Başbakan Erdoğan Medipol Üniversitesi Mega Hastaneler Kompleksini Açtı

Medipol Üniversitesi Mega Hastaneler Kompleksi'nin açılışı yapıldı.

Başbakan Erdoğan Medipol Üniversitesi Mega Hastaneler Kompleksini Açtı

Medipol Üniversitesi Mega Hastaneler Kompleksi'nin açılışı yapıldı. Açılış törenine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile damadı Berat Albayrak, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı, Medipol Üniversitesi Hastaneler Kompleksi Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Koca ile hastane çalışanları ve vatandaşlar katıldı.

"ÖNCE İNSAN DİYECEĞİZ ÖNCE DEVLET DEĞİL"

Tören öncesi bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yatırım tutarı 150 milyon doları bulan bu dev sağlık tesisinin ülkemize kazandırılmasına emeği geçen tüm kardeşlerimizi huzurlarınızda tebrik ediyorum. Dört ayrı bölümden oluşan bu büyük kompleks 470 yatağı, 246 poliklinik odası ve diğer pek çok özelliği ile ülkemizde sağlık alanında standartları yükseğe taşıyor. Sağlık sektörü Türkiye'nin uluslararası alanda daha iddialı hale geldiği bir alan açılışını yaptığımız bu kompleksin bu bakımdan da insanımız ülkemiz için iftihar meselesi haline geleceğine inanıyorum. Bu tesis gayet güzel bir helikopter pisti de bulunuyor. Acil vakalarda helikopter pisti modern girişiyle hastalarımızıa o hasta halini hissettirmeyecek. Ülkemizde sağlık alanında pek çok eksiğin yanında ambulans alanında da çok ciddi eksiklikler vardı. Biz 2002'de hükümete geldiğimizde toplam ambulans sayısı Türkiye'de 617 idi. Bunların çoğu da iç donanımdan yoksundu. Bugün ülkemizde kaç ambulans var biliyor musunuz? İki bin 832 ambulansla vatandaşlarımızla hizmet veriyoruz. 17 helikopter ambulansla ülkemizin dört bir yanında vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Bununla da yetinmedik. 3 tane de jet ambuansla hizmet veriyoruz. Bütün bunlar da yetmedi. 4 deniz ambulansı, 224 kar paletli ambulans var. Dağlara tırmanacağız, köpeklerin kızaklarla çektiği değil paletli ambulanslarla hizmet vereceğiz. Bunun nereden nereye geldiğimizi göstermek için söylüyorum. Halk için de muteber bir nefes yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Biz böyle bir ecdadın torunlarıyız. Devleti yok etmeyi bir sağlıklı nefese değişen insanlarız. Biz oradan geliyoruz. Önce insan diyeceğiz önce devlet değil. Ona göre çalışacağız" diye konuştu.

"SIKIYSA GERİ ÇEVİRSİNLER. ÇEVİREMEZLER"

Başbakan Erdoğan sağlık hizmetlerindeki gelişmeyi anlatmak için bir örnek de verdi. Erdoğan, "Geçtiğimiz Haziran ayında Gülsüm Tunç adında bir vatandaşımız 112 Acil hattını arıyor. Bir yakınının Güney Amerika'da bulunan Tirinidad Tobacco'ya iş için gittiğini bayıldığını bilgi aldığını ancak kendisine ulaşamadıklarını söylüyor. Sağlık personelimiz konuyu araştırıyor, vatandaşımızın bulunduğu hastaneye ulaşıyor. Vatandaşımız orada bir beyin kanaması geçirmiş felç olmuş acil ameliyata alınmış durumu ciddiyetini koruyor. Ülkemizdeki sağlık personeli Güney ABD'deki durumunu 20 gün boyunca takip ediyor. Vatandaımızın durumu ağırlaşınca 4 uşuş personeli oraya gidiyor. 36 saat 10 dakika sonra vatandaşımızı alıp Ankara'ya getiriyorlar. 6 haftalık tedavi sonunda kardeşimiz hayati tehlikeyi atlatıyor. Türkiye artık böyle bir ülke. Dünyanın neresinde olursa olsun, vatandaşına sahip çıkan bir ülkede yaşıyoruz. Eksiğimiz yok mu? Vardır ama şimdi halkının derdiyle dertlenmeyi dert edinen bir iktidar var burada. Bu hastane kompleksine helikopter pisti yapılmış olmasını da bu bakımdan önemli olarak görüyorum. Olur ya vatandaşımız ülkemizin bir köşesinden havaalanına gelir oradan helikopterle getirilebilir veya yurt dışından gelebilir. Bunların tedbirinin alınmış olması önemli. Biz 2002 yılı sonunda hükiümete geldiğimizde öncelikli hizmet alanlarımızı eğitim sağlık emniyet adalet olarak ifade ettik. Yani dört temel taş üzerine Türkiye'yi inşa edeceğiz dedik. Biz devletin sosyal devlet özelliğine çok büyük önem veriyoruz. Vatandaşımıza eğitim sağlık hizmetini sunmayan bir devlet görevini hakkıyla yerine getirmiyor demektir. Hastane kapısında çile çeken şifa bulmak için gayret sarf eden ama karşılığını göremeyen ve dertli bir devleti karşısında göremeyen bir devlet devlet değildir. Devlet halkının çilesine ortak olmayana devlet devlet değildir"dedi. Erdoğan konuşmasında sert çıkarak"Şu anda vatandaşımız sıkıysa bir hastaneye gitsin kapısından geri çevrilsin. Çeviremezler. Fahrettin Hoca da çeviremez" dedi.

