Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik'in 8'inci sınıf öğrencisi kızı Büşra Vuslat Çelik de 'Gönül Köprüsü' projesi kapsamında 'mihmandar' olacak. Yatılı okulun önemine dikkat çeken Milli Eğitim Bakanı Çelik, "Ben şahsen yatılı okula gitmeseydim, babamın köyünde ilkokul da yoktu. Ben ilkokula bile gidemezdim" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik MEB Şura Salonu'nda Gönül Köprüsü projesine ilişkin düzenlenen töreninin ardından televizyon ve gazetelerin Ankara Temsilcileri ve eğitim muhabirleri ile öğle yemeğinde bir araya geldi. Başkent Öğretmenevi'nde gerçekleşen öğle yemeğinin ardından Bakan Çelik gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Çelik, bir gazetecinin Gönül Köprüsü projesinde bir sıkıntı yaşanıp yaşanmayacağını sorması üzerine, mihmandar aileler, mihmandar öğrencilerin aileleri olacağını belirterek, "Bunlar sıradan aileler olmayacak. Bunu il milli eğitim müdürlükleri gönüllük esasına göre belirlediler. Gönül köprüsünde hiçbirşey zorunlu olmayacak. Öğrenci gönüllü olacak, aile gönüllü olacak" dedi. Bakan Çelik, öğrencilerin Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarda kalacağını ifade ederek, mihmandar ailelerin ise iki gün boyunca bulundukları yerleri gezdireceklerini söyledi. Çelik, ayrıca her grubun başında bir idareci ve iki öğretmenin bulunacağını kaydetti. Çanakkale'ye de her yıl 10 bin öğrenci gönderdiklerini hatırlatan Bakan Çelik, bu konuda ciddi tecrübelerinin bulunduğunu söyledi. 100 bin öğrencinin dağıtımının iki aya yayılacağını belirten Çelik, "Para konusunda bir sıkıntımız yok. Taşıma giderlerini onlar karşılıyor. Çocuklarımızın kalma giderlerini de eke öğün yemeklerini de siz valililer ile kendi imkanlarımızla halledeceğiz" dedi.
-BATI İLLERİNDEN DOĞUYA GİDECEK ÖĞRENCİNİN AİLESİNDEN İZİN ALINACAK-
Bir gazetecinin Gönül Köprüsü kapsamına alınacak öğrencilerin hangi kriterlere göre seçileceğini sorması üzerine Bakan Çelik, özellikle kendi şehirleri dışına çıkmamış öğrencilerin seçildiğini söyledi. Çelik, seçim yapılırken maddi durumu iyi olmayan, yatılı okulda okuyan ve başarı durumlarının kıstas olarak alındığını belirterek, "Batıdan doğuya giderken de yine ailelerin istemesi lazım. Yani ben çocuğumu bu geziye göndermek istiyorum demesi lazım. Ve yine orada başarıyı ödüllendiren bir yapı olacak" dedi.
Turcell'in söz konusu projeye ne kadar kaynak aktardığının sorulması üzerine Bakan Çelik, "Maliye Bakanının duymaması için gizli tutuyoruz. Ama kocaman bir para olduğunu biliyorum gerisi önemli değil. Para da iş mi?" dedi. Projenin çok kolay bir iş olmadığını kaydeden Çelik, ücretsiz kitap dağıtımına dikkat çekti. Çelik, "Önümüzde harita var. 60 bin noktaya kitap ulaştıracaksınız düşünebiliyor musunuz? Kaç noktaya gazete dağılır il ve ilçelere ve bunun için kurulmuş koca koca firmalar var. Bu ondan çok daha büyük birşey bu ücretsiz kitap meselesi ama görmemişler 'ne olacak ki? Kitap melesi' diyorlar" diye konuştu.
-GÖNÜLLERDEKİ BÖLÜNME TOPRAK BÖLÜNMESİNDEN DAHA TEHLİKELİDİR-
Çelik, Türkiye'de toprak bölünmesi olacağına inanmadığını kaydederek, "Bence gönüllerdeki bölünme toprak bölünmesinden daha tehlikelidir. Bu açıdan herkesin bu konuda şapkasını önüne alıp düşünmesi lazım" dedi. Çelik, bir şeyler yapmaya çalıştıklarını, insanları kaynaştırmaya çalıştıklarını belirterek, "Bu son derece önemli ama siz bir taraftan kürekle kuyu kazmak gibi bir atmosfer oluşturmaya bir imaj oluşturmaya çalışıyorsunuz ama bir bakıyorsunuz ufak bir fırça darbesiyle o imaj alt üst olabiliyor. Dolayısıyla bu konularda çok dikkatli olmamız lazım" diye konuştu.
