Dışişleri Bakanı
Ali Babacan,
AK Parti iktidarının, Avrupa Birliği (AB) sürecinde uluslararası alanda Türkiye'nin eğitim kalitesini arttırmaya öncelik verdiklerini kaydetti. Bakan Babacan, AB'nin, medeniyetleri kaynaştırma projesi olduğunu belirterek, bu yönde eğitimin bütçedeki yerini arttırmakta kararlı olduklarını söyledi.
Dışişleri Bakanı Babacan, TED 80'inci Yıl Eğitim Forumu'na katıldı. TED Koleji İncek Kampüsü'nde "Eğitim Hakkı ve Gelecek Perspektifi" konulu panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Babacan, Türkiye'nin AB süreci ve bu çerçevede eğitimde gelinen noktadan söz etti.
Babacan, AB üyeliği doğrultusunda Kopenhag Kriterleri'ne uyumu önemsediklerini belirtirken, "Türkiye'nin kendisine özgü demokrasisi var, elimizdekine sahip çıkalım anlayışını izleyemeyiz" dedi.
Türkiye'nin, kendisini, dünyanın en demokratik ülkeleriyle mukayese etmesini ve kendisine model almasını öneren Ali Babacan, kriterler kapsamında vatandaşların temel haklarında ilerlemeler kaydedildiğinden bahsetti. Babacan, AB'nin eğitimde önceliklerini hayata geçirecek insan kaynakları ve kurumsal yapının ülkede mevcut olduğuna işaret etti. Dışişleri Bakanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğitim oranının artması, kız ve erkek öğrenci sayısının eşit seviyeye gelmesi, bilgi ve iletişim teknolojisinin etkin kullanımını ve hayat boyu öğrenimi Avrupa ülkeleriyle paylaşıyoruz.
Avrupa'nın önde gelen ülkeleriyle öğrenci hareketliliğini arttırma yönünde çabalarımız sürüyor. AB Eğitim ve Gençlik Projesi'ni teşvik ediyoruz, bu kapsamda kurulan merkez özveriyle çalışıyor. Leonardo, Sokrates, Erasmus gibi programlarla binlerce öğrencimiz AB ülkelerinde eğitim görüyor. AB ülkelerinin istatistikleri göz önünde bulundurulduğunda hayat boyu öğrenimde 7'nci sırada yer alırken, Eğitim ve Gençlik Programı'nda 4'üncü sıradayız."
"AB MEDENİYETLER ARASI İLETİŞİM VE KAYNAŞMA PROJESİ"
AB ve Türkiye'nin ilişkilerinin ön yüzünün karşılıklı iletişim ve tanıma imkanı olduğuna temas eden Bakan Babacan, AB'nin medeniyetler arası iletişim ve kaynaşma projesi olduğunu ifade etti.
Ali Babacan, Türkiye'nin Demokrasi, İslam ve Laikliği aynı anda bünyesinde bulundurduğunun altını çizerek, söz konusu değerlerin gün geçtikçe kaynaştığını dile getirdi. Kaynaşmanın diğer ülkelerin genç reformistlerince örnek alındığına dikkat çeken Bakan Babacan, AB'nin Türkiye'yi içine alarak dünyada etkin bir küresel aktör olabileceğini söyledi.
Dışişleri Bakanı, AB'nin dışa açık, etkin bir siyaset izlediği ölçüde güçleneceğini vurguladı. Hükümet olarak AB ile ilişkiler bağlamında eğitimin uluslararası alanda kalitesinin arttırılmasına önem verdiklerini belirten Bakan Ali Babacan, şöyle devam etti: "Eğitim kalitesi, müfredatın güncellenmesi, yabancı dil ve bilgisayar eğitiminin yaygınlaşması, sınıf öğretmenliğinin yaygınlaştırılması, derslik başına düşen öğrenci sayısında indirime gitmeyi ve eğitimin temel ihtiyaçlarını karşılamak istiyoruz.
Bilgi toplumunda öğretimin nitelikli olması önemlidir. Bu doğrultuda bilişim ve iletişim teknolojisi geliştirilmeli. Biz Hükümet olarak en büyük harcamayı eğitime yaptık. Milli gelir ve bütçe anlamında eğitime öncelik verdik. Bu yöndeki kararlılığımız sürecektir."
Gençlere AB ile ilgili yanlış bir imajın çizildiğinden yakınan Babacan, kimi çevreleri Türkiye'nin içine kapanık olmasından nemalanmakla suçladı. Ali Babacan, Türkiye'nin geri dönülemez bir roform sürecine girdiğini sözlerine ekledi.