Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, teröre, teröriste karşı olduğu gibi milli değerlerimizi kendi kirli emellerine maske kılmak isteyen bütün şer şebekelerine, çetelere karşı eş zamanlı operasyonlar yürüttüklerini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, Türkiye olarak Irak'ın inşası yönündeki çalışmalarının devem ettiğini, Irak'a yıllık 1.5 milyar kwh elektrik verdiğini anlattı. Erdoğan, bu elektriğin Irak için can damarı özelliği taşıdığını belirtti.
Erdoğan, kara harekatının tek amacının Irak içerisinde üstlenilmiş olan teröristleri etkisiz kılmak ve bölgede terör örgütü tarafından kullanılan alt yapı yatırımlarını etkisiz hale getirmek olduğunu belirtti. Erdoğan, askerlerimizin ilerleme istikametlerinde terörist unsurları saf dışı bıraktığını belirterek, "Harekat ilerledikçe tespit edilen çok sayıda terörist, barınma tesisi, silah, mühimmat, malzemeyle birlikte tahrip edilmektedir. Tüm tesisler yeniden onarılamayacak şekilde kullanılamaz hale getirilmektedir. Sivillerin kullanımında olan hiçbir alt yapıya zarar verilmemektedir."
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hedefe ulaştıktan sonra en kısa zamanda Türk sınırları içine geri döneceğinin unutulmamasını isteyen Başbakan Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini, esenliğini tehdit eden terörle mücadelenin diplomatik boyutunda aldığımız mesafe ortadadır. Türkiye'nin haklılığı uluslar arası alanda tescil edilmiştir." diye konuştu.
Dış politikada Türkiye'nin tarihi misyonuyla müteakip barışçıl tutumumuz küresel etkimizi daha yukarı taşıdığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörle mücadeledeki kararlı tutumumuzu, ekonomik, sosyal ticari boyutla desteklememiz gerektiğinin bilincindeyiz. Bu alanlarda bugüne kadar pek çok hamle yaptığımız hepinizin malumudur.
2002 yılında başlayan demokratikleşme sürecimiz istikrara kavuşturulmuş, önemli kazanımlar elde edilmiştir. Bugünkü siyasi atmosferi ve hukuk düzeyiyle Türkiye temel hak ve özgürlükleri evrensel hukuk normlarına göre yaşatan bir ülke haline gelmiştir. Türkiye bireysel özgürlükleri en üst seviyede hayata geçirme kararlılığındadır. Hak ve özgürlükler alanında toplumdan gelen bütün taleplere azami duyarlılığa sahiptir." dedi.
AK Parti'nin temel hedefinin, bireysel özgürlükleri evrensel, demokratik standartlara kavuşturmak olduğuna işaret eden Erdoğan, "Özgürlüklere, haklara ilişkin ana kavram Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı toplum devlet ilişkilerinin esas zeminidir." diye konuştu.
Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde ekonomik ve sosyal politikalara verdikleri önemin vatandaşlar tarafından iyi bilindiğini anlatan Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının verdiği destekle önümüzdeki dönemde sosyal politikalar alanında daha etkin politikalar geliştireceklerini ifade etti.
"Bir millet, kardeş, vatandaş olmanın şuuruyla, demokratik siyasetin imkanlarını kullanarak çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur." diyen Erdoğan, "Türkiye terörle mücadelesini hukuk içinde kalarak sürdürecektir. Bu mücadele, topyekun milletçe yürüttüğümüz bir mücadeledir. Bu milletin her ferdine yakışan özgür ve müreffeh Türkiye için sorumluluk üstlenmek, kendi özgürlüğümüzü başkalarının özgürlüğünde bulmaktır. "dedi.
Erdoğan, "Teröre, teröriste karşı olduğu gibi milli değerlerimizi kendi kirli emellerine maske kılmak isteyen bütün şer şebekelerine, çetelere karşı eş zamanlı operasyonlar yürütüyoruz. Demokratik kalkınmamızın da eş zamanlı yürümesi bu ülkenin huzurunu kaçırmak isteyen şebekelerle mücadelemiz eş zamanlı olarak devam ediyor, devam edecektir. Nerede hukuksuz bir alan varsa, orayı hukuksuzluktan, keyfilikten arındırmak, bu millete en büyük borcumuzdur. Yılların biriktirdiği, ertelediği bu sorunların hepsini bütün politik hesapların üzerinde görüyoruz. "dedi.
