Bursa Baro Başkanı Asude Şenol,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Hakim ve Savcılar Kanunu ile getirilen düzenlemelerin birçok sakınca taşıdığını ileri sürdü.
Yaptığı yazılı açıklamada, hakim ve savcıların mesleğe alınmalarında mülakat yönteminin kabul edilmesi ve mülakatın Adalet Bakanlığı bürokratları tarafından yapılacak olmasının yargının siyasallaşacağı yönünde ciddi kuşkular uyandırdığını savunan Şenol, "Doğru olan, siyasi iktidar tarafından atanan Bakanlık bürokratları yerine bağımsız bir kurul olarak mesleğin içinden gelen kişilerce oluşan Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun objektif kriterlerle değerlendirme yapmasıdır. Aksi takdirde, siyasi kadrolarca mesleğe alınan hakim ve savcıların siyasi kimlik taşıyacağı ve yargılama görevi sırasında bu siyasi kimlik veya kendisini mesleğe alan siyasi kadrolara yakın davranacağına dair oluşacak kaygılar, kamuoyunda adalete ve yargı organlarına olan güveni büyük ölçüde zedeleyecektir." dedi.
Şenol, "Bir ülke için adalet kurumlarının zaafa uğraması veya güvenilir olmaktan uzaklaşması en büyük tehlikelerden biridir. Yargılanan veya yargılanmayan herkesin, tüm yargı organları ve mahkemelerin her tür etkiden uzak, tarafsız ve bağımsız olduğuna inanmaları ve bu inancın sarsılmaması için gereken her tür düzenlemenin yapılması şarttır. Bunun aksine, çıkarılan yasalardaki düzenlemelerin yanlışlığının geçmişte de olduğunu söylemek mazeret olamaz. Çünkü yöneticilerin asli görevi her alanda düzelmeyi ve iyileşmeyi sağlamak olmalıdır. Ayrıca tüm yasaların çıkartılmasında uyulması gereken katılım ilkesi bu yasanın çıkarılmasında da göz ardı edilmiş, baroların ve hukuk çevrelerinin görüşü sorulmadan yasa hazırlanmış, avukatların, hakim ve savcılık mesleğine alınmalarında uyulması gereken eşitlik koşuluna uyulmamıştır." diye konuştu.