Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik, popülist politikalarla sosyal güvenlik sistemini bozmayacaklarını, kapatılma davasının da umurunda olmadığını söyledi.
Bakan Çelik, çeşitli incelemelerde bulunmak üzere geldiği Denizli'de, Sosyal Sigortalar İl Müdürlüğü ve Denizli Platformu tarafından Polisevi'nde düzenlenen 'Primlerini Eksiksiz Ödeyen İşadamlarına Plaket' ödül törenine katıldı. Törene Bakan Çelik'in yanı sıra Denizli Valisi Hasan Canpolat, Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, Denizli Milletvekilleri, Mehmet Yüksel, Selma Aliye Kavaf, Mithat Ekici, Mehmet Salih Erdoğan, Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Necdet Özer, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Müjdat Keçeci, Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (DETKİB) Başkanı Raşit Güntaş, Denizli Ticaret Borsası (DTB) Başkanı İbrahim Tefenlili ve çok sayıda işadamı katıldı.
Törende Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı ile ilgili olarak katılımcılara bilgi veren Bakan Çelik, tasarı ile ilgili yapılan eleştirileri de cevapladı. Çelik, "Demokrasilerde diyalog ve diyaloğun sürdürülmesi çok önemli. Öyle ya da böyle, her ihtilaflı konuda bir çıkış noktası bulmak gerekiyor. Bu konuda herkes adım atmalı ve çıkış noktasında buluşmak için gayret göstermeli. Aksi takdirde bu ana sorunları ve temel problemleri çözmek mümkün olmayacaktır." dedi.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'nda çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Çelik, ''Çalışmalarımızı 7 aydan bu yana sosyal taraflarla sürdürüyoruz. Gördük ki uzlaşmak, bir araya gelmek, sorunu çözmek mümkün. Amaç, Türkiye'nin geleceği ise bir problem yaşanmaması gerekiyor. Amaç, dar ufuklu, kısa metrajlı koşular sağlamak ve taraftara birşey elde etmekse anlaşmak mümkün değil. Türkiye'nin sosyal güvenlik alanında adım atmasını tüm taraflar istiyor. Bugüne kadarki temaslarımda gördüm ki sosyal güvenlik konusunda reform yapılmasın diyen yok. Ama ortadaki çalışmayı sunduğunuzda 'Şunu kaldır, bunu kaldıralım' deniyor. O zaman birşey yapmaya gerek yok. 'Bunları kaldır' dememiz, sosyal güvenlik reformu yapmayalım demektir. Bu bakış, bilimsel bir bakış değil. Türkiye'nin geleceğine yönelik bir bakış değil. Türkiye'nin sorunlarını çözmeye yönelik bir bakış değil.'' ifadelerini kullandı.
Bakan Çelik, sosyal güvenlik sistemindeki sorunların başında sistemin adil olmayışının geldiğine dikkat çekerek, ''Vatandaşlar olarak çocuğunuza diyorsunuz ki 'aman ha memur olmaya çalış. Memur olduğunuz gün sosyal güvenlikten ve sağlıktan istifade etmeye başlarsınız. Memur olamadın mı SSK'lı ol. Çünkü 90 gün sonra sağlıktan istifade etmeye başlarsınız. Eğer SSK'lı olmaya da imkânınız yoksa Bağ-Kur'lu ol. O zaman ancak 240 gün sonra sağlıktan istifade etmeye başlarsınız. Tüm bu vatandaşlar TC kimlikli değil mi? Neden devletin elini uzatırken birine 90 gün birine 240 gün sonra el uzatıyoruz? Nasıl izah edeceğiz bunu? Sosyal güvenlikteki bu adaletsiz sistemin kaldırılması gerekiyor diyoruz.'' diye konuştu.