-"DPY OLMASAYDI BEN İLKOKULU BİLE OKUYAMAZDIM"-
Bakan Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv ve kendisinin ortak noktasının yatılı okuldan gelmeleri olduğunu belirterek, "Biz Devlet Parasız Yatılı okullarına gitmeseydik, ben şahsen yatılı okula gitmeseydim, babamın köyünde ilkokul da yoktu. Ben ilkokula bile gidemezdim. Süreyya Bey'in hikayesi ortada, Sayın Başbakan'ın hikayesi ortadadır" dedi.
-"TÜRKİYE'NİN HER YERİNDE COŞKUYLA KARŞILANAN TEK LİDER BAŞBAKAN'DIR"
Bir gazetecinin 'Gönül Köprüsü' projesinin tanıtım toplantısında Bakan Çelik'in konuşmasında proje isminin Başbakan Erdoğan'la yaptığı gezilerden esinlenerek verildiğini söylemesini hatırlatması üzerine Çelik, "Biz tabi Sayın Başbakanımızla batıdan doğuya, güneyden kuzeye gerek açılışlar dolayısıyla gerek siyasi faaliyetler dolayısıyla ülkenin her tarafına gittik bunu bir propaganda amacı ile söylemiyorum. Bir tespitin bir gerçeğin ifadesidir. Türkiye'de bundan önce olmamıştı. İç Anadolu'nun tipik 5 vilayetini alın, Kayseri'yi , Yozgat'ı, Çankırı'yı alın... Öte taraftan Diyarbakır'ı , Şanlıurfa'yı Batmanı alın. Buranın demokratik yapısı belli insanların eğilimleri de belli fakat ilginç olan her ikisinde de bugün Türkiye'de aynı sevgiyle, aynı coşkuyla, aynı heyecanla karşılanan ağırlanan uğurlanan, alkışlanan bir tane siyasi lider var o da Sayın Başbakandır. Bunun aksini söyleyebilecek bir arkadaşımız var mıdır?. Bu şu demektir; eğer bir Başbakan 81 ilin Başbakanı olabilirse, yedi ilin Başbakanı olabiliyorsa bir siyasi parti yedi bölgesinin 81 ilin partisi olabilirse işte Türkiye o zaman kenetlendi demektir. Sayın Başbakanın bu yapısı da Türkiye için büyük şans ve fırsattır" dedi.
-BAKAN ÇELİK'İN KIZI BÜŞRA DA MİHMANDAR OLACAK-
Bir gazetecinin Bakan Çelik'e 'Gönül Köprüsü' projesine nerede ve nasıl katılacağını sorması üzerine Çelik, "Benim 8'nci sınıfta bir kızım var. İki oğlum üniversite öğrencisidir. Kızım da nereden gelecekse Milli Eğitim Müdürlüğü kimi bize havale ederse kızım da bir öğrencinin mihmandarı olacak. Benim kızımda birine ev sahipliği yapacak. Onu eve getirecek. Ankara'da gezdirecek. Kendisi iki gün boyunca ne yapıyorsa onu birlikte yapacaklar" dedi. Bir başka gazetecinin Bakan Çelik'in kızı Büşra'nın da doğuya gidip gitmeyeceğini sorması üzerine Çelik, kendi kızının sürekli gittiğini ve doğuda görmediği çok az ilin bulunduğunu söyledi.
Cizre'de bir öğrencinin sınıf başkanlığından alınması üzerine 'haksızlık yapıldığını belirterek bir kampanya başlatmasının hatırlatılması üzerine Çelik, "Sivil itaatsizliğe erken başlamış. İşte bizim demokrasi eğitimi de bu işte. Kimse kendini çoban vatandaşı koyun gibi görmesin. Vatandaş demokratik toplum her ne kadar kendisinin idare edilmesine izin verir ama güdülmesine müsaade etmez" dedi. (ANKA)
(ONR/ZG)