"BU BENİM 9 YIL ÖNCEKİ HAYALİMDİ"

Türkiye'deki hastaneleirn yatak sayısının 39 bin 515'e ulaştığını kaydeden Başbakan Erdoğan, "İşte bütün gerçekler ortada. İnşallah birkaç yıl sonra devlet hastanelerindeki bütün yatakları bu hale getirmiş olacağız. 2002 yılında ultrason sayısı 495'ti. Şimdi 2 bin 292. Bilgisayarlı tomografi sayısı şimdi 446. Türkiye'de kaç tane mr cihazı var? Çok komik bir rakam söyleyeyim mi? 18. Şimdi 303 mr cihazı var. Diyaliz cihazı 2 bin 304' tü şimdi 4 bin 296. Bu noktaya geldik. Bunlar da yeterli değil. Bunları artırmanın gayreti içindeyiz. Artık hiçbir kardeşimize 7 ay, 8 ay bir yıl sonrasına randevu almayacak. İstanbul'a Ankara'ya şuraya buraya gitmek zornda kalmıyor. Yaşadıkları şehirde bu hizmetleri alıyorlar"dedi. Hastane komplekslerinin olması gerektiğinden bahseden Erdoğan, "Bu benim aslında 9 yıl önceki hayalimdi ama ne yazık ki bunu gerçekleştiremedik. Adımlarını attık. Danıştay'da engellemeler oluyor. Bunları da aşmak suretiyle ihalesini yaptığımız bu şehir hastanelerini yapacağız. Cadde üzerinde hasta taşıma görüntüleri görmeyeceksiniz. Bu hastaneler 750 bin metrekarelik alanlar üzerinde olacak. Gayet modern bir şekilde ileri teknolojiyle donatılmış olan bu hastanelerimizle yatak kapasitesini 43 bin 200 adet artırmış olacağız. İnşallah 2023 yılında diğer bütün alanlarla sağlık alanında da hedefimize ulaşacağız" dedi.

"DERSHANELERİN ÖZEL OKULLARA DÖNÜŞMESİNİ İSTİYORUZ"

Konuşmasında eğitim sistemine de değinen Erdoğan dershane sahiplerine seslendi. Erdoğan, "Aynı şeyi eğitimde de gerçekleştirmek istiyoruz. Özel üniversiteler vakıflar eliyle açılıyor. Biz yükseköğretim reformu kapsamında ticari amaçlı olarak bu faaliyetleri yürütülebilir hale getireceğiz. Üniversite sınavlarına yönelik faaliyet gösteren dershanelerden şartlara uygun olanların özel okullara dönüşmesini istiyoruz. Kimse rahatsız olmasın. İsterlerse bunları birleşerek yapsınlar. Kusura bakmasınlar birileri daha fazla para kazansın diye Anadolu'daki fakir vatandaşımızın daha fazla sömürülmesine daha fazla göz yumamayız. Bana Anadolu'da şunu söylüyor anne babalar. 'Dershaneye çocuğumu göndereceğim bu okullar niye?'Ben kolumdaki bileziği satmak zorunda kaldım' diyor. Vatandaşım koleje gönderiyor yine dershaneye gidiyor. Oraya da dershaneye de para veriyor. Bunun ne akılla ne de mantıkla izahı yoktur. Türkiye bunu aşacak kimse gücenmesin. Yok kardeşim. Bu özel okullara ben öğrenci de göndereyim. Öğrenci boşluğu diye birşey olmaz merak etme. Sen bizi yatırımdan kurtarırsın. Biz de sana öğrenci göndeririz. Böylece devlet millet elele hem başarıyı yakalarız hem de bu tür insanımızın yokluğa mahkum olmasını engellemiş oluruz. Bunları ben eğitimde gelişime fırsat verecek destek çalışmaları olarak görüyorum. Bu adımın da hazırlıkalrını yapıyoruz. 2012 - 2013 eğitim öğretim yılında bunu başaracağız. Bunları da eğitime destek gelişmeleri olarak görüyoruz. Biz yatırım sözkonusu olduğunda devlet özel ayrımı yapmıyoruz. Yerel küresel sermaye ayırımı yapmıyoruz. Yeter ki bu ülkeye faydalı olacak işler yapılsın" dedi.

