Haber Tarihi: 15 Haziran 2011 Çarşamba Saat 08:00
TelevizyonGazetesi.com  [2799293]

Bizde Tv, Konuşan Kafalar Cumhuriyeti / Özel

Dizikolik programının sunuculuğunu yapan Sevim Gözay, yazarımız Şadan Kaba'ya özel açıklamalar yaptı. İşte dizilerle ilgili ilginç tespitler.

Haber: Bizde Tv, Konuşan Kafalar Cumhuriyeti / Özel

ŞADAN KABA / TELEVİZYON GAZETESİ. COM

TV izleyicisi, Sevim Gözay ismine hem basından hem de TV'den aşina. Öyle ki Gözay'ın televizyonculuğu tam da çekirdekten. Dolayısıyla TV üzerine dolu dolu sohbet için fazlasıyla derinlikli düşünceleri ve deneyimi olan bir isim kendisi.

İtiraf edeyim ki Akşam gazetesinden yine başka bir genç kalem Elif Aktuğ'un Sevim Gözay'la yaptığı ilginç röportajı okuduğumda ister istemez ‘şimdi sırası mıydı' diye içimden geçirip kıskançlık krizlerine girmedim değil. Ama neyse ki ortaya çıkan sonucu görünce kıskançlığımı devam ettirmemin anlamsız olacağını anlamam uzun sürmedi.

İşte, o röportaj…

-TRT 1'de Dizikolik adlı yeni bir programa başladınız. Ama öncesinde TV kariyerinizi kısaca anlatır mısınız?

S. GÖZAY: Televizyon geçmişim uzun. Kendimi bildim bileli yaptığım iş. O nedenle özet geçeyim; asistan olarak girdim, Yönetmen oldum, yıllar sonra da Stüdyo Sinematik Portakal'la ekran önüne geçtim. Sonra Cosmopolis, Şehrin Rengi, arada jürilik vs. Son olarak da Dizikolik, dediğiniz gibi... Dizilerin kamera arkasını, yani madalyonun öbür yüzünü aktaran bir program.

-Dizikolik projesi nasıl ortaya çıktı ve siz bu projenin neresindesiniz?

S. GÖZAY: Son çalıştığım yapım şirketine (Su Production) TRT'den gelen bir proje bu. Yapımcım “gel beraber yapalım” deyince, dizi dünyasına bu şekilde dahil olmayı çekici buldum ve başladık. Yerli dizileri medyanın yeni lunaparkı olarak görüyorum. ve kamera arkasına giriş vizesi almak, o dünyayı bu program yoluyla keşfetmek çok verimli benim açımdan. Filmcilik dünyasının en kaynayan yeri, yerli dizi kazanı şu an.

-Dizilerin kamera arkasında hayat nasıl peki?

Çılgın bir hayat... Her an her şey değişiyor setlerde. Çalışma planımız da onlara göre değişiyor haliyle. Her dizi kendi temposuna ayak uydurmaya çalışıyor fakat biz birçok dizinin temposunu aynı anda yakalamaya çalışıyoruz. Bayağı bir dağıldık tabii başta, şimdi toparlıyoruz.

-Dizikolik'ten sonra daha çok dizi izlemeye başladığınızı söyleyebilir miyiz?

S. GÖZAY: Bilmediğim ne çok dizi olduğunu gördüm tabii. O kadar çoklar ve o kadar azını yakalayabiliyoruz ki. Medyanın manipülasyonu da önemli tabii burada. Beş akşamın beş kazananı var ve herkes onlara fix'lenmiş gibi bir imaj var medyada. Ama özel kitlelere sahip, çok farklı diziler de var. Onları keşfediyorum şu sıralar. ‘Leyla ile Mecnun' çılgın bir dizi mesela. Ağızlarıyla kuş tutmayı huy edinmiş durumdalar ama medya ısrarla görmüyor diziyi.

-Bu noktada seyirciye bir anlamda mesaj vermiş oluyorsunuz. Yani, sadece medyanın sizi yönlendirdiği dizilere odaklanmayın yeni ve farklı dizileri de keşfedin demek istiyorsunuz herhalde?

S. GÖZAY: Aslında seyirci yolunu bir şekilde buluyor. Ama bu tercihlerin ne kadarı medyaya yansıyor, o çelişkili. Ben de içindeyim ama gerçek şu ki bizde medya, bir telden tutturdu mu o tel kopana kadar o şarkıyı çalmaya devam ediyor. Sosyal medyayı takip ederek fark edebiliyorsunuz ancak alternatif tercihlerin de önemli rüzgarlar estirdiğini.

-Takip etmeyi sevdiğiniz diziler de var mı?