Başbakan Erdoğan, Güneydoğu Anadolu Projesi ile ilgili önemli adımlar attıklarını anlatarak, "Bizler bu arada çok önemli adımları attık. Yıllar yılı Güneydoğu Anadolu Projesi olarak bildiğiniz ama sürekli ertelenen bu sürece yeni dönemde farklı olarak giriyoruz. Şu anda Nazım Erken arkadaşım bölge illerinin hepsini dolaştı. Alt yapı ile ilgili çalışmalarımızı belli noktaya getirdik. Süratle bölgedeki iki barajımızı, sulama kanallarını, bölgedeki yağmurlama ve damlama sistemiyle bütün sulama çalışmalarına, bütün yol çalışmalarını bitirecek şekilde bu adımlarımızı süratle atıyoruz. Tüm Suriye sınırındaki mayın bölgeleriyle alakalı dün bakanlar kurulumuzda adımımızı attık. Bununla ilgili ihale sürecini yeniden başlatıyoruz. Bu ihaleyi de süratle bitirip, bölgeyi mayınlardan temizleyip organik tarımla ilgili yeni bir çalışmayı orada başlatalım. Hedefimiz önümüzdeki 5 yıl da GAP'ı tamamlayıp milletimizin emrine, Türkiye'nin emrine hazır hale getirmektir."
Projenin bölge için ciddi bir istihdam kaynağı üreteceğini vurgulayan Erdoğan, " İşsiz binlerce, on binlerce vatandaşımız bölgede iş bulma imkanı kazanacaktır. En önemli yanı, verimlilik noktasında da GAP bundan sonra çok daha verimli hale gelecektir. Toprağı daha verimli hale getirecek ve bu proje beklemediğimiz neticeyi elde edecektir. "dedi.
Erdoğan, her ülkenin zor zamanları olduğuna işaret ederek, "Bu zor zamanlar, birbirimize inanarak, güvenerek, birliğimizi güçlendirerek atlatılır. Biz de bu zamanları böyle atlatacağız. Türkiye'yi daha ileri götürecek adımları atma irademizi kaybetmeyelim. Ülkenin her köşesini aynı şekilde kalkındırmak, gelir adaletini sağlamak, kaynakları hakça dağıtmak adına geçen 5 yılda çok yol kat ettik.
Masadaki gündem maddeleri arasında en fazla dikkat ve gayreti biz bu noktada gösteriyoruz. Neresinde yaşıyor olursa olsun, vatandaşlarımızı devletinden umudunu kesmeyecek hale getireceğiz. İnşallah vatandaşımızın geleceği karanlık olmayacak dedik işe başlarken. Bugün artık vatandaşımız devletine geleceğine umutla bakıyor. En kısa zamanda devletinden istediğini alacağına inanıyor çünkü işaretini görüyor. Bu güveni sağlamak, bu umudu canlandırmak çok önemli." dedi.
Bu ülke insanının yüzde 40'nın tarım kesiminde çalıştığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, iktidara geldikleri günden itibaren tarım kesiminde önemli iyileştirmeler yaptıklarını anlattı. Türk tarımını ayağa kaldıracak adımlar atıldığını söyleyen Erdoğan, "Tarım sektörünü daha etkin, verimli hale getirmek için büyük gayret sarf ediyoruz. Elimizdeki imkanları zorluyoruz. Çiftçiye müjde vermek istiyorum. Çiftçilerimizin gübre ihtiyacını zamanında temin etmeleri için ayırdığımız mazot ve gübre desteklerini 2 taksitte ödüyorduk. Ödemeleri öne çekiyoruz. Mart ayında bu ödemeleri bir defada yapacağız. Hayvancılık ve hububat primleriyle birlikte mart ayında üreticilere ödenecek toplam rakam 1.840 milyar YTL olacak."
Erdoğan, konuşmasının sonunda ise bugün Kocaali katliamının yıl dönümü olduğunu belirterek, "Böyle bir katliamı acımasızca yapanları bizler buradan milletçe lanetliyoruz ve yine özellikle buradan yukarı Karabağ'da bir işgalci durumunda olan Ermenilere de işgali sona erdirmeleri noktasında tekrar duyuruda bulunuyoruz. Bazı değerlendirmeleri yaparken bunları unutmamalarını kendilerine hatırlatıyoruz. Katliamlarla bir yere varılamaz. Dünyada oluşturmak istedikleri soykırım safsataları noktasında kendilerine şunu hatırlatıyoruz. Hep aynaya bakarak konuşuyorsunuz. Soykırımsa bunun en acımasız olanının siz yaptınız. Bu milletin karakterinde, değerlerinde soykırım yoktur. Kendilerini haksız işgali sona erdirmeye çağırıyoruz. "
Erdoğan, konuşmasının sonunda ise sınır ötesi harekatta katılan Mehmetçiklere Necip Fazılı'nın "Mehmedim" şiiriyle seslendi.
Erdoğan'ın konuşması sonrasında Türkiye'de bulunan bir grup Kosovalı öğrenci tarafından çiçek verildi. Erdoğan, Kosovalı öğrencilerle birlikte fotoğraf çektirdi.