"BİNALAR UCUBE. BU UCUBELERDEN KURTULMAMIZ LAZIM"

Bu arada kentsel dönüşümle ilgili de konuşan Erdoğan, Bağcılar'daki yapıları ucubeye benzetti ve bu yapıların kenset dönülüm çerçevesinde yeniden yapılmasını istedi. Başbakan Erdoğan, "Dün Esenler'de kentsel dönüşümü başlattık. 35 vilayette binaları yıkıyoruz. Medipol binası modern bir proje ama çevre iyi değil. Şimdi Bağcılar Belediye başkanımıza söyledim. Şimdi diyorum ki hemen süratle çevrede ne kadar kamu binası varsa önce oradan başlayın. Hemen ardından vatandaşlarla oturacaksınız konuşacaksınız anlaşacaksınız. En kısa zamanda bu çevreyi de dönüşüm projesi kapsamında yıkalım. Biz fazla zaman istemiyoruz azami 2 yılda bu çevre değişsin ve azami yüzde 50'si yeşil alan olmak üzere diğer alanlara da binaları koyacağız. Tabii şu anda görüyorsunuz binalar ucube. Bu ucubelerden kurtulmamız lazım.Benim vatandaşım bunlara layık değil. Daha güzel ve modern binalara layık. Bu yeni yapılacak uygulamalarda da buralarda da kat otoparklarımızı yaparak sokak aralarında bir tarafta araç bir tarafta binalar olmayacak. Herkes kat otoparklarına aracını çekecek. Sokaklarda da hareket alanı açılmış olacak. Anlattık bitti bu iş" diye konuştu.

Ardından Başbakan Erdoğan beraberindeki bakanlarla birlikte kurdela keserek hastanenin açılışını yaptı.

"SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM, BİR ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜNÜN ADIDIR"

Konuşmalardan önce Başbakanlık korumaları vatandaşların bulunduğu alandaki çocuklara oyuncak dağıttı. Açılış öncesi bir konuşma yapan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Bugün İstanbul'umuzda sağlık hizmet kervanına çok önemli bir kervanı daha eklemiş bulunuyoruz. Medipol Üniversitesi bir vakıf üniversitesi olarak İstanbul'da vatandaşlarımızın Türkiye'deki vatandaşlarımızın ve yurt dışıdan gelecek kişilerin sağlık hizmetine katılmış olacak. Sağlıkta dönüşüm programıyla aslında Türkiye'de sadece yeni hastaneler yapmadık, sadece ambulans sistemimizi geliştirmedik, sadece bu hastanelerin donanımlarını geliştirmedik. Sağlıkta dönüşüm, bir zihniyet dönüşümünün adıdır"dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ise "Talimatlarınızla hastanelerimizi birleştirdik. Tüm eczanelerimizi vatandaşlarımıza açtık ve 5510 ve Sosyal Güvenlik Reformuyla genel sağlık sigortası kapsamına herkesi dahil ettik. Bütün vatandaşlarımızı genel sağlık sigortası kapsamına alınmış bulunmaktadır. Bu uygulamalar neticesinde çok önemli değişimler gerçekleştirildi. Eğer bir vatandaşımız SSK' lı olarak rahatsızlanıyorsa, bu vatandaşımızın 90 gün sigorta primi yatırması gerekiyorsa eşi ya da çocukları rahatsızlandıysa 120 gün prim yatırması gerekiyordu. Eğer vatandaşımız esnaf ise, 240 gün prim yatırması gerekiyordu. İşte bu düzenlemelerle bunların hepsini kaldırdık bir gün bile sigortası olan bütün vatandaşlarımız sağlıktan yararlanma imkanına kavuştular" diye konuştu.

PÇT-TY(BB) - İstanbul / Bağcılar





Reklam