Ramazan ayının vazgeçilmez lezzetleri arasında yeralan güllaç, Bursa'dan başta
ABD, Almanya, Belçika olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor.
Kestane şekeri, şeftali ve havlusuyla ünlü Bursa'dan her yıl onlarca ton güllaç tatlısı dünya ülkelerine ihraç ediliyor. Osmanlı saray mutfağının en gözde tatlılarından biri olan güllaç, hazmı kolay ve hafif olması nedeniyle günümüzde iftar sofralarının da vazgeçilmez bir parçası. Büyük bir sabır ürün olan güllaç ağırlıklı olarak Ramazan ayında tüketiliyor. Güllaç üreticileri, Bursa'dan her yıl yüzlerce ton güllacı başta ABD, Almanya, Belçika, Mısır olmak üzere onlarca ülkeye ihraç ediyor.
Bursa'da ailesi 120 yıldır güllaç ticaretiyle uğraşan Seyit Turan; "İftarın ilk lokması zeytin, son lokması güllaçtır. Güllaç Ramazan ayına özel bir tatlıdır. Türk geleneklerimizden gelen böyle bir yapısı var. Bunu biz belirleyelim diye bir çabamız olmadı. Fakat bununla birlikte güllacın Ramazan ayına özel olmasıyla birlikte getirdiği avantajlar da var. Bütün bir sene özlemle bekleyen insanlar bunu Ramazan ayında gördüklerinde 'Ramazanın gülü güllaç' şeklinde değerlendirip, yoğun talep oluyor. Özellikle Almanya ve Belçika'ya yoğun olarak ihraç ediyoruz. Bursa'daki büyük firmalarla birlikte yılda toplam 500 tona yakın güllaç ihracatı yapılıyor." dedi.
Güllacın kökünün Mısır'da yaşayan Osmanlı Türklerine dayandığını kaydeden Turan, "Bursa sınırlarında ilk güllaç Babasultan köyünde dökülmüştür. Güllaç üretimi çok büyük sabır istiyor. Eski dönemde sadece Osmanlı saray mutfağının tatlısı olarak bilinen güllaç diğer tüm Osmanlı yemekleri gibi büyük emeklerle yapılıyor." şeklinde bilgi verdi.
GÜLLAÇ TARİFİ
3 litre süt, 1 kg şeker ile kaynatılıp ılık vaziyete getirilir. Tepsiye konan her güllaç yaprağının parlak tarafı üzerine kepçe ile ılık süt gezdirilir. Güllaç yaprakları bittiğinde kalan süt güllaçların üzerine dökülür. Buzdolabı veya serin bir yerde yarım saat bekletildikten sonra üzerine dövülmüş ceviz, badem, fıstık, fındık ve arzu üzerine gül suyu ilavesiyle servis yapılır. (CİHAN)