Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Nazım Ekren, finansal sektörün güçlendirilmesine, bunun istikrarının sağlanmasına özel bir önem verdiklerini bildirdi. Ekren, "Önümüzdeki günlerde, değişik sektör temsilcileriyle görüşüp, reel, finans, kamu ve dış ekonomik sektörlerinin,
İstanbul'u bir finans merkezi yapmak için ne düşündüklerini, tercihleri ve önceliklerinin neler olduğunu birlikte belirleyeceğiz" dedi.
Ekren, Türkiye Bankalar Birliği'nin 51. Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin son dönemlerin en parlak sürecini geçirdiğini ifade etti. Türkiye'nin 2013 için kendisine oldukça iddialı bir vizyon belirlediğini ifade eden Ekren, 2013 yılında kişi başına düşen geliri 10 bin dolara çıkarmayı hedeflediklerini aktardı. Ekren, son 5 yıldaki makro ekonomik performansın, sağlanmış olan ekonomik ve siyasi istikrarın sürdürülmesi durumunda bu hedefe çok daha önce ulaşılacağını söyledi.
Nazım Ekren, Türkiye ekonomisi gibi gelişmekte olan ülkelerin kendi özel sorunlarının dışında ulusal ve uluslararası konjonktürün ortaya çıkarttığı ilave stres alanlarının da söz konusu olduğuna işaret ederek, bunlardan bir tanesinin gıda ve tarım konusundaki stresler, diğerinin enerji ihtiyacı, üçüncüsünün de tasarruf ve küresel sermayeye olan ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Ekren, hükümetin bu konuda bazı projeleri hayata geçireceğini belirterek, hem enflasyon hem büyüme ve istihdam konusunda dünyada olduğu gibi Türkiye'de de karşılaştıkları en önemli arz şoklarının gıda ve enerjiden geldiğini, dolayısıyla GAP'ın büyük önemi bulunduğunu kaydetti.
İkinci önemli projenin Türkiye'nin, yükselen piyasaların ihtiyacı olan tasarruf açığını kapatmak, küresel sermayenin Türkiye'ye gelişini hızlandırmak için İstanbul'u uluslararası finans merkezi yapmak olduğunu belirten Ekren, "Bu projeyi, Türk bankacılık sektörünün taleplerini karşılayabileceği şekilde, yeniden hem para, sermaye piyasalarının hem finansal enstrümanların, finansal aracı kurumların evrensel düzeyde küresel rekabete hazır bir yapıya kavuşabilmeleri için nelerin yapılacağını kapsamlı şekilde ele alacağımız ve bunu takvime bağlayacak bir proje olarak da görüyoruz. Önümüzdeki günlerde, değişik sektör temsilcileriyle görüşüp, reel, finans, kamu ve dış ekonomik sektörlerinin, İstanbul'u bir finans merkezi yapmak için ne düşündüklerini, neyi arzu ettiklerini, tercihleri ve önceliklerinin neler olduğunu birlikte belirleyeceğiz" diye konuştu.
Finansal sektörün güçlendirilmesine, bunun istikrarının sağlanmasına özel bir önem verdiklerini ifade eden Ekren, Türkiye'de faaliyette bulunan ekonomik birimlerin finansal ürün ve hizmet talebini karşılayacak bir finans sektörünün temel öncelikleri olduğunu, bu kapsamda İstanbul'un uluslararası finans merkezi projesine özel bir önem verdiklerini dile getirdi.
Hem Merkez Bankası'nın hem de hükümetin temel önceliğinin, makro dengeleri dikkate alan bir perspektifle enflasyonu makul seviyelere düşürecek tedbirleri almak olduğunu ifade eden Ekren, "Üzerinde durduğumuz en önemli konu, enflasyonu düşürme konusundaki arzumuzun ve ısrarımızın devam etmesidir" dedi.
"GAP TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ"
Nazım Ekren, toplantı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türk Sanayici ve İşadamları Derneği(TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın hükümetin GAP dahil, son dönemdeki faaliyetlerini popülist politikalara geri dönüş olarak nitelediği konuşmasının hatırlatılması üzerine, bütün gelişmiş ülkelerin ve piyasaların şu andaki en önemli arz şoklarının enerji, gıda ve tarımdan geldiğini söyledi.
Bu projelerin Türkiye'nin ister enflasyon ister büyüme açısından ciddi ihtiyacı olan bir konuda açılmış önemli bir inisiyatifi olduğunu anlatan Ekren, "Makro dengeler konusunda ise faiz dışı fazlanın belli bir orandan başka bir orana indirilmesi sürecinde ortaya çıkan bu kullanım imkanını nerede kullanacağımızı çok şeffaf olarak ve bütçe dengeleri içinde göstermiş olduk" diye konuştu.
Ekren, kredi kartları faiz oranlarına sınır getirilmesine yönelik çalışmalarla ilgili bir soru üzerine de, bu konuda henüz inceleme yapmadığını söyledi.