Başbakan Erdoğan, Van'da

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Iğdır'dan sonra partisinin İl Kongresi'ne katılmak üzere Van'a geldi.

Başbakan Erdoğan, Van'da

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Iğdır'dan sonra partisinin İl Kongresi'ne katılmak üzere Van'a geldi. Erdoğan'ı Van'da Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile Van Valisi Münir Karaloğlu ve partililer karşıladı.

Erdoğan'a Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Orman Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de eşlik etti. Erdoğan için Van'da geniş güvenlik önlemleri alındı. Erdoğan, Ferit Melen Havalimanı'ından Ak Parti İl Kongresi'nin yapılacağı Şehir Stadyumuna parti otobüsü ile geldi.

STATTA DEPREM ÖNLEMİ

Başbakan Erdoğan'ın kongrenin yapılacağı stada gelişinden önce statta geniş güvenlik önlemi alındı. Tribünler boşaltılırken, stada girenler tek tek arandı. Kongre öncesi kolonlarında deprem nedeniyle hasar olup olmadığı araştırılan statta, İl Kongresi sırasında tribünlere izleyici alınmadı. Saha içinde yaklaşık 5 bin kişi Başbakan'ı izledi.

Erdoğan'ın stada girişi sırasında da kalabalık Başbakan lehine slogan attı. Kongrenin açılış konuşmasını Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik yaptı. Ardından kürsüye Başbakan Erdoğan çıktı. Erdoğan ilk olarak Van depreminde yapılan hizmetleri anlattı. Depremin hemen ardından Van'a geldiklerini belirten Erdoğan, çalışmaları yerinde takip ettiklerini söyledi.

Van'A YAPILAN YATIRIMI ANLATTI

Depremden sonra Van'ı hiç unutmadıklarını ve sürekli gündemlerinde olduğunu belirten Başbakan Erdoğan CHP ve BDP'yi eleştirerek şunları söyledi: "Bakan ve milletvekillerimiz burada günlerce, haftalarca bu çalışmalar bizzat nezaret ettiler. Vanlıyı hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Ancak muhalefet birşeyler söyleyip durdu. Tilki yetişemediği üzüme koruk der. Kedi de yiyemediği ciğere murdar der. Bunların kimler olduğunu sizler biliyorsunuz. Van'da meydana gelen deprem artçılarla birlikte 37 atom bombasına denk enerji çıkardı. Böyle büyük bir afet karşısında ülke olarak, millet olarak tüm kuruluşlarımızla, özel kuruluşlarımızla tek tek vatandaşlarımızla seferber olduk. Van'a elimizi uzattık. Personellerimiz, iş makinelerimiz, uçaklarımız ambulanslar depremzedelerin hizmetine sunuldu. Dünyanın her yerinden gelen yardımları anında Van'a ulaştırdık. Şu ana kadar yatırımlar dahil fiili harcama 3 katrilyon 73 trilyon 945 milyan 342 milyon TL. Burada yatırımlar hala devam ediyor. Biz Van'ı yeniden inşa ediyoruz. Bunu görmeyenler var mı? Var. Başta ana muhalefet olmak üzere. Aynı şekilde bakıyorsunuz BDP. 17 bin 500 kalıcı konut yapılıyor. Ağustos sonu Eylül ortaları gibi konutları teslime başlayacağız. Bir miktar şu anda teslimi yapılmış olan konutlarda var. Şimdi yeni bir adım atıyoruz. 42 kilometreden Van'a su getiriyoruz. Bunun maliyeti 112 trilyon. Bu Van'ın şehir şebeke suyunu yenileyecek ve Vanlı daha güvenli suyunu içecektir. Attığımız bu adımlarla birlikte bunu hazmedemeyenler. Onlar zannediyordu ki kendileri nasıl yan gelip yattıysa bizim de öyle yapacağımız. Biz millete efendi olmak için değil hizmetkar olmaya geldiğimizi söyledik. Hele hele Van'da binalar hasar görürken bizim Van'a olan sorumluluğumuz daha da arttı."

