BM Kürsüsünde Noktayı Koydu

Başbakan Erdoğan BM Genel Kurulu'nda İsrail ve Rumları sert bir dille uyardı.

BM Kürsüsünde Noktayı Koydu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Açık söylemek zorundaydım ki; Birleşmiş Milletler bugün insanlığın umutlarını insanlığın geleceğini tehdit eden korkulara galip kılacak bir liderlik sergileyemiyor. BM, belli ülkelerin çıkarları ve vesayeti istikametinde değil, bütün insanlığın hukukunu korumayı esas almak üzere yeniden yapılanmak ve vizyonunu yenilemek zorundadır" dedi.

BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN, KIBRIS RUM KESİMİNİN DOĞU AKDENİZ'DEKİ SONDAJ FAALİYETLERİYLE İLGİLİ OLARAK "TÜM TARAFLARI" UYARDI. ERDOĞAN, "RUM TARAFININ DURDURULMASI İÇİN ÇABA GÖSTERİN AKSİ TAKDİRDE BİZ GEREĞİNİ YAPARIZ" DEDİ.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 66. Genel Kurulu'na hitap etti. Başbakan Erdoğan, konuşmasında 66'ncı Genel Kurul'un hayırlı sonuçlara vesile olmasını dileyerek şunları kaydetti: "Başkanlığı üstlenen Sayın Nasır Abdülaziz Al-Nasır'ı tebrik ediyor, Sayın Joseph Deiss'e de sergilediği dirayetli başkanlıktan dolayı teşekkür ediyorum. Uluslararası toplumun da Birleşmiş Milletlerin de tarihi bir sınavdan geçtiği bir dönemdeyiz.

Açık söylemek zorundaydım ki; Birleşmiş Milletler, bugün insanlığın umutlarını insanlığın geleceğini tehdit eden korkulara galip kılacak bir liderlik sergileyemiyor. BM, belli ülkelerin çıkarları ve vesayeti istikametinde değil, bütün insanlığın hukukunu korumayı esas almak üzere yeniden yapılanmak ve vizyonunu yenilemek zorundadır.

BM'nin ve uluslararası toplumun acil sorunlar karşısında ne büyük acz içinde olduğunu geçtiğimiz ay Somali'de bizzat gördüm. Somali'de gördüğüm yoksulluğu ve acıyı tarif etmem imkansızdır. Duyarak konuşmuyorum, bizzat yerinde, bakan arkadaşlarla ailemle görmek suretiyle bir lokma ekmek ve bir damla su ihtiyacı karşılanmadığı için on binlerce çocuğun öldüğü 'Somali faciası' bir kaç kelimeyle veyahutla birkaç cümleyle geçiştirilecek bir konu değildir.Bu uluslararası toplum için yüz karasıdır.

20 yıldır yaşanan iç savaş Somali'nin bütün hayat kaynaklarını kurutmuş durumda. Somali halkı, dünyanın gözü önünde adım adım ölüme sürükleniyor. Bugün uluslararası toplum, orada yaşanan acıyı adeta bir film gibi kayıtsızca seyrediyor."

SOMALİ'Yİ BU BÜYÜK DRAMIN KUCAĞINA ATAN YÜZ KIZARTICI TARİHLE DE YÜZLEŞMELİYİZ

"İnsanlığımızın test edildiği bu fotoğrafla acilen yüzleşmeliyiz" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Sadece bugünün fotoğrafıyla değil, Somali'yi bu büyük dramın kucağına atan yüz kızartıcı tarihle de yüzleşmeliyiz. Zira, bu büyük buzdağının görünmeyen kısmında büyük insanlık suçları gizlidir.

Bugünkü Somali gerçeği, Afrika'yı yüzyıllarca hegemonyası altında tutan sömürgeci zihniyetin açtığı derin yaraları da ortaya çıkarmıştır. O eski sömürgeci-kolonyalist anlayış ne yazık ki bugün ise menfaatinin olmadığı yere adımını atmayarak milyonlarca çocuğun bir lokma ekmeğe muhtaç olarak ölmesini seyrediyor. Açık söylüyorum: Somali'nin feryadını duymayan dünyada kimse barıştan, adaletten, medeniyetten söz edemez. Orada yaşanan acıyı anlatmaya hiçbir kelimenin takati yetmez.

Türkiye olarak Somali'ye de diğer dünya meselelerine de yaklaşımımızı tamamen insani ilkeler üzerine bina ediyoruz. Bizler, milletimizin verdiği güçlü destekle Somali için kapsamlı bir yardım kampanyası başlattık. Biz, Türkiye olarak son iki ay içinde halkımızdan 300 milyon dolara yakın bağış topladık. Ayrıca ayni yardımların miktarını da şu ana kadar 30 milyon dolarının üzerine çıkardık.

Acilen İslam İşbirliği Teşkilatı'nı İstanbul'da topladık ve bu toplantıda 350 milyon doların üzerinde taahhütte bulunuldu. Türkiye acil insani yardımların yanı sıra, bu ülkenin kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak altyapı tesislerini inşa etmekte de kararlıdır. Bu kapsamda yol, hastane, okul ve su kuyuları gibi ulaşımdan sağlığa ve eğitime, tarımdan balıkçılığa ve müteahhitlik sektörüne kadar çok geniş bir alanda projeler üstlenmektedir. Mogadişu'daki Büyükelçiliğimizi de yeniden hizmete açarak yardımların gecikmesine güvenlik sorunlarının bahane edilemeyeceğini dünyaya göstermiş olduk."

