Buradan Girişimciler de Yetişecek

Özyeğin Üniversitesi, Öğrencilerinin Beşte Birinin Girişimci Olmasını Hedefliyor.
Özyeğin Üniversitesi, öğrencilerinin beşte birinin girişimci olmasını hedefliyor.
I. Bölüm: Önce oku sonra öde
- Her sene kaç tam burslu öğrenci olacak?
Tam bursluların oranı bu sene yüzde 15 civarında olacak. Daha fazla öğrenci aldığımızda oran düşecek ama her sene en az 30 öğrenciyi işletme fakültesine tam burslu olarak alacağız.
- Eğitim programınız nasıl olacak?
Eren GÜLER YAZIYORBir kere daha birinci sınıftan itibaren iş dünyası ile iç içe bir eğitim programının içine atılacaklar, aynı anda girişimcilik dersleri de başlayacak.
İkinci sınıfta ise sektörel çözümler dersimiz var. Bu derste öğrenci sekiz ayrı hizmet sektörü ile tanıştırılacak. Üretim ve tarım dışında kalan hizmet sektörüne yoğunlaştık ve aradan sekiz tanesini seçtik. Bunların içinde de finansal servisler, yaratıcı servisler, turizm, sağlık, perakendecilik, ulaşım, devlet ve sivil toplum kuruluşları var.
- Öğrenciler bu dalların hepsinde eğtim alacak mı?
Dördü bir dönem dördü bir dönem olmak üzere öğrencilere tanıtılacak. Böylece öğrenciler daha ikinci sınıftan bu sekiz sektör hakkında sağlam bir bilgiye sahip olacak.
- Sonra?
" Üretim ve tarım dışında kalan hizmet sektörüne yoğunlaştık ve aradan sekiz tanesini seçtik. "
Üçüncü ve dördüncü sınıfta ise bunların arasından üç sektör seçecek. Üç dönem boyunca her dönem farklı bir sektör olmak üzere bu üç sektörün derslerini alacak. Aynı anda şirket turları yapılacak ve şirketlerden ziyaretçi yöneticiler getirtilip öğrencilere vaka analizi yaptırılacak. Ama bu eğitim programı ile entegre bir şekilde yapılacak.
Mesela perakende sektörü üzerindeki çalışmalarda pazarlama hocaları ile yapılacak toplantılarda o dersin içeriği belirlenecek. 'Bu dönem şu projeler yapılsın şu vakalar incelensin' diye bir sonuç çıkacak. Yani bir sekretere iki üç telefon görüşmesi yaptırıp sınıfa bir tane ziyaretçi konuşmacı getirmek gibi basit birşey değil bu. Programın içine iyice entegre ediyoruz.
- Dördüncü sınıfta?
Öğrenci son sınıfta bu üç taneden bir tanesini tekrar seçecek ve bitirme tezi yazacak.
- Öğrencilerinizin kolay iş bulacağını iddia ediyordunuz. Bu nasıl olacak?
Şimdi bu eğitim programı sonrası bir kere bizim mezunlarımız öncelikle seçtikleri üç alanda son derece donanımlı hale geliyorlar. Öğrenci projeyi de yaptığı zaman koordineli çalışan şirketlerde büyük ihtimalle birilerinin gözüne batmış oluyor. Bu kadar ilişki sonrasında öğrencilerimizin mülakatlara çıktığında son derece başarılı olacaklarını düşünüyoruz. Çünkü biz kendilerine fonksiyonel alanlarda, pazarlama, finans ve yöneticilik gibi alanlarda da seçme şansı veriyoruz. Yani bir yandan fonksiyonel alanlar, bir yandan sektörler var. Öğrenci ikisini de seçebiliyor.
" Bu kadar ilişki sonrasında öğrencilerimizin mülakatlara çıktığında son derece başarılı olacaklarını düşünüyoruz. " Mesela bir taraftan turizmi diğer taraftan pazarlamayı seçiyor ve turizmde pazarlamacı oluyor. Şimdi bu kadar nokta atışı yapabilen program sayısı çok yok.
Hem turizmi bilerek gelecek hem de pazarlamayı bilecek. Böyle bir öğrencinin Türkiye gibi ekonomisi hızla büyüyen bir ülkede iş bulamama ihtimalini çok çok düşük görüyoruz.
- Siz aynı zamanda girişimci de yetiştireceksiniz...
Evet, biz sadece profesyoneller değil, girişimci de yetiştirmek istiyoruz. Öğrenci kitlemizin yüzde 10-20'si kendi işini kursun istiyoruz. Bunu da birinci sınıftan itibaren desteklemeye başlayacağız.
Öğrenciler birinci sınıfta bir girişimcilik projesi yapacaklar ve üniversitenin kantin, servis, kitap satışı gibi para kazanan yerlerinde, öğrenciler sadece çalışan olarak değil aynı zamanda ortak olarak da yer alabilecek. Birinci sınıfın sonunda öğrencilerin akademik başarılarına bakacağız ve bir grup öğrenciye ortak olmalarını önereceğiz. Mesela kantinde hem çalışacaklar hem de sene sonunda kârdan pay alacaklar. Birinci sınıf öğrencisine duyduğumuz güveni ve verdiğimiz sorumluluğu düşünebiliyor musunuz? Bu öğrenci çıktığında belki kantini de servisi de tamamen kendisini işletecek...