Mevsimlik siyaset yapmayacaklarını vurgulayan Çelik, "Bu eski siyaset anlayışlarını Türkiye çöpe attı. Bunu 2008 yılında diriltmeye çalışmak ne kadar tehlikeli. Köhne anlayışları tekrar inşa edip, 'aman seçimi kurtarayım, aman partimi kurtarayım, aman kendimi kurtarayım' diye popülist politikalarla koskoca sistem ve 70 milyonun geleceğini karartamayız. Bu kimsenin haddine değil. Hep söylüyorum bu konuyu herkesle konuşmaya hazırız. Türkiye'nin geleceğine dönük bir fikrin varsa yasaya koymamak namertliktir. Ama sistemi geri götürecekseniz, insanların geleceğini karartacaksanız, nasıl olacak bu işler o zaman? Neyi savunuyoruz? Kapatılma davası açılan bir partinin bakanıyım. Kapatılma umurumda değil. Benim de sizin de gidecek başka ülkemiz yok.'' şeklinde konuştu.
Konuşmasında sosyal güvenlik sisteminde adaletsizliklere de örnekler veren Bakan Çelik, "Kamu çalışanıysanız bir bakan buldunuz, bir yakınını buldunuz, genel müdür oldunuz. 1 ay sonra emekli olunduğunda genel müdür maaşı alıyor. Aynı eğitimi aynı sürede alanlar maaşı alamıyor." dedi. Toplanan pirimlerin, emekli maaşlarının ancak yüzde 84'ünü karşılıadığını bildiren Bakan Çelilk, şunları kaydetti: "42 katrilyon civarında pirim toplanıyor, ancak emeklilere 52 katrilyon maaş veriliyor. Buna yaklaşık 20 katrilyon da sağlık harcaması eklendiğinde tablo ortaya çıkıyor. Sitemle siyasi eller çok oynanmış 1.9 çalışana 1 emekli düşüyor. Gelişmiş ülkelerde 4 çalışana bir emekli düşmektedir. Gelişmiş ülkeler emeklilik yaş sınırını 65 üstüne çıkarmaya çalışıyor."
Emeklilikte hesaplamaların ortalama ömre göre yapıldığına dikkat çeken Bakan Çelik, 2040 yılında 65 yaşın üstünde yaşamın 20 yıl olacağının bilimsel olarak hesaplandığını anlattı. Çelik konuşmasına özetle şöyle devam etti: "2007 sonu itibarıyla sosyal güvenlik açığı 25 katrilyondur. 2037 yılında yapılan hesaplamalara göre 65 yaş üstü nüfus yüzde 14 olacak. Şu anda yüzde 6. Fransa'da bu geçiş 115 yılda olmuş. Yaşlanma sürecine giriyoruz. Türkiye'de 2 milyon 135 bin emekli kayıt dışı çalışıyor. İş arayan 2 milyon 350 bin işçi var. Bir an için emeklilerin çekildiğini düşünün Türkiye'de iş talebi bulunan bütün vatandaşlara iş verme imkânımız var.
Yasa tasarısında herkesin gelirine göre düzenleme yaptıklarını da belirten Çelik, "Tarım kesiminin geliri düşük olduğu için 15 gün pirim karşılığı 1 aylık sigorta imkânı getirdik. Doğum yapan anne 2 yıl çalışmayabilir. Bu süreyi borçlanabilir."
Nitelikli elemanın 'her şeyi yaparım' diyen kişi olmadığını söyleyen Çelik, "Bildiğim bir şeyi doğru yaparım diyen insanların sayısını çoğaltmamız lazım. Yılda 260 trilyonu İş-kur bünyesinde bütün vilayetlerimize birlikte paylaşarak, her sahada ihtiyaç olan gençlerimizi, eğitimli, iş sahibi yapmaya çalışacağız. Sosyal güvenlikten sonra hemen başlatacağız." dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, daha sonra primlerini eksiksiz ödeyen 23 firmanın temsilcilerine plaket verdi. Bakan Çelik, valilik, belediye, üniversite, İl Özel İdaresi, Milli Eğitim Müdürlüğü, İş-Kur, Sanayi Odası, Ticaret Odası ve Ticaret Borsası ile bazı sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla hazırlanan Mesleki Eğitim Protokolü'nü imzaladı.