Başbakan Erdoğan(3): Faşist Diktatör Görmek İstiyorlarsa Milli Şeflerine Baksınlar

25 Haziran 2013 14:26

Başbakan Recep Erdoğan, CHP'lilerin kendisine sürekli "faşist diktatör" dediklerini belirterek, "Eğer "faşist diktatör' görmek istiyorlarsa, aynaya baksınlar, geçmişlerine baksınlar Başbakan Recep Erdoğan, CHP'lilerin kendisine sürekli "faşist"...

Başbakan Erdoğan(3): Faşist Diktatör Görmek İstiyorlarsa Milli Şeflerine Baksınlar

Başbakan Recep Erdoğan, CHP'lilerin kendisine sürekli "faşist diktatör" dediklerini belirterek, "Eğer "faşist diktatör' görmek istiyorlarsa, aynaya baksınlar, geçmişlerine baksınlar Başbakan Recep Erdoğan, CHP'lilerin kendisine sürekli "faşist diktatör" dediklerini belirterek, "Eğer "faşist diktatör' görmek istiyorlarsa, aynaya baksınlar, geçmişlerine baksınlar. Bu kürsü o belgelerin şahididir. Eğer faşist diktatör görmek istiyorlarsa emri altına girdikleri Suriye'nin Esadı'na baksınlar. Eğer faşist diktatör görmek istiyorlarsa parti genel merkezlerindeki milli şefin fotoğrafına, Dersim katliamının mimarı, milli şeflerine baksınlar" dedi.

Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında Taksim Gezi Parkı olayları üzerinden CHP'ye yüklendi. CHP'yi, "yetersiz, etkisiz, kalitesiz, cılız" muhalefetle suçlayan Erdoğan, "CHP yönetiminin beceriksizliği, üst üste yapılan yanlışlar, gaflar, her seçimde yaşanan hayal kırıklığı maalesef CHP seçmenini umutsuz bir noktaya taşıdı. Meclis içinde muhalefet yapamayan CHP sokak sokak çatışma çağrıları yaparak, kendi tabanını çirkince tahrik ederek, bu hayal kırıklığı yaşamış kitlelerin sokağa çıkmasına zemin hazırladı" dedi.

- "CHP DERSİM KATLİAMI'NIN MİMARIDIR"

Gösterilerde Alevi vatandaşların da kitlesel olarak yer aldığını gördürdüklerini ifade eden Erdoğan, "Dersim katliamının olduğu dönemde bu ülkenin tek partisi, iktidarı hangi partiydi? CHP'ydi. Peki CHP o katliam karşısında ne yaptı? Herhangi bir tavrı oldu mu, olmadı. Bu dönemin başbakanı olarak ben o dönemde yapılmayan, özür beyanını, bizim hiçbir taksiratımız olmamasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına Tayyip Erdoğan yaptı, özür diledi. Peki ana muhalefetin genel başkanı, artık genel müdürü diyorum, çünkü genel başkan olamaz aslında. Bu konuyla ilgili kalkıp acaba bir kere özür beyanında bulundu mu? "Bizim iktidarımızdı' diyebildi mi? Bu ülkenin en eski partisi biziz, bunu hep kullanıyor peki özür beyanında niye bulunmadın? Hadi bulunsaydın ya, siz yaptınız" diye konuştu.

Türkiye'deki her inanç grubu gibi Alevi vatandaşların da sorunlarına büyük bir samimiyetle eğildiklerini ifade deden Erdoğan, sadece Dersim olaylarının bile kendileri için çok önemli bir samimiyet göstergesi olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"CHP, Dersim Katliamı'nın mimarıdır. Aynı CHP, on yıllardır güya Alevi vatandaşlarımızın temsil edildiği partidir. Peki soruyorum; CHP tek başına iktidar olduğu, koalisyon ortağı olduğu dönemde Alevi vatandaşlarımız için ne yapmıştır? Dersim katliamı yaşandığında CHP iktidardaydı, Kahramanmaraş olayları yaşandığında iktidar ortağı CHP'ydi. Sivas olayları yaşandığında iktidar ortağı SHP, yani CHP'ydi. Gazi Mahallesi olayları yaşandığı iktidar ortağı yine CHP'ydi. CHP bu olayları engelleyemediği gibi, bu olayların hiçbirinin hesabı sormamış, peşine düşmemiş, takipçisi olmamıştır. Ak Parti, hiçbir sorumluluğu olmadığı halde, Dersim katliamından dolayı özür dilerken, CHP, başındaki Genel Başkan'a rağmen, bu özrü dileyememiştir. CHP'nin Alevi vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek için gayret sarf etmek yerine onları tahrik etmek için hangi kirli planların içinde yer aldığını da çok iyi biliyoruz. Türkiye genelindeki tüm Alevi kardeşlerimizin de CHP'nin bu tehlikeli, kirli oyununu görmelerini kendilerinden önemle rica ediyorum. Kapıların işaretlenmesi olayından tutunuz, Reyhanlı saldırısına, Gezi olaylarına kadar CHP çok tehlikeli bir senaryoya destek vermektedir. Şu anda hem Gezi parkı olaylarını kışkırtan, hem Alevi vatandaşlarımızı sokağa dökmek isteyen, hem de bir mezhep çatışması çıkarmak için elinden geleni ardına koymayan televizyonun, gazetelerin sahipleri CHP'lilerdir. Şiddet eylemcilerinin sırtını sıvazlayanlar da küfür edenlere para veren de Alevileri kışkırtacak tweetleri atan da CHP'nin milletvekilleridir. Alevi kardeşlerimizin bu oyunlara karşı son derece dikkatli olmalarını rica ediyorum."