TÜRKİYE'NİN ÖNCÜLÜĞÜNÜN TÜM ULUSLARARASI TOPLUMA ÖRNEK OLMASI EN BÜYÜK ARZUMUZDUR

Erdoğan, Somali kaynaklı korsanlık ve terörizmle mücadelede sonuç alınabilmesi için de acilen iç savaşın durdurulması ve ülkenin demokratik birleşik bir yönetime kavuşması gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Uluslararası toplumun dünyanın başka çatışma noktalarına gösterdiği ilgiyi Somali'den niye esirgediğini herkesin kendine sormasını özellikle istiyoruz. Somali'deki barış ve istikrarın tesisine bütün uluslararası toplumun çok acilen destek vermesi gerekiyor. Somalili kardeşlerimizi 20 yıldır içten içe kemiren iç savaş artık sona ermelidir. Bu bağlamda, Somalili liderlerin ulusal uzlaşı yönünde son dönemde kaydettikleri ilerlemeler bize gelecek için umut vermektedir.

Somali, uluslararası toplum içinde hak ettiği yeri aldıkça, dünyada daha güvenli ve istikrarlı bir yapıya kavuşacaktır. Türkiye'nin Somali'ye yönelik yoğun çabalarının temelinde bu hassasiyet vardır. Somali'yi ayağa kaldıracak altyapı yatırımlarını gerçekleştirmek ve kalkınmayı kalıcı kılacak siyasi barış ve istikrar ortamını sağlamak için gayret sarf ediyoruz. Bunu bir başka hesapla değil, sadece insani ve vicdani sorumluluğumuzun gereği olarak yapıyoruz. Türkiye'nin bu yöndeki öncülüğünün tüm uluslararası topluma örnek olması en büyük arzumuzdur."

ARAP-İSRAİL SORUNU FİLİSTİN

- İsrail tarih boyunca kendisine dostça davranmış bir ülkeye vahim bir yanlış yapmıştır. Ve bu yanlışını kabul etmemektedir.

- Yarım asırdır devam eden Arap-İsrail sorunun hala çözülememesi uluslarası hukuka vurulan bir darbedir. BM'nin aldığı 89 karara İsrail uymamıştır.

- BM İsrail'e karşı sessiz kalmaktıdır.

- Bu durum uluslarası toplumun genelinde büyük bir infiale neden olmaktadır.

-Fosfor bombasını kullanan İsrail'dir, atom bombasını bulunduran İsrail'dir. Bu ülkeyi yönetenler her gün barışın önüne engel çıkırmaktadır.

-Orada Filistin toprakları işgal altındadır. İşgal altındaki Filistin topraklarında Gazze'ye yönelik abluka ön plana çıkmaktadır. Benim ok uduğum İnsan Hakları Beyannamesi'nde böyle bir şey yoktur.

- İsrail'i yönetenler artık bir tercih yapmak zorundadır. İsrail'i yönetenlerin gerçek güvenliğin ancak gerçek barışın gerçekleşmesiyle oluşacağını görmeleri gerek.

- Ortadoğu'da sürekli bir çatışma ortamını sürdürmenin artık mümkün olamayacağını görmek gerekir. İsrail'e huhukun üstünde olmadığını göstermek gerekir.

- Bu konuda atılması gereken en önemli adım Filistin'in BM'de yer almasıdır.

- Türkiye'nin Filistin devletine desteği koşulsuzdur.

- İsrail'den taleplerimiz ortadadır; Özür dileyecek, şehiterimizin yakınlarına tazminat ödeyecek ve Gazze'den ablukayı kaldırcaıktır.

- İsrail halkıyla bir sorunumuz yoktur. Sorun şimdiki İsrail hükümetinin saldırgan politikalarından kaynaklanmaktadır. Gerilimin kaynağı sadece ve sadece mevcut İsrail yönetimidir.

SURİYE'DEKİ OLAYLAR

- Ortadoğu coğrafyasında büyük bir değişim yaşanmaktadır. Milletin iradesine dayanmayan egemenlik meşru değildir. Kendi halkına silah doğrultan bir liderin meşruiyeti kalmaz.

- Taleplerimizin Mısır, Libya ve Tunus'ta karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Ancak halen yanlış refleksler veren ülkelerin olmasını üzüntüyle izlemekteyiz.

- Suriye'de halka karşı yapılan kabul edilmesi mümkün olmayan eylemler nedeniyle Suriye Liderine defalarca ikazlarda bulunduk, Suriye halkının sesine kulak vermelerini açıkça bildirdik.

- Dost acı söyler sözünden hareketle zulümle abad olunamayacağını defalarca komşu ülke Suriye'ye aktardık. Ancak Suriye yönetimi bizi duymazlıktan geldi. Uluslararası toplumun da bu konuda harekete geçmesini bekliyoruz.

- Ülkede dökülen her damla kan halkla bağları koparmaktadır.

- Yeni Libya'nın en büyük destekçişi olmaya devam edeceğiz.