S. GÖZAY: Muhteşem Yüzyıl, Behzat Ç. , 1 Kadın 1 Erkek, Mazi Kalbimde Yaradır favorilerim ama diğerlerine de bakıyorum. Baştan sona izleyemiyorum tabii. Bir dizinin bütün bir geceye yayılması nasıl bir çılgınlık ki zaten? Ne çekmeye can dayanıyor, ne izlemeye… TRT'de 60 dakika sınırı var mesela, mis gibi. Seyirci olarak kendine saygı duyulduğunu hissediyorsun. Diğer türlü ise enayi gibi hissediyorsun. Bütün gecesini bir diziye vermesi dayatılıyor seyirciye, el insaf. Yerli dizi, seyirci açısından da yersiz uzun yani.

-Dizilerin dışında TV'de hangi programları izlersiniz?

S. GÖZAY: Televizyonu genel olarak severim. Hem işim, hem de farklı gündemler yakalama alanı benim için. Tartışma programları hepimizin uğrak durakları zaten. Ana haber bültenlerini ve özellikle de kahvaltı haberlerini izlemeyi seviyorum en çok.

-Ana haberleri kimden izliyorsunuz mesela?

S. GÖZAY: Herkese biraz biraz bakıyorum.

-Politik davranmıyorsunuz değil mi?

S. GÖZAY: Davranıyorum tabii ama yakaladınız. Peki… Haberden çok şov gibi artık ana haberler ve ben de bir ritüel gibi takip ediyorum açıkçası. Birand'ın evin oğlu tarzını ve sürpriz dil kazalarını çok içten buluyorum. Ali Kırca ise mutsuz görünüyor bana son dönem. Uğur Dündar kanlı canlı bir haber makinesi. Fuat Kozluklu mesafeli ve sağduyulu. ATV'nin hafta sonu bültenleri izlenmeye değer. NTV kızları ise daima janti ve cool, bayılıyorum onlara. Abuk sabuk konuştukları halde ne dediklerini merak bile etmediğim Anchor'ları ise youtube'a havale ediyorum.

-TV konusunda kafanızda belli şablon düşünceler var mıdır?

S. GÖZAY: Prensip olarak yok. Televizyon hayatın ta kendisi kadar esnek bana göre. Fakat her zaman şablonlar görüyoruz televizyonda. En büyük handikap aslında bu. Bilinen tüm formatları çöpe atmak ve devrim yapmak gerekiyor artık televizyonculukta.

-TV'nin çok içinde bir köşe yazarı olarak yazılarınızda TV'ye ya da TV programlarına atıf yapan yazılarınıza pek rastlamıyoruz. Bu özel bir tavır mı?

S. GÖZAY: Doğru. Çünkü yazıyı ayrı bir kulvar olarak yürütüyorum. Yazı gündemim ayrı, televizyondaki iş gündemim ayrı. Bazen kesişmeler elbette oluyor. Ama bir TV yazarı gibi, programlar veya dizilerle ilgili kritikler yapmıyorum. Etkilendiğim konuları yazıya taşıyorum genel olarak.

-Dizilerden bahsettik ama sevdiğiniz Oyunculardan konuşmadık. Beğendiğiniz Oyunculardan kimler var?

S. GÖZAY: Beğendiğim Oyuncu çok. Beğenmediğim Oyuncu ondan da çok. Fakat setlere gire çıka görüyorum ki Oyuncuların işi çok zor. İnsanın gerçekten aşık olması lazım o işe. Başka türlü çekilir dava değil. Yılların Oyuncularını görüyorsunuz, uykusuz, yorgun halde sahnesini bekliyor ve gülümsemeyi de elden bırakmıyor. Sabır taşı o insanlar gerçekten ve çok acımasız bir çarkın içindeler. Dizikolik'ten sonra farklı bir açı kazandı Oyunculuğa bakışım. Sevdim, sevmedim demek kolay. Asıl önemli olan onların o topu oynamayı sevmesi.

-Tartışma programlarını izliyorum dediniz. Nasıl buluyorsunuz tartışma programlarını?

S. GÖZAY: Evet, o programlar birer laboratuar aynı zamanda. Görülmemiş figürler sergilenebiliyor oralarda. Akşam'dan Nagehan Alçı son dönem müthiş mesela; saçı makyajı, kostümüyle gül goncası… Ama ağzını açtı mı ayar manyağı ediyor alimallah. Pelin Batu'lu Tarihin Arka Odası'na da bayılırdım. Su damlası gibi durur durur bıçak kemiğe dayandı mı da gözü döner ya Pelin'in... Sürpriz kroşeleri seviyorum ben galiba. Hulki Cevizoğlu'nu gözüm arıyor mesela o açıdan…

-Tartışma programlarını genel olarak doyurucu buluyor musunuz?

S. GÖZAY: Bilmem. Tıka basa izlemiyorum o kadar. Yürek mi dayanır ona... TV, konuşan kafalar cumhuriyeti bizde. Düşük bütçeli olmanın getirdiği doğal sonuç tabii.