-"FAŞİST DİKTATÖR GÖRMEK İSTİYORLARSA GEÇMİŞLERİNE BAKSINLAR"-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kendisine "adeta bozuk plak gibi, sürekli "faşist diktatör' deyip durduklarını" söyleyen Erdoğan, şunları ifade etti:

"Eğer "faşist diktatör' görmek istiyorlarsa, aynaya baksınlar, geçmişlerine baksınlar. Bu kürsü o belgelerin şahididir. Eğer faşist diktatör görmek istiyorlarsa emri altına girdikleri Suriye'nin Esadına baksınlar. Eğer faşist diktatör görmek istiyorlarsa parti genel merkezlerindeki milli şefin fotoğrafına, Dersim katliamının mimarı, milli şeflerine baksınlar. Bu gösterilere masum gerekçelerle, haklı taleplerle demokratik haklarını kullanmak isteyenlerin dışında çok farklı amaçlarla, çok farklı hesaplarla katılanlar da var. Türkiye ile milli irade ile hesaplarını görmek isteyenler bu gösterileri bir araç olarak kullandılar. Ortaya çıkan şiddeti, kirli senaryoyu ve Vandallığı görenler zaten kendilerini bu gösterilerden ayrı tuttular. Ancak bu katmanların dışında kalanlar son derece organize şekilde kirli hesaplarını görmek amacıyla süreci ilerletmek ve yaygınlaştırmak için uğraştılar. Çok sayıda gencimiz maalesef aldatıldı ve bu senaryoya figüran olarak katılmış oldular."

-"MİLLETİM BUNLARA DA CHP'YE DE DERSİNİ VERECEK"-

Erdoğan, en başından itibaren kendilerini görevden uzaklaştırmaya dönük darbe senaryoları, cuntalar, çeteler, mafyalar, Cumhuriyet mitingleri, hukuksuzluk karşısında boyunlarını bükmediklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Bildiriler, medya operasyonları, uluslararası kampanyalar karşısında asla boynumuzu bükmedik, geri adım atmadık. Bu oyunlar üzerinden bizimle, milli iradeyle hesap görmek isteyenlere karşı da asla boynumuzu bükmeyiz, geri adım atmayız. Millet bizimle birlikte olduğu, arkamızda durduğu sürece kimden, nereden, nasıl gelirse gelsin milli iradeyi namusumuz, şerefimiz bilir ve onu canımızla koruruz. Benim vatandaşım hiçbir zaman bunların diliyle konuşmadı. Onlar geldiler Başbakanlarını önce Atatürk Havalimanı'nda karşıladılar. Ardından Mersin, Mersin'den Ankara'ya gelişte tekrar havalimanında karşıladılar. Ardından Sincan mitingi, ardından İstanbul mitingi, ardından Kayseri, ardından Samsun, ardından Erzurum mitingi ve hiçbirinde en ufak bir şiddet yok, kırma, yakma, dökme yok. Hepsi hukuk içinde. Eğer sizde gerçek anlamda vandallığın, barbarlığın karşısındaysanız, gelin toplantı ve gösteri yürüyüşlerine uygun olarak mitinglerinizi, yürüyüşlerinizi yapın. Milletim bunlara da dersini verecek, bunların başını birinci sırada çeken CHP'ye de... Bunlar asla kazanamayacak, asla iktidar olamayacak."

-"YATAKLIK ETME SUÇU"-

Bazı çevrelerin, Gezi Parkı eylemlerinin arkasına saklayıp kaos çıkarmak, hükümeti yıpratmak istediklerini belirten Erdoğan, "Adı parti ama parti teşkilatının içine ne kadar terörist gruplardan kişiler varsa oraya hücum ettiler. Tabi polis arkalarından gitti. İçerde ne var? Ne yok ki. Silahtan tut da döner bıçaklarına varıncaya kadar her şey var. Bu nasıl parti teşkilatı? İşte polis parti teşkilatının içine girdi. Onlar normal bir parti çalışması içindeyken olan şeyler değil. O meydana vandalizmi temsil edenler oraya kaçınca, oraya gitti. Aynı şey Divvan Otel için de geçerli. Diyorlar ki, otele polis saldırdı. Durup dururken polis saldırmadı. O meydanlarda polisle çatışanlar oraya kaçtı, oraya sığındı. Oranın sahipleri de onlara gayet güzel evsahipliği yaptı. Onun peşinden polis oraya girdi. Biliyorsunuz, yataklık etmek de suçtur. Bu bir yataklık etme suçudur" diye konuştu.(ANKA/SON)

(AYÇ/ÖZK) - Ankara