Kazma, balyoz, kürek ve keser gibi aletlerin kalitesi, genellikle inşaatçı, madenci veya diğer ilgili meslek erbabı haricinde fazla ilgi çekmez. Tarım ve inşaat sektöründe önemli aletlerin arasında yer alan bu malzemelerin gelişen teknolojiyle nasıl üretildiği önemsenmez. Oysa bunların da standartları ve iyisi kötüsü bulunuyor. Mesela resmî dairelerde yangına müdahale etmek için bir köşeye konulan kazma ve kürekler, yeri geldiğinde hayati önem taşıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın içinde kilitli kalarak rahatsızlandığı makam arabasının camı balyozla kırılmıştı. Uzun namlulu tüfeklerin mermisiyle bile kırılamayan zırhlı cam, balyoza 8 dakika dayanabilmişti. Erdoğan'ı kurtaran balyozu yapan Denizlili Halil Aki, "Başbakan'ın balyozcusu" olarak anılıyor. Aki Demir ve Çelik Sanayii'nin sahibi Aki, bu işe 1954 yılında çırak olarak başlamış, altı yıl sonra da kendi işini kurmuş. En büyük atılımını ise 1981 yılında İran-Irak savaşında yapmış. O zaman Irak ordusuna onbinlerce kazma satmış.
Bu kazmaların siper kazılmasında kullanıldığını ifade eden Aki, "İran-Irak savaşı başladığında, kazma yapılması için teklifler geldi. Önce bin kazma talep eden Irak, sonra 10 bine, daha sonra 50 bine, en son da 300 bine çıkardı. O kadar çok sipariş geliyordu ki kapasitemin 10 misli olan bu miktarı yetiştirmekte güçlük çekiyordum. Bunun üzerine kazma üretenleri örgütleyerek fason imalat yaptırdık." diyor. Görüştüğü bir albayın piyasada kaliteli kazma bulamadığını söylemesi üzerine ise ilk Türk Standartları Enstitüsü (TSE) belgeli kazma yaptığını anlatan Aki, "Daha sonra Türk ordusunun kullandığı kazmaları da biz ürettik. Bu kazmaların, ordu kanalıyla NATO'ya da gönderildiğini öğrendik." şeklinde konuşuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin daha sonra kazma alımında TSE belgesi şartını kaldırdığını da vurgulayan Halil Aki, Türkiye'nin kazma ihtiyacının yüzde 10'unu karşıladıklarını söylüyor.