Türkiye'de profesyonel yöneticilere çok ihtiyaç var ama girişimcilere belki daha çok ihtiyaç var. Ekonominin mnotoru olanlar girişimciler. Türkiye'nin ekonomisini destekleycek olan, işsizliği çözüm bulacak olan girişimciler. Dolayısıyla Türkiye gibi bir ülkede bir üniversitenin sadece yönetici yetiştirmesinin eksik kaldığını düşünüyorum.
- Hep bu sekiz bölüm üzerinde mi duracaksınız?
" Öğrencilerimizin yüzde 20'sinin yabancı olmasını hedefliyoruz. " Şimdilik sekiz. Bunu ekonominin gidişine göre yediye de indirebiliriz, dokuza da çıkarabiliriz. Mühendislik fakültesi kurulduğunda işin rengi değişebilir. Orada belki üretime daha yakın resim çıkabilir. Ama işletme fakültesi hizmet sektörünün Türkiye'deki hızlı artışını gördü ve bu sektöre insan yetiştirmenin önemli olduğunu anladı. Hizmet sektörüne insan yetiştirmek üzerine kurgulandık ama üniversite her sene yönünü ekonomideki gelişmelere, öğrencilere ve işverenlerin talebine göre rotayı devamlı değiştirecek. Bu kaçınılmaz ama önemli olan vizyonun aynı kalması. Burada da uluslararası üniversite olmak var, piyasanın en çok aradığı mezunları üretmek var, bulabildiğimiz en kaliteli öğretim görevlileri ile devam etmek var, öğrenci ve öğretim üyelerinin girişimci olması var. Ana hedefler bunlar ve bunlardan sapmayız.Ama alt hedeflerde zaman içerisinde çeşitlendirme olacak.
- Bildiğim kadarıyla yurtdışından önemli sayıda öğrenci getirme planınız var...
Evet, öğrencilerimizin yüzde 20'sinin yabancı olmasını hedefliyoruz. Öğrencilerin Rusya, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Kazakistan gibi ülkelerde çok iyi bir işletme eğitimi alma şansı pek yok. Türkiye gibi 8-10 tane iyi işletme programının olduğu ülkeler değil bunlar. O yüzden bu ülkelerden öğrenci çekebiliriz diye düşünüyorum.
Hedefimiz bu ülkelerden gelecek öğrencilerle kendi öğrencilerimizi harmanlamak ve ileride ortak olarak çalışacak insanları şimdiden birbirleri ile tanıştırmak. Sınıfta da daha uluslararası bir atmosfer yaratmak istiyoruz. Ticaretin, işletmecliğin uluslararası olarak algılandığı bir sınıf ortamı yaratmayı amaçlıyouz. Çok sesli bir sınıf ortamın yaratmayı hedefliyoruz.
Bugün dünya çapında bir işletme eğitimi vermek istiyorsanız farklı kültürleri bir araya getirmeniz lazım.
- Hedefiniz kaç öğrenci?
Eğer kampüs planları yolunda giderse 8 sene içerisinde 6-8 binlere ulaşırız. Ondan sonra nereye gideceğini o dönemin rektörü, dekanı ve mütevelli heyeti belirleyecek. 10 bin olur mu, 15 bin olur mu, neden olmasın? Bizim hiçbir zaman butik üniversite olma gibi bir panımız olmadı, 2 binde 3 binde durma niyetimiz yok.
- Bu kampüsten taşınacak mısınız?
Başka yerlere geçme planı var ama buranın kolaylığından da uzun vadede yararlanmak istiyoruz. Başka kampüse taşınmsak bile bazı birimleri burada bırakabiliriz.
- Ne tarafa taşınacağınız belli mi?
Maalesef daha belli değil. İstanbul'da arsa bulmak çok zor. Bir de biz içerisinde yurtları, spor salonları, fakülte binaları olan büyük bir kampüs kurmak istiyoruz. Birkaç yüz dönümlük değil, bayağı büyük bir arsa bakıyoruz. O yüzden alternatifler çok değil.
Genellikle şehrin dışında bazı yerlere bakıyoruz. Celaliye- Selimpaşa arasında üniversite alanı oloarak ayrılmış bir yer var mesela. Silivri'de var, Çatalca'da var. Daha yakında Küçükçekmece gölünün kuzey taraflarında var, Anadolu Yakası'nda ise Gebze'ye doğru yerler var. Bunlar ilk düşündüğümüz yerler. Ama bunun dışında başka yerlere de bakıyoruz. Birçok faktörü inceliyoruz ve henüz belirlemedik.
Şunu da söyleyebilirim merkeze yakın olacaksa küçük olacak ve kampüsün parçaları olacak. 3-4 parçalı bir kampüs olabilir. Büyük bir yer olacaksa da merkeze pek yakın olmayacak. Köprüden doğuya ve batıya doğru en az 40 km gitmeniz gerekecek.

















