Haber Tarihi: 20 Ekim 2008 Pazartesi Saat 13:40
Cihan Haber Ajansı  [1516128]

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Türk Dili Hoyrat Bir Saldırı ile Yüzyüze

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Dilinin Hoyrat Bir Saldırı ile Yüz Yüze Olduğunu Belirterek, "Medya ve Sanal Alemin Kontrolsüzlüğü Dilimiz Türkçenin ve Diğer Dillerin Geleceği Kaygı Vericidir." Dedi.

Haber: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Türk Dili Hoyrat Bir Saldırı ile Yüzyüze

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk dilinin hoyrat bir saldırı ile yüz yüze olduğunu belirterek, "Medya ve sanal alemin kontrolsüzlüğü dilimiz Türkçenin ve diğer dillerin geleceği kaygı vericidir." dedi. Erdoğan, 6. Uluslararası Türk Dil Kurultayı'nın Bilkent Otel'de düzenlenen açılış programında yaptığı konuşmada, Türk dilinin hoyrat bir saldırı ile yüz yüze olduğunu söyledi. Bilim adamlarını medeniyet iddiamızın içini doldurmaya davet eden Erdoğan, "Bilim adamlarımızdan ricam medeniyet iddiamızın içini doldurmaya daha çok çaba sarf etmelidirler. Üzülerek söylüyorum ki dilimiz hoyrat bir saldırı ile yüz yüzedir. Medya ve sanal alemin kontrolsüzlüğü dilimiz Türkçenin ve diğer dillerin geleceği açısından kaygı vericidir. Gençlerimizin kaç kelime ile konuştuğu kendilerini sözlü ve yazılı olarak ne kadar ifade edebildikleri büyük önem taşıyor. Bu çalışanların gerçek hayata yansıması da büyük önem taşımaktadır. Bütün kurumları azami özen göstermeye davet ediyorum." şeklinde konuştu. Konuşmasında, kısa bir süre önce vefat eden ünlü Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın bir şiirini de okuyan Erdoğan, ünlü şair Yahya Kemal'ın de Türkçe'yi 'ana sütü gibi saf, berrak, katışıksız' sözünü aktardı. Bu ünlü isimlerin Türkçe'yi bir medeniyet dili haline getirdiğini ifade Erdoğan, yine Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Orhan Veli, Cemal Süreyya, Atilla İlhan, İsmet Özel'in de çağımızın usta şairleri olarak Türkçenin meyve veren gürbüz dalları olduklarını aktardı. Halit Ziya, Ahmet Hamdi Tanpınar, Adalet Ağaoğlu, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal'i ise Türk edebiyatını ve sanatını geliştiren yazarlar olarak sıraladı. Türkiye'nin Frankfurt Kitap Fuarı'nda 800 yazarıyla temsil edildiğini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hiç bir emek zayi olmayacaktır. Bizler de hükümet olarak üzerimize düşen sorumluğu yerine getireceğiz. Kurumsal çalışmalardan önce işçiliğini yapan sanatçılarımızın eserleriyle kazandırdıklarıdır. Türkiye hızla dünyaya açılırken Türkiye Türkçesi de dünyaya büyük bir hızla açılıyor. Komşu ve kardeş ülkeler başta olmak üzere dünyanın her yerinde Türkçe konuşulan yeni eğitim programlarına alınan, kursları açılan bir dil haline gelmiştir. Türkçenin bir dünya dili haline gelmesi, ekonomik ve sosyal gelişmemizin en büyük ispatı olmaktadır. Yüreğindeki bir ukdeyi dile getirmek istediğini ifade eden Erdoğan, "Bugün Tür Dil Kurumu'nu kuran Atatürk'ün Nutuk isimli eserini, İstiklal Marşımızı yazan Mehmet Akif Ersoy'un Safahat'ı bile anlamakta güçlük çeken nesiller medeniyet iddiasındaki herkesi düşünceye sevk etmez zorundadır. Bilim adamlarımızdan ricam medeniyet iddiamızın içini doldurmaya daha çok çaba sarf etmeleridir. Üzülerek söylüyorum ki dilimiz hoyrat bir saldırı ile yüz yüzedir. Medya ve sanal alemin kontrolsüzlüğü dilimiz Türkçenin ve diğer dillerin geleceği açısından kaygı vericidir. Gençlerimizin kaç kelime ile konuştuğu kendilerini sözlü ve yazılı olarak ne kadar ifade edebildikleri büyük önem taşıyor." dedi. Türk dili alanında yapılan çalışmaların gerçek hayata yansımalarının önemli oldruğunu da aktaran Erdoğan, bu konuda bütün kurumların azami özeni göstermelerini istedi. Türk Dil Kurumu'nun Türkçe'nin yaygınlaştırılması, geliştirilmesi çalışmalarını takdirle izlediğini kaydeden Başbakan Erdoğan, bu çabaların sadece 70 milyon için değil dünyada kendini Türkçe ifade edenler için de önemli olduğunu vurguladı. Törene katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Türkçe'ye hizmet eden yabancı bilim adamlarına liyakat nişanlarını verdi. (CİHAN)

9/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12