75 MİLYON Van İÇİN AĞLARKEN, TERÖR ÖRGÜTÜ KAN DÖKTÜ

Van'daki depremde her enkazdan çıkan bebeğin 75 milyonun gözünü yaşarttığını belirten Başbakan Erdoğan, "Trabzonda bisiklet almak için para biriktiren Muhammet 61 TL'sini Van'a gönderdi. Biz biriz, beraberiz. Ezelden ebediyete kadar kardeşiz. Bir olduk, beraber olduk. Birlikte Türkiye olduk. Bu kardeşliği kimse bozamayacak. Aramaza kimse giremeyecek. 23 Ekim'de Van'da deprem oldu ne terör örgütü, ne de BDP kanlı eylemlere provakasyonlara ara vermediler. 75 milyon Van için ağlarken, terör örgütü kan akıtmaya, BDP provokasyon yapmaya devam etti. Türkiye Van'da enkaz kaldırırken, terör örgütü ilçelerde mayınlı tuzaklar kurdu. Burada ambulanslar enkaz altında çıkanlara hizmet ederken, belediyenin cenaze araçları Malatyada terörist cesetleri kaldırdı. Taş atmak için, molotof atmak için askere polise kamu görevlisine saldırmak için anında organize olanlar, Van'da can pazarı yaşatanlar depremde yerlerinde oturdular. Depremzedelere gönderilen yardımları gasp edecek kadar alçak olduklarını bir kez daha gösterdiler. Bunlar kan ve can ticareti yaparlar. Biz şu anda Allahın izni ile 75 milyon desteği ile Vanı yeniden kuruyorz. Yeniden inşa ediyoruz. Yeniden inşa ederken kardeşliğimizi de pekiştiriyoruz. Onun için Van'da artık benim Kürt kardeşim bu kan tacirleri ile can tacirleri ile arasına mesafe koyacaktır, ben buna inanıyorum. Gençlerin kanı ile beslenen bu eli kanlı terörle bunların uzantıları ile Kürt kardeşim inanıyorum ki aralarına mesafe koyacaktır" dedi.

SORUNUN ÇÖZÜMÜNE BDP VE PKK ENGEL OLDU

Kürt sorununun çözümüne BDP ve PKK'nın engel olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bunlar Kürt kardeşimin hakkı için mücadele etmiyor. Bunlar Kürt kardeşlerimizin düşmanı olanlara taşeronluk yapıyorlar. BDP ve terör örgütü Kürt sorunun çözümünde en büyük engel oldular. Bazı bölgeler yatırım alamıyorsa bunun tek sebebi bölücü terör örgütüdür. Yatırımcı bunlardan dolayı Van'a Hakkari'ye Tunceli'yi, Siirte, Bitlis'e Muş'a gelmiyor. Yoksa kimsenin buraya aykırı bir tavrı yok. Biz çözümün önündeki en büyük bariyerleri kaldırarak, asimilasyon politikalarını, ret politikalarını kaldıran iktidar olduk. Kürtçe'nin konuşulmasına yönelik serbestliği biz getirdik. Üniversitelerde Kürtçe'nin önünü biz açtık. 24 saat yayın yapan televizyonu biz kurduk. Faili meçhulların üzerine kararlılıkla gittik. Basın özürlüğünün önündeki engelleri biz kaldırdık. Türkiye'de devlet benim Kürt vatandaşımla kucaklaştı" dedi.

