Ülkesinde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Pakistan Eski Başbakanı
Benazir Butto'nun ölümünün ardındaki güçler dünya ve Türkiye'deki kamuoyunca sorgulanıyor. Siyasiler ve akademisyenler Butto'nun ülkesinde radikal bir dönüşüm sağlayamayacağını belirterek, ölümünün ardından iç ve dış odakların olabileceği ihtimaline dikkat çekti.
Türkiye-Pakistan Dostluk Derneği Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Burhan Kayatürk: "Benazir Butto, Pakistan'da dönüm noktası için yeterli değildi ancak demokraside bir adım ileri gidebilirdi. Ülkede en büyük sorun demokrasidir. Butto başlı başına önemli bir insandı ama demokrasiyi tek başına kucaklayacak bir isim değildi. Benazir Butto, Pakistan'da hem kadın olarak, hem Zülfikar Ali Butto'nun kızı olarak, hem Oford ve Harward'da eğitim alması ve Pakistan Halk Partisi'nin başında olması bakımından önemliydi. Olayın ardından ülkede kısa vadede kaos ve yağmalama hakim olacaktır. Tepki var ama iç savaşa dönüşmez ancak Pervez Müşerref'e halkın reaksiyonu mevcut. Müşerref'in yüce mahkemenin başkanını görevden alışı, anayasayı askıya alması halkın tepkisine yol açtı. Butto ve Şerif'in yasaklarını kaldırdı fakat Pakistan halkı söz konusu uygulamayı samimi bulmadı. Benazir Butto, daha önce saldırıya maruz kaldı, yüzlerce insan hayatını kaybetti. Maalesef iyi korunamayan Butto'ya yeniden saldırı düzenlendi ve hayatını kaybetti. Butto, daha iyi bir şekilde korunmalıydı. Butto'nun ölümünün ardında Hindistan'ın olduğunu zannetmiyorum, ABD ise çıkarlarını mühimser ve Pakistan stratejik bakımdan ABD için önemlidir. Demokrasi halk iradesidir, ancak birilerinin isteksizliğiyle, muhalefetiyle karşılaşır. Şu an itibariyle Navaz Şerif, seçimlere katılmıyor, Butto, kanlı bir şekilde tasfiye edildi. Gelinen noktada istenen de bölük pörçük, zayıf bir koalisyon ve güçlü bir askeri yönetimdir. Bununla birlikte yurt dışında yayın yapan basın kuruluşlarının iddia ettiği gibi liberal demokrat olduğu için öldürüldüğünü zannetmiyorum, çünkü Butto, Müşerref'e oranla daha liberal değil."
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Avrasya Uzmanı Hasan Selim Özertem, "Benazir Butto şu an itibariyle demokrasiye geçişte önemli bir isimdi. Pakistan'da 8 yıllık sıkı bir rejim mevcuttu. Demokrasinin yeşermesi ve Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref'in meşruiyeti bakımından 8 Ocak seçimleri mühimdi. Butto'yu kimin öldürdüğüne ilişkin birkaç görüş mevcut. Bunlardan ilki cinayetin ardından Müşerref mi olup olmadığı yönündedir. Butto'nun iktidarıyla Müşerref en çok sıkışacak, baskı görecek ve durumu en zor hale gelecek kişiydi. Bilindiği üzere Benazir Butto ülkeye geldiğinde çok geçmeden bombali bir saldırıya maruz kalmış, patlamadan geçen süreye rağmen failler bulunamamıştı. Olayla ilgili delillerin karartıldığına dair bilgiler bile geldi. Dünkü patlamanın ardından televizyonda gördüğümüz görüntüler de çok üzücüydü. Bombanın patlatıldığı yer hemen hortumlarla temizlenmişti. Bu suikastın arkasında derin devletin olabileceğine yönelik kuşkuları da beraberinde getirdi. Suikasti ABD'nin gerçekleştirebileceği düşünüldü. ABD, bölgede istikrar arıyor karşısında Afganistan ve Irak gibi 2 cephe var. 3'üncü bir ülke olarak köktendincilerin güçleneceği nükleer silahların ve patlayıcıların var olduğu, hassas bir bölgenin istikrarsızlığa sürüklenmesi ABD'nin işine gelmeyecektir. Söz konusu durum Afganistan'daki müttefiikleri güç durumda bırakacaktır. ABD bile bile ayağına kurşun sıkmaz. Diğer yandan Radikal İslamcı unsurların ve El Kaide'nin suikastı gerçekleştirebileceği öngörülüyor. Butto gelmeden ilk iş olarak radikal gruplarla mücadele edeceğini, liberal demokrasiyi hakim kılacağını belirtmişti. Suikastı, bu grupların gerçekleştirmesi yüksek bir ihtimaldir. Terör, istikrarsız, demokrasinin olmadığı ortamlarda gerçekleşir. Son dönemlerde köktendinci gruplar, Pakistan'da hareket alanı bulamıyor ve Afganistan sınırından geçmekte güçlük çekiyor. Bu örgütlerin grupların da Butto'ya ve mevcut iktidara tepkisinin sonucu olabilir. Öte yandan büyük değişiklikler bir anda gerçekleşmez, süreç gerektirir. Butto, Pakistan siyasi hayatına ilk defa gelmiş biri değildir. 1988'de başbakan seçilmiş, kısa sürdü çeşitli nedenlerle iktidardan indirilmiş ve 1996 yılında yeniden seçilerek iktidara gelmiştir. 20 aylık bir sürecin ardından hükümetten çekilen Butto'dan orta vadede büyük bir değişim getirmesi beklenemezdi. Pakistan, Butto'yla insan merkezli yönetim anlayışını kurumsallaştırması bakımından batıya ve bölgeye açılan bir ülke olabilirdi. Tabii bu süreç bir kararlılık gerektiriyordu, bu kararlılık da onda mevcuttu. Dolayısıyla uzun vadede Pakistan'da demokrasi, çağdaşlıklar yönünde değişiklikler meydana gelebilirdi. Bundan sonra ne olacağı büyük bir sorundur. Müşerref'e yönelik protesto gösterileri başladı. Pakistan'da politik grupların birbirini suçlayabilir ve iç savaşa doğru gidilebilir. Ordunun da müdahalesi ve sivil ölümlerinin artmasının bedeli ağır olacaktır. 8 Ocak seçimleri illa yapılmalı mı? Bunu geriye giderek okunmalı. Seçimler demokrasiye geçişte önemli kilometre taşıydı. Sıkı yönetim olabilir, otoriter rejime gidilebilir."