-Talk şovlarla aranız nasıl? Okan Bayülgen'i veya Beyaz'ı izliyor musunuz mesela?

S. GÖZAY: Geçen hafta (Muhabbet Kralı'ydı sanırım); ‘kendine zarar vermek' temasını sorgulayan müthiş bir bölüm yaptı mesela Okan Bayülgen. Bütün yanlışları götürecek kadar doğru bir işti. İzleyebildiğim için şanslı sayıyorum kendimi.

-TV ile ilgili önümüzdeki dönemlere dair bir öngörünüz var mı? TV'nin geleceğe dair macerasını nasıl yorumluyorsunuz?

S. GÖZAY: Kendimize özel yayın akışlarına sahip olacağız git gide. Toplumsallıktan bireyselliğe doğru evriliyor yayıncılık. Kişiye özel hale geliyor. Ama bir süre daha klasik anlamda TV devam edecek. Bu da her şeye rağmen iyi. Çünkü kolay terk edilecek bir sevgili değil benim için televizyon. A-Ha'nın şarkısındayım ben hala; “The Sun Always Shines on TV – Güneş daima televizyonda parlar”… www. medyabey. com

6/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
  • Evlilik İçin Bir Kez Daha Düşünün

    Evlilik İçin Bir Kez Daha Düşünün

    Yeni Aktüel dergisi tarihi Venüs retrosunda hangi burcu nelerin beklediğini araştırdı.

  • Madonna Sanki Sefere Çıkıyor

    Madonna Sanki Sefere Çıkıyor

    7 Haziran'da İstanbul'da konser verecek olan Madonna, 45 TIR ve 3 uçakla geliyor.

  • Demet Akalın Konserinde Olaylar Çıktı

    Demet Akalın Konserinde Olaylar Çıktı

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Bahar Şenlikleri kapsamında düzenlenen Demet Akalın konserinde olaylar çıktı..

  • Yeşilçam'ın Emektarı Huzurevinde Mutlu

    Yeşilçam'ın Emektarı Huzurevinde Mutlu

    Türk sinemasına ve tiyatrosuna 50 yılını veren ünlü oyuncuların en yakınında bulunan kişilerden biri olan Mustafa Dik, Mersin'in Tarsus Huzurevi'nde yaşamını sürdürüyor.

  • İlk Kez Başka Bir Erkekle Görüntülendi

    İlk Kez Başka Bir Erkekle Görüntülendi

    Geçtiğimiz yıllarda kendisi gibi oyuncu olan Özgür Özgülgün'den boşanan Buket Dereoğlu, ayrılığın ardından ilk kez başka bir erkekle görüntülendi. Dereoğlu,....

  • Rafet El Roman, Gençlik Şöleni'nde Sahne Aldı

    Rafet El Roman, Gençlik Şöleni'nde Sahne Aldı

    Ünlü şarkıcı Rafet El Roman, Manisa'nın Salihli ilçesinde AK Parti Gençlik Kolları'nın organize ettiği 2.Gençlik Şöleni'nde sahne aldı.

  • Verdiği Hediyeyi Geri Almış!

    Verdiği Hediyeyi Geri Almış!

    Demet Akalın-Okan Kurt çifti ve Alişan, önceki gün bir balıkçıda bir araya geldiler.

  • Şevval Sam Silifkelileri Coşturdu

    Şevval Sam Silifkelileri Coşturdu

    Mersin'in Silifke İlçesi'nde bu yıl 39'uncusu düzenlenen Uluslararası Silifke Kültür Haftası etkinlikleri kapsamında konser veren Şevval Sam, hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı.'Tahta Kaşık' temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında,...

  • Anlatacak Şeyim Yok

    Anlatacak Şeyim Yok

    Özgü Namal, kendisine soru sormak isteyen gazetecilere "Konuşmayan biri değilim, ancak anlatacak bir şey olursa konuşurum" dedi..

  • Rakı-balığa Devam

    Rakı-balığa Devam

    Geçtiğimiz gece rahatsızlandığı için hastaneye kaldırılan Orhan Gencebay, taburcu olduktan sonra "Tansiyonum çıktı merak edilecek bir şey yok" diyerek....

  • Beyonce Mavisiz Çıkmıyor

    Beyonce Mavisiz Çıkmıyor

    Ünlü şarkıcı Beyonce, kızı Blue'nun hatırına, doğumdan bu yana mavi oje sürmeden dışarı çıkmadı.

  • Mert ile Berrak Aynı Filmde Buluşacak

    Mert ile Berrak Aynı Filmde Buluşacak

    Mert Fırat, senaryosunu İlksen Başarır'la yazdığı yeni filmi 'Sizden Küçük Bir Ricamız Var'da güzel oyuncu Berrak Tüzünataç ile birlikte rol alacak.