Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şeminur Topal, biyoteknolojide yüzde 33'lük yatırımın yüzde 77 getiriye sahip olması sebebiyle tarımda kullanımının diğer alanlara göre daha yaygın olduğunu söyledi.
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şubesi ile yerel Yeni Adana Gazetesi işbirliğiyle düzenlenen ''Genetiği Değiştirilmiş (GDO) Tohumlar ve Tarım'' konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Topal, gıda güvenliğinden söz edebilmek için, kullanılan yöntemlerin sürdürebilirliğin, dayanıklılık ve yarayışlılığın sağlanması gerektiğini söyledi.
Transgenik tohumların, bazı getiriler sağlasa ya da öyle empoze edilse de, çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini aktaran Topal, "Üreticiler, kanun koyucular, denetleyiciler ve tüketicilerin, tarım güvenliğinin sağlanması konusunda ortak sorumluluğu paylaşması lazım. Bu kapsamda tüm kesimler kalite geliştirme çalışmalarına destek vermeli ya da denetlenmeliler. Biyo çeşitlilik kaybına bağlı sıkıntılar ve biyo güvenlik kaygısı var. Biyoteknolojide insan ve çevre sağlını etkilemeyecek şartı konmuş." dedi.
Transgenik tohumların, son yıllarda yaygın üretim alanları bulduğunu ve pazarlarda yaygınlaştığını kaydeden Topal, 1996'da 1,7 milyon hektar olan uygulama alanının, 2005 yılına kadar 48 kat artışla 80 milyon hektarı geçtiğini ifade etti.
Topal, transgenik tohumların, en çok soya, mısır, pamuk ve kanolada uygulandığını da belirterek yeni teknolojinin bazı ülkelerde çılgınca yaygınlaştığını da sözlerine ekledi.
Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Çetiner ile ZMO İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Atalık da toplantıda transgenik tohumların tarımda kullanımı konusunda görüşlerini anlattı.