LEYLA ZANA'YI SUSTURMAYA ÇALIŞIYORLAR Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana ile yapılan görüşmenin BDP ve PKK'da rahatsızlık uyandırdığını anlatan Başbakan Erdoğan, "Sayın Leyla Zana çözüme ilişkin umudunu dile getirdi. Ankara'da bir görüşme yaptık. Samimi bir ortamda ön yargılardan uzak bir şekilde istişarede bulunduk. Bu görüşmeden çözüm umudunu dile getirmesinden BDP ve terör örgütü rahatsız oldu. Sert açıklamalar yaptılar. Şu anda mahalle baskısı kurarak sayın Leyla Zana'yı susturmaya çalışıyorlar. İşte terör örgütü ve uzantısı budur. BDP bölgenin CHP'si olmak için çalışmaktadır. BDP biz Kürtlerin partisiyiz diyor. Hayır değilsin. Kürtleri birinci derecede temsil eden parti AK Partidir. Rakamlar ortada. Yapılan her şey ortada. Cebren dayatılarak, tehditle oy olmak var. Bir de demokratik olarak halkın iradesine saygı duyan Ak Parti var. CHP kendi fikirlerinden başkasına tahammül edemiyorsa, BDP de iktidar olmanın yollarını farklı bir şekilde zorluyor. Nasıl CHP darbelere çanak tuttuysa, BDP'de aynısını yapıyor. BDP'de statükonun bozulmasına tahammül edemiyor. Bakın seçim atmosferinde hangi partinin seçim büroları bombalanıyor. AK Parti. Bizim il ve ilçe başkanlarımızı kaçırıyorlar. Nereye kadar yapacaksınız. Tüketemizsiniz. Bitiremezsiniz. Bu yol yol değil. Eğer dürüstseniz. Samimiyseniz önce halka gönlünüzü açın. Ak Parti 75 milyona gönlünü açtığı için kucakladığı için bu gün buradadır. Sizler Selahattin Eyyübi'nin torunlarısınız. Ahmedi Hani'nin Faki Teyran'ın, Mele Ciziri'nin torunlarısınız" dedi.

ÇOCUKLARINIZI BUNLARIN ELİNDEN ALIN

Kürt annelerine de seslenen Başbakan Erdoğan, "Buradan Kürt annelerine sesleniyorum. Çocuklarınızı, ciğerparelerinizi elinizden alıyorlar. Onları dağlarda ölüm makinesi haline getiriyorlar. Kürtlerin hakkı için değil, Türkiye'nin düşmanı olan çevrelerin çıkarları için. çocuklarınızı kullanıyorlar. Çocuklarınızı bunların elinden alın. Çocuklarınızı bunlardan kurtarın. Türkiye'de yeni dönem başladı. Çözüm umudu başladı. Bu çözüm umuduna sizlerde güç katın. Yüreğinizi koyun. Bu ülke hepimizin. Bu ülkeyi birlikte büyütecek, kardeşlik içinde yaşayacağız. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Kanlı örgüte yeter demenizini bekliyoruz. Terör örgütü Kürt kardeşlerime acıdan başka bir şey vermedi. Yoksulluktan sefaletten, sokak ortasından akan kanalizasyondan başka bir şey vermedi. Çünkü devletin onlara gönderiği paralar maalesef farklı yerlere gidiyor" dedi.

İSTESELERDE İSTEMESELERDE HAVAALANI YAPACAĞIZ

PKK'nın hizmetleri engellemek için çaba içinde olduğunu ve araçları yaktığını belirten Başbakan Erdoğan, "Iğdır'a havaalanı açtık. Hakkari Yüksekova'ya da açacağız. PKK araçları yakıyor hizmetleri aksatıyor. Ama engellemeye çalışıyorlar. İş makinalarını yakıyorlar. Biz buna rağmen çalışıyoruz. İsteseler de istemeseler de yapacağız. Şırnak'a da yapıyoruz. Ama biz bölücü örgütü rağmen bunu yapacağız. Bu ülkede hak galip gelecek. Halk gelip gelecek, bunu göstereceğiz" dedi.

DEPREMİN SEMBOLÜ YUNUS'UN FOTOĞRAFI VERİLDİ

Başbakan Erdoğan'a konuşmasının ardından Van depreminin sembolü olan Yunus'un fotoğrafı Ak Parti İl Başkanı Abdullah Aras tarafından hediye edildi. Bilindiği gibi 13 yaşındaki Yunus Geray, 23 Ekim'deki 7.2 büyüklüğündeki ilk depreme, kent merkezindeki bir internet kafede yakalandı. Bir kişinin üzerine kapaklanmasıyla hayatta kalan Yunus, kurtarma ekipleri tarafından yaralı çıkarıldıktan sonra Erzurum'a nakledilirken iç kanamadan ölmüştü.

Başbakan Erdoğan'ın stattan ayrılmasının ardından delegeler arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı. Başbakan Erdoğan, buradan Van YYÜ Kampüsü içindeki 650 yataklı Prof. Dr. Dursun Odabaşı'nın adının verildiği Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'nin açılışını yapacak.