Başörtüsü Mağdurları, 28 Şubat Süreci Sorumlularından Özür Bekliyor

Kamuda başörtü takmanın serbest olması, birçok kesimi memnun etti.

Başörtüsü Mağdurları, 28 Şubat Süreci Sorumlularından Özür Bekliyor

Kamuda başörtü takmanın serbest olması, birçok kesimi memnun etti. Karara en çok da 28 Şubat sürecinde kılık kıyafet yönetmeliği gerekçe gösterilerek memuriyetten atılanlar sevindi. Kayserili Hanife Tufan Çınar ve Şerife Efe, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için dönemin sorumlularından özür beklediklerini açıkladı. "Evet ama yetmez" diyen Çınar ve Efe, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) atılan askerlere verilen haklar gibi kendilerine de kaybettikleri sosyal hakların verilmesini istedi.

28 Şubat 1997'deki Milli Güvenlik Kurulu toplantısında alınan kararlar, geride çok sayıda mağdur bıraktı. Mağdur olanların başında ise kılık ve kıyafetinden dolayı işsiz bırakılan insanlar geliyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı demokrasi paketindeki kamuda başörtüsü yasağının kaldırılacağına dair maddenin yürürlüğe girmesi de özellikle bu kişileri sevindirdi. Hanife Tufan Çınar ve Şerife Efe, o dönemin mağdur ettiği kişilerden sadece ikisi. Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) konuşan Çınar ve Efe, baskı ve yıldırmalarla geçen günlerin ardından işten atılmanın çok acı olduğunu ifade etti.

Erciyes Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'nda bilgisayar programcısı olarak çalışırken başörtüsünü çıkarması istenen Çınar, uyarma, kınama, maaştan kesme, kademe ilerlemesi durdurması ve son olarak da kamu görevinden çıkarma cezasına çarptırıldı. Yapılan yazışmalarda kendilerinden 'sanık' olarak bahsedildiğini hatırlatan Çınar, hiçbir adli vakası olmadığı halde bu şekilde bahsedilmesinin kendilerini üzdüğünü dile getirdi. Çınar, "Biz 28 Şubat dayatmalarında dik durduk eğilmedik. Mağdur edildik ama hakkımızı demokratik yollardan aradık. Ülkemizin hiçbir kamu malına hatta tek bir kaldırım taşına dahi zarar verilmesini istemedik. Bizi başörtülü ve başörtüsüz diye bölmeye çalıştılar ama başarılı olamadılar. Aynı oyun bu gün de Türk –Kürt, Alevi- Sünni kavgasına dönüştürülerek yeniden sahnelenmek isteniyor." dedi.

15 yıl boyunca işsiz kalan Çınar, 2006'da getirilen afla mesleğine dönmeyi düşündüğünü ancak yine başörtüsü sorunu yaşayacağından dolayı bu düşüncesinden vazgeçtiğini dile getirdi. Ülkenin normalleşmeye başlamasıyla birlikte geçtiğimiz temmuz ayında geri dönüş dilekçesi veren Çınar, mesleğine başlayacağı günü dört gözle bekliyor. Kılık kıyafet yönetmeliğinin değiştirilmesiyle de rahat bir nefes aldıklarını belirten Hanife Tufan Çınar, 28 Şubat sürecinde kendilerini anarşist gibi gösterenlerden özür beklediğini söyledi. "Yasağın kalkması çok güzel ama yetmez" diyen Çınar, yaşanan mağduriyetin giderilmesi ve kaybettikleri sosyal hakların verilmesi için yeni bir düzenleme yapılmasını beklediklerini kaydetti. Çınar, "Kamuda başörtüsü yasağını kaldıranlardan Allah razı olsun. Demokratikleşme paketinin ülkemizde müzminleşen başörtüsü sorununun çözülmesi adına çok anlamlı olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Diğer taraftan devam eden 28 Şubat davasında da müşteki olan Hanife Çınar ve Şerife Efe, davanın ciddiyetsiz bir şekilde devam ettiğini savundu. Kendilerinin mağduriyetinde başrol oynayan dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün serbest kalmasını anlayamadığını belirten Çınar, "28 Şubat süreci hala devam mı ediyor?" diye sordu.

Evli ve 2 çocuk annesi Şerife Efe de, ERÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hemşire olarak çalışırken 1998 Ekim ayında başörtüsü taktığı için atıldığını söyledi. O da yaşadığı zor günleri hatırlamak dahi istemiyor. Başını açması için ikna odalarında zorlandığını anımsatan Efe, değişen yönetmelik ve genelgeler sonunda devlet hastanesinde göreve başlamak için başvuruda bulunduğunu aktardı. "15 yıl önce tek suçumuz inancımız gereği başımızı örtmekti" diyen Efe, "Umarım Türkiye bir daha o günlere dönmez. Gelinen süreçte, bize zulmedenlerden özür bekliyoruz." dedi.





Reklam