|
Altındağ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'nün ilçenin kültür sanat ve edebiyat hayatına katkıda bulunmak üzere "Altındağ'da Kültür Sanat ve Edebiyat Söyleşileri" başlığıyla düzenlendiği söyleşilerin ilki, Yunus Emre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Alanlarında saygın isimleri, kültür sanat ve edebiyat meraklılarıyla buluşturan söyleşilerin ilkinde divan edebiyatı üzerine verdiği yetkin eserler ve aldığı ödüllerle alanında duayen addedilen Prof. Dr. İskender Pala edebiyatseverlerle buluştu. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'nin ev sahibi sıfatıyla katıldığı söyleşiyi ayrıca Altındağ Belediyesi Meclis Başkan Vekili Mehmet Emin Ayaz, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt, belediye meclis üyeleri ve üniversite öğrencileriyle başkentli edebiyatseverler de büyük bir ilgiyle izledi.
Mehmet Nuri Parmaksız'ın sunduğu program öncesinde Altındağ Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu Şefi Cengiz Taşkent mini bir konser verdi.
"Divan Şiiri ve Aşk" temalı söyleşide Prof. Dr. Pala, Türk yazınının en derin alanlarından olan divan edebiyatında "aşk"ın nasıl ele alındığını dinleyicilerle paylaştı. Ünlü İngiliz şair T.S Elliot'tan bir alıntı yaparak sözlerine başlayan Pala, "Eliot, şiiri 'değişik zamanlarda, değişik ruh hallerinde okunduğunda farklı tatlar veren, farklı anlamlar bulduran bir yazın' olarak tanımlıyor. Bu açıdan bakıldığında divan şiirinin gerçek, saf şiir olduğu açıktır" dedi.
Divan şairlerinin ortalama 10 bin kelime ile konuştuklarını, düşündüklerini ve eserler verdiklerini kaydeden Pala "Ben, kitaplarıma ve akademik çalışmalarıma bakarak söyleyebilirim ki 6 bin civarında kelime ile yaşıyorumdur. Geçen iki yüzyıla, gelişen teknolojiye bakarak maalesef diyebiliriz ki divan şiirini anlamıyor ve onunla ilgilenmiyorsak bu bir geri gidiştir, ilerleme değil" diye konuştu.
Divan edebiyatının halktan kopuk, saray zümresine ait bir edebi tür olarak tanımlanmasının haksızlık olduğunu da vurgulayan Pala, "Eğer divan edebiyatı dilini anlamıyorsak bu bizim eksikliğimizdir, eğer onu merak edip araştırmıyorsak bu bizim kusurumuzdur, çünkü divan edebiyatı bizimdir ve bizdendir" dedi. Divan edebiyatında aşkın ve sevgiliye kavuşmanın hangi şekillerde işlendiğini de anlatan Pala, "Yunan filozofu Platon, tek bir aşk olduğunu, geri kalan her şeyin onun yansıması olduğunu söyler.
Verdiğimiz örneklerle aslında onun haklı olduğunu görüyoruz. Aşk gerçekten bir tane ama yansımaları farklı" ifadelerini kullandı.
(BK-NÇ-Y)
(İhlas Haber Ajansı) 22.03.2008 17:31 [1274430]
|