimizin idam sehpalarına göndereceğidir. Dışişleri Bakanlığı alışılmış 'kınıyoruzun' yerine idamların önlenmesi için her türlü çabayı ortaya koymalıdır. 5- Bu olayların ne olduğunun gerçek anlamda araştırılması Kızıl Çin hükümetine bırakılamaz. Uluslararası bağımsız gözlemci heyeti kurularak olaylar bütün yönleri ile soruşturulmaya başlansın. 6- BM'nin nerede olduğu belli. BM, ABD Dışişleri'nin bir masası durumuna düşürülmüştür. Türkiye'nin yapması gereken; BM'nin yeniden yapılanması ve BM Güvenlik Konseyi'nin statüsünün değiştirilmesi için diplomatik bir atak başlatmalıdır. 7- Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan gibi ülkelerin üzerinde ağırlığı olan bir Türkiye bu kadar önemli olan ülkeleri harekete geçirmeli ve Doğu Türkistan tarafında olacak girişimleri başlatmalıdır. 8- İran, Suudi Arabistan ve Mısır; Türkiye'nin de harekete geçirilerek İKÖ'de işe yarar eylem planı ortaya konması için harekete geçirilmelidir. 9- İnsan hakları lafını kullanan Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya gibi ülkeler üzerinde çalışma yapmalı ve meseleye sahip çıkmalıdır. 10- İHH, Cansuyu gibi kuruluşların olay yerlerine gitmesini sağlayacak hazırlık yapılmalıdır. 11- Yüz milyonlarca Doğu Türkistanlı vatandaşımız dünyanın çeşitli yerlerinde mülteci durumundadır. Türkiye bu mültecilere 'mülteci' statüsü verilmesi için BM'de özel bir gayret içinde olmalıdır. Örnek olmak için de Türkiye, Türkiye'de yaşayanlara mültecilik hakkı, pasaport ve oturum hakkı vermelidir. Numan Kurtulmuş, konuşmasının sonunda kalabalığa yemin ettirdi. (CİHAN)

5,76/